Header Ads

Header ADS

Türkiye Suriye defakto ittifakının geleceği - savaşın geleceğini belirleyecekmi?

ABD nin Suriyeden ani "çekiliş" kararı her kesimde  beklenmedik şok yarattı. Bu karardan bir kaç gün önce " İlk Hedef Fıratın Doğusu mu yoksa Manbijmi ?" başlıklı yazıda iki olasılık üzerine durmuş ve bu temelde ; "birincisi ABD "politika belirleyicisi" think tank gruplarının önerdiği "ABD nin TR ye tavizler vererek ilişkiyi "yumuşatma".. ikincisi, bunun karşıtı olan, somut gelişmeler temelinde TR nin Rusya ve Suriyeyi, stratejik çıkarlarına uygun düştüğü için "aktif te tarafsız"laştıran ve hatta "destekleyen" ABD den "müsaadesiz " hareketi"ne değinmiş ve şöyle devam etmiştim; "Her iki olasılıkta da, İdlib sorununun henüz çözülmediği gerçeğini göz önünde bulundurursak, Türkiye gericiliğinin gündemindeki asıl askeri hedefin Fırat ın doğusu değil, 300,000 nüfuslu , çoğunluğunu Arap ların teşkil ettiği Manbiç olması daha ağır basan olasılık içinde olduğunu söyleyebiliriz. Taktiksel olarak, Manbiç e yapılacak hareket, oradaki demografinin değiştirilmesi faaliyetlerinin durdurulması anlamında Suriye hükümetinden, ve NATO nun bu bölgedeki etkisinden rahatsız olan Rusyadan da ciddi bir tepki görmeyecek, tam tersine onların uzun vadeli, özellikle yaklaşan Doğu Fırat hareketine ; 1) Fırat batısının tamamıyle ele geçirilmesi stratejik avantajını, 2) ABD ile ittifak halinde olan Kürt önderliğe ikaz ve tehdit mesajını verecektir."  ABD nin çekilme kararının ardından TSK nın cihatcı çetelerle birlikte Manbiç sınırına yığın yapması, ABD nin bu TR ile "yumuşama" yı ciddiye aldığının göstergesi oldu.

Aynı yazıda "ikinci olasılıkta, Suriye, Rusya, Türkiye stratejik ortaklığı olasılığını hesaba alırsak, Şubat 2018 de değindiğim gibi ""TR nin stratejik ortaklığında ani ve büyük bir değişim olmazsa, Manbije saldırma olasılığı bir yana,en önemli ve etken olabilecek hareketi, Kobani , Suluk Ad Darbasiyah yönünde , ayni "kılıf" larla bir saldırı olabilir....böyle bir hareket, PYD nin Raqqa vb yerlerden çekilmesi, kuzeye yüklenmesi "nedeni" ni yaratacaktır. "" Aynı şekilde, ABD nin uzun vadeli çıkarlarına ters bir şekilde o nu NATO üyesi TR yi karşı karşıya getirme olasılığını arttıracaktır. Bu taktiksel yaklaşım ABD yi "yasal" dayanaklarından yoksun bırakmayı ve anlaşmaya zorlamayı hedef alıyor olabilir" değerlendirmesini yapmıştım. TSK nın Rojava sınırına askeri yığınlanması ve devamında ABD nin çekilme kararı bu "olasılık" değerlendirmesini temel olarak doğrulamış oldu. Ancak ABD nin "ani çekilişi"nin nedenlerini tamamıyle bu "zorlama" ya bağlamak , konuyu geneldeki çelişki ve çatışmalardan soyutlayan saf ve subjektif bir yaklaşım olur. Herşeyden önce özelde Suriye de ve genelde dünya da "savaş"ın devamı için neden olan şart ve konumlar hala varlığını korumakta. Bunları kısaca tekrarlarsak, 1) Suriyenin yaşam kaynağı olan , ülkenin % 30 alanını teşkil eden toprakların hala Suriyenin kontrolü altında olmaması, 2) genelde ABD ve Rusya-Çin arasındaki hakimiyet savaşı.

Suriyedeki gelişmeler sadece özeli değil geneli de etkileyecek bir öneme sahip. Fransanın Manbiç te ve Fıratın doğusunda kalmış olması belirleyici hiç bir önemi olmayan bir durumdur. Ne askeri olarak, ne de (özellikle ülkede sarı yelekliler gösterilerin devam ettiği bu dönemde) mali olarak böylesine bir savaşın altından kalkamayacak olan Fransa nın, büyük ihtimalle ABD nin çekilmesinin hemen ardından çekilmenin "yüz kızartıcı"  "kuyrukçu" bir tavır olarak görülebileceği için, kendisine kısa zamanda "gururunu koruyacak" bir kılıf la bölgeden ayrılma olasılığı fazla. Bu nedenle en önemli gelişme Türkiyedeki gericiliğin özelde Suriye ile olan "defakto ittifakı", genelde Rusya ve İran la olan "stratejik ittifak" ındaki bir değişimde kendini gösterecektir.

Sene başında "Anlaşmasız ittifak - Suriye ve Türkiye" başlıklı yazıda Suriye ve Türkiye arasında defakto - özgül pratik çıkarlar ittifakı olduğunu, hatta Türkiye ile Suriye arasında masa altı bir ittifak anlaşması olabileceğine değinmiştim. Rusya dış işlerinin geçen hafta yayınlanan TR nin İdlib de askeri gözlem noktaları oluşturmasını Suriyenin önceden onayladığı haberi, bu defakto-ittifakın daha da derin olduğunun göstergesi oldu. ABD ile uzlaşmazlığa dönüşmek üzere olan "stratejik ortaklık" taki son  gelişmeler, bir "uyumlaşma" yönünde. Ancak bu "uyumlaşma" ortak değiştirmeye kadar gidecekmi, gitmeyecekmi, bunu yakın gelecekteki, özellikle Manbiç ve devamında Fıratın doğusuna  - eğer SDF özellikle Arap nüfusun çoğunlukta olduğu bölgeleri Suriye ye devretmezse - Suriyenin yapacağı askeri harekette TR nin alacağı tavırda görebiliriz. 

Görünüşe göre Manbiç te SDF yönetimi Suriye hükümetine devretmeye eğilimli. Eğer bu "devretme" gerçekleşirse, TSK nın Manbiç e bir hareketinin "kılıfı" ortadan kalkmış olacak, eğer bu "hareket" Suriye ile olan defakto ittifakının, başlangıçtan bu yana devam eden, PYD yi zorlama taktiğinin bir parçası ise, taktik başarıya ulaşmış olacaktır. Türkiyedeki gericiliğin buna rağmen Manbiçe yapacağı bir hareket onun sadece Suriye ile defakto ittifakını değil, Rusya ve İranla olan stratejik ittifakını da tehlikeye atacaktır. Daha doğrusu TR nin ABD ye dönük bir stratejik ortaklığa girdiğinin göstergesi olacaktır. Bu tür bir "ortaklık değişimi" Fıratın doğusu sorunu çözümlenmeden, yani petrol alanları ve enerji yolları kontrolü sorunu çözümlenmeden gerçekleşmeye kalkılabilinirmi? TR yi Erdoğan tek başına yönetiyor, arkasında sermaye ve onların danışmanları olmadığını varsayacak kadar saf olursak, olasılık içinde. Ancak, Fıratın doğusu sorunu gerek sermayenin çıkarları (petrol, inşaat vb ile ilgili), gerekse hükümetin ayakta kalma ve kendini güçlendirme (Rojava , PKK ve sınır güvenliği kılıfları) sorunlarının çözümü ile bağlantılı bir stratejik yaklaşım içinde olacaklardır, yani, büyük olasılıkla , defakto ittifakın ana hedefi olan PYD yi Suriye ile uzlaşmaya zorlama taktiği Fırat doğusunda da devam edecektir.. Bunun aksi, Suriye içinde ve bölgede savaşın yaygınlaşma olasılığını arttıracaktır. 

ABD nin bu ani çekilim kararı, her ne kadarda (ciddiye almamak için) Trump dan gelsede, Pentagonun kararla uyum içinde olması, bunu - tarihi derslere bakarsak - düşündürücü ve "kuşku" ile bakmak için yeterli neden kılıyor. Aynı şekilde Afganistan dan da çekilme kararı, askeri gücünü toparlaması, "kuşku" ları arttıran nitelikte. Şüphesizki bunda ABD emperyalizminin gerilemesi, EU ülkeleriyle gelişen çelişkileri, Afrika da Çin in etkisinin artması gibi gelişmeler bu kararda önemli etkenlerdir. Ancak Leninin dediği gibi " burjuva hükümetler ne düşündüklerini söylemezler", söylentiler ve gerçekler farklı olabilir, ve her şey göründüğü gibi değildir. Bu nedenle TR nin ani bir stratejik ortaklık değişimi olasılığı - akılsızca da olsa -  ihtimaller içinde olduğu gibi, ABD nin - kimi yerde "özel ordular"* la (Orta Doğu ve Asya), kimi bölgelerde direk katılımıyla (Ukrayna ve Balkanlar) - savaşı genelde yagınlaştırma olasılığı da ihtimal gelişmeler içindedir. 

Bu anlamda TR gericiliğinin Suriye ile defakto ittifakının devamı, savaşın, en azından Orta doğuda yaygınlaşmasına bir tampon fonksiyonu taşıyabileceği gibi, bunun tersi, savaşın yaygınlaşmasını hızlandıracak büyük bir kıvılcım olacaktır. Bu tür bir stratejik ortaklık değişimi, seçimlerde kaybedeceği olasılığı artan Netanyahu İsrailinin  saldırı provokasyonlarınıda yaygınlaşmasını ve alanını genişletmesini de beraberinde getirebilir.

Erdoğan A
Aralık 26, 2018

* BlackWater Özel Askerleri Irak ta ve Afganistan da yaptıkları katliamlarla meşhurlar. ABD de yakın zamanda ve gündemdeki tartışmalar BlackWater ın Suriye ve Afganistan da kullanılması konusu. Afganistan savaşı söylenilene göre ayda 5 milyar dolara mal oluyormuş, hesaplara göre BlackWater la hem "mali" olarak ,  hem de katliamlardan sorumluluk almamak anlamında daha "kazanç"lı olarak öneriliyor. Bir anlamda Trump enerji-petrol şirketlerine çıkarlarınızı bizim yardımımızla kendiniz , kendi özel ordunuzla koruyun mesajı nı da veriyor.

Irakta fazla sorunları kalmadı çünki savaş öncesi "devletleştirilen" petrol alanları , artık tamamıyle uluslararası petrol şirketlerinin elinde ve BlackWater la ortak bir şekilde korunmakta.



Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.