Header Ads

Header ADS

İran Olaylarını Değerlendirme üzerine - kısaca

İranda ki gelişmelerin değerlendirilmesine, geçmişteki Libya değerlendirmesinde olduğu gibi duygusal , şabloncu, hatalı yaklaşımdan kaçınmak gerekir.

Burjuva medya, özellikle emperyalist provokasyon ve planlarının hayata geçirilmesinde, sahte haber ve sahte videolarla,  önemli rol oynayan emperyalist global medya değerlendirmelerde kaynak olarak alınamaz. 

Özellikle kendisine Marksist Leninist diyenler,  olayları MList ilkelere ve  kurallara bağımlı olarak, değerlendirmelerinde,  somut ve güvenilir "verilere" dayanması, bu verileride özelde İran - Orta doğu,  ve genel de emperyalistler arası çatışma somut konularından soyutlamadan , tam tersine ona bağımlı olarak , bütünlük içinde yaklaşması gerekir.

Bu bağlamda, aceleci  ve duygusal değerlendirmeler yapıp , tavır konusunda "tek yönlü" karar vermek, İran ve bölge halkları çıkarı anlamında hatalı olabilir.  Bu tür, iç ve dış - özel i genele bağlayabilecek - bir değerlendirmeyi en iyi yapabilecek olanlar, gelişmeleri içten gözlemleyen İranlı  MListler olacaktır.  Çünki sadece onlar,  protestoların kimler tarafından örgütlendiği, önderliği kimler tarafından yapıldığı, vs., konusunda somut bilgilere sahip olabilirler. Dışardan MListler sadece , genelde halkın pahalılık ve yoksulluğa, sömürü ve baskıya,  muhalefetini desteklerler, ama bölgedeki gelişmeleri, sinsi planları ve  emperyalist oyunları da göz önünde tutarlar.

Ulaşan haberlere göre protestolar İrandaki ekonomik ve sosyal sorunlarla ilgili olarak halkın rahatsızlığı ve muhalefetinin bir yansıması olarak  sokaklara dökülmesi. Bu "halkın protestosu" anlamında  itiraz edilemeyecek bir gerçek. Ancak akılda tutulması ve göz önünde bulundurulması gereken Emperyalistler in , haklı hareketlerin kıvılcımlarının  önderliğini ele geçirme, provokasyon ve benzeri aktivitelerle olayları  ve akışını kendi plan ve çıkarları doğrultusunda değiştirme  pratikleridir. Emperyalistlerin , en son Libya da uyguladıkları bu tarihi provokatörlük ve önderliği ele geçirme  (ki orda başlangıçtan beri emperyalistlerin elindeydi) pratiklerini gözden kaçırmamak gerekir.

"Halkın pahalılık ve yoksulluk aleyhindeki bu isyanının nedenlerini İslam Cumhuriyeti liderliğindeki sermaye rejiminin politikalarında, neolibralizmde ve özelleştirme politikalarında aramak gerektiğine dikkat çeken İran İşçi Partisi" , aynı zamanda protestolarda atılan provokatörce ve bölge halkları arasında düşmanlık körükleyen sloganlara işaret ederek şunları söylüyor;
Dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, ne yazık ki bu itirazlar sırasında göstericilerin seslendirdikleri yanlış sloganlar da vardı ve bu sloganlar dış gerici provokatörler tarafından öne çıkarılmakta ve halklar arasında kardeşlik yerine bölgede ulusal nefreti ve Arap karşıtlığını yaymaktadır. "Ne Gazze, ne Lübnan, ne Suriye, canım feda İran’a" sloganı ilerici bir slogan değildir ve olamaz. İran’ın ilerici ve devrimci güçleri asla uluslara karşı düşmanlığı ve güvensizliği yayamazlar. İlerici sloganlar ulusal birlik moralini yaratmalıdır. Biz her çeşit müdahale ve işgale karşı olmalıyız ve bütün ulusların özgürlükçü mücadelelerini desteklemeliyiz. Biz sadece İran’ın değil, bütün milletlerin demokratik haklarını savunmalıyız. Ulusal kurtuluş evrensel, demokratik bir istektir. Biz İran’da demokrasi istiyorsak, Filistin, Lübnan, Suriye ve Libya gibi bölgenin diğer ülke halkları için de istemeliyiz. Biz İslam Cumhuriyeti rejiminin ikiyüzlü politikalarını sürdüremeyiz. İranseverliliğimizi bahane edip diğer milletlerle dayanışmamızı yadsımamalı, Araplara, Sünnilere, İslam’a ya da Filistin’e karşı savaş propagandası yaymamalıyız. Böylesi bir politika İsrail’in ve Amerika’nın bölgede uygulamakta olduğu açık bir politikadır.”
Tufan ın  da vurguladığı gibi, protestoların sömürü ve baskıya karşı olan ilerici olan niteliği yanında, büyük ölçüde emperyalistlerin çıkarlarına uyum içinde olan , provokatör, halklar arası nefreti körükleyen, vb gerici niteliği de içinde taşıyor.  Gerici nitelikler sadece iç burjuvazinin gelişen mücadeleyi bastırma , muhalefeti bölme , zayıflatmayı hedefleyen pratiklerle sınırlanmamalı, son yılların gösterdiği gibi, bu nitelikler , emperyalistlerin sinsi planlarının varlığının da bir göstergesi olabilir. 

Atılan sloganlardan birisini örnek vererek Tufan şunları söylüyor ;
""Derinden gerici ve İsrail casusluk örgütlerinin oluşturdukları ve sistematik olarak da sanal kanallarda yaydıkları ‘Ne Gazze, ne Lübnan, canım feda İran’a’ sloganı bu zeminde gelişmektedir.""
Bu tür sloganların atılması, emperyalist ajanların zaten içerde faaliyetde olduğunun  net bir göstergesi olabilir. 

Gelişmelerde alınacak enternasyonalist  tavrıda içinde taşıyan,  Tufan ın şu sözlerinde özetlenmekte; 
“Partimiz, Meşhed ve İran’ın diğer bölgelerinde devam eden halkın pahalılık, yoksulluk, işsizlik, aleyhindeki mücadelesini, demokratik talepleri, toplantı serbestliği için verdikleri mücadeleyi derinden desteklemektedir. Bu müjdeler veren mücadele, dış güçlere karşı mücadeleyle birleşmelidir."

MListler değerlendirmelerinde her zaman özel ve genel ilişkisini göz önünde bulundururlar. Özel genelden kopuk değil diyalektik bir bağlantı içindedir. Özellikle Orta Doğudaki gelişmeler, ve emperyalistler arası çıkar çatışmaları  göz önünde bulundurulması ve özellikle bu bölgede, her "isyan" ya da " protestolara" subjektif, dar  ve tek yönlü yaklaşmamak gerekli. 

1 Ocak, 2018
Erdoğan A


Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.