Salı, Haziran 08, 2021

SÜREKLİ DEVRİM TEORİSİ ÜZERİNE - Köylülük

LOIZOS MICHAEL

KÖYLÜ

Troçki'nin Rus toplumsal oluşumunda büyük bir köylü kitlesinin varlığına "kör" olmadığını söylemek gerekir. Ancak Troçki'ye göre:

...köylülük, ne kadar devrimci olursa olsun, bağımsız,  önderlik bir yana, siyasi bir rol oynama yeteneğine bile sahip değildir. Kuşkusuz ki, köylülük devrimin hizmetinde muazzam bir güç olduğunu kanıtlayabilir, ancak bir Marksist için bir Muzhik (köylü) partisinin kendisini bir burjuva devriminin başına yerleştirebileceğine inanmanın bir değeri olmaz. [65]

Troçki için en önemli sorunun devrime kimin önderlik ettiği olduğuna dikkat edin; her şey buna indirgenmiştir. Köylülük, devrime önderlik edebilecek bağımsız bir parti yaratamaz; bunu sadece proletarya yapabilir ... bu nedenle ... demokratik devrimde devlet iktidarını elinde tutan proletaryadır ...

... proletaryanın önderliğinde toplanan ve köylülüğün desteğini alan ulusun temsili organı, proletaryanın egemenliği için demokratik bir giysiden başka bir şey olmayacaktır. [66]

Lenin'in ölümünden sonra komünist partide yaşanan polemiklerde Troçki'ye yapılan eleştirilerden biri, onun Rus burjuva-demokratik devriminde köylülüğün devrimci potansiyelini ve rolünü hafife almış olmasıydı. Troçki, köylülüğün rolüne ilişkin bunun farkında olduğunu ve tamamiyle takdir ettiğinin bir örneği olarak, Londra Kongresi'nde yaptığı ve daha önce bahsettiğimiz konuşmaya işaret ederek bunu her zaman reddetti. Devrim sonrası dönemde Troçki, köylülüğün rolü ve proletarya ile ilişkisi konusunda kendisi ile Lenin arasında bir görüş birliği olduğunu iddia etti.

Troçki, Sürekli Devrim adlı kitabında, “Köylülüğe dayanan Proletarya Diktatörlüğü”[67] sloganı ile Lenin'in “Proletarya ve Köylülüğün Devrimci-Demokratik Diktatörlüğü” sloganı arasındaki tek ve özgül farkın,

.. .proletarya ve köylülüğün demokratik devrimde işbirliğinin politik mekaniği [68] üzerine olduğunu söyledi.

 Bu iddiaya göre, Lenin

...proletarya ve köylülüğün demokratik diktatörlüğünün parti-politik ve devlet örgütlenmesinin neye benzeyeceği sorununa peşin hüküm vermeyi yıllarca reddetti... [69]

Proletarya ile köylülük arasındaki sınıf işbirliğinin "parti-politik mekaniği" ile Troçki, geçici bir devrimci hükümette proletaryayı temsil eden bir parti (Sosyal-Demokrasi) ile köylülüğü temsil eden bir parti arasındaki ilişkiyi kastetmişti. Böylece ortaya şu soru  çıkıyor - hangi parti çoğunluğu oluşturuyor ve dolayısıyla devlet iktidarının sınıf karakterini oluşturuyor? [70] Troçki'ye göre, Lenin'in analizinin “cebirsel” karakteri, onun bu soru hakkında önceden hüküm vermeyi reddetmesine dayanıyordu. Troçki için asıl soru şuydu: Köylüler, demokratik devrimde sınıf çıkarlarını temsil eden bağımsız bir parti yaratabilirler mi? Troçki köylülüğe sınıf olarak atfettiği özelliklerd nedeniyle buradan olumsuz bir yanıt çıkardı. [71] Bunun önemi, Troçki'nin analiz tarzında, Lenin'in tezlerinin doğruluğunun veya uygunluğunun, köylülerin bağımsız bir siyasi parti oluşturup oluşturamayacaklarına bağlı olmasıdır.

Demokratik devrim çağında köylüler kendi bağımsız partilerini yaratabilselerdi, o zaman demokratik diktatörlük en gerçek ve en dolaysız anlamıyla gerçekleştirilebilirdi... [72]

Eğer bunu yapmaya muktedir olamazlarsa, o zaman demokratik diktatörlük gerçekleştirilemezdi [73] ve muzaffer bir demokratik devrimde devlet iktidarının gerçek sınıf içeriği bir işçi diktatörlüğü olurdu. Troçki'ye göre tarih, kendi konumunun doğruluğunu kanıtladı, böylece 1917 devriminde kendisi ile Lenin arasındaki Sürekli Devrim teorisi üzerindeki tüm farklılıklar çözüldü. Bu soruya geri döneceğiz.

Troçki, devrim sonrası yazılarında, burjuva-demokratik devrimde köylülüğün rolü sorununda Lenin'le arasındaki farkı gözlerden gizlemiştir: Birincisi, köylülüğün devrimci kapasitesini ve işçi-köylü ittifakı ihtiyacını her zaman desteklediğini ileri sürdü; ikincisi, kendisi ile Lenin arasındaki bu sorundaki tek farkı, bu ittifakın parti-politik biçimlerinden ibaret olduğunu iddia etti. Troçki'nin Sürekli Devrim teorisini savunmak için ileri sürdüğü bu ikinci önermede, Lenin'in temelde farklı bir teorik perspektiften hareket ettiğini belirtmeliyiz.

Troçki, köylülüğün burjuva-demokratik devrimde sınıf çıkarlarını temsil edebilecek bağımsız bir parti yaratmaya muktedir olduğunu reddetti. Troçki bunu bir sınıf olarak köylülüğün tarihsel özelliklerinden (homojenlikten yoksunluğu, varoluş koşulları vb.) çıkardı.

Lenin ise, köylülerin bir sınıf olarak varsayılan özelliklerinden yapılan çıkarımdan değil, köylülerin yarı feodal toprak sahiplerine karşı sınıf mücadelesi pratiğinin bu sorunun cevabını sağlayacağına inanıyordu.

Partilerin, köylülerin sınıf çıkarlarını dile getirebilecek kapasitede gelişip gelişmeyeceği sorusunun yanıtı, soyut ilkelerden değil, somut sınıf mücadelelerinin pratiğinden çıkarılabilir.

Yine, köylü partilerinin geçici bir devrimci hükümette çoğunluğu mu yoksa azınlığı mı oluşturacağı, sınıf mücadelesinin gelişme biçimine - biçimlerine ve sonuçlarına - bağlı olacaktır,ve başarılı bir burjuva-demokratik devrim durumunda ortaya çıkacak olan devlet iktidarının sınıf karakterini hiçbir şekilde etkilemeyecektir.

"Hiç kimse", diyordu Lenin,

...bu aşamada, Rusya'da burjuva demokrasisinin gelecekte ne biçimler alacağını söyleyemez. Muhtemelen, Kadetlerin iflası, Sosyalist-Devrimciler gibi bir terörist örgütünün değil, gerçek bir kitle partisi olan bir köylü demokrat partisinin oluşumuna yol açabilir ...Küçük-burjuvazi arasında siyasi birliğin sağlanmasındaki nesnel güçlüklerin böyle bir partinin oluşmasını engellemesi de olasılıklar içindedir... [74]

Troçki, Lenin'in “demokratik diktatörlük” analizini bağımsız bir köylü partisinin kurulup kurulmayacağına bağlı hale getirdiği için, Lenin'in değil, tarihin kendi analizini doğruladığını iddia edebilirdi, çünkü 1917 devrimlerinde böyle bağımsız köylü partileri kurulmamıştı.

Sosyalist-Devrimcilerin 1917'deki rolü sorununu bir kenara bırakırsak,Lenin'in proletarya ve köylülüğün devrimci-demokratik diktatörlüğüne ilişkin tezlerinin güçlü, bağımsız bir köylü partisi olasılığına bağlı olmadığı konusunda en güçlü şekilde ısrar etmek gerekir, ve sonuç olarak, Lenin'in "Nisan 1917 öncesi" tezlerinin geçerliliğinin kanıtı, böyle bir partinin 1917'de somut olarak var olup olmamasına dayanmaz. Bu noktada ısrar etmemizin sebepleri birazdan netleşecektir.

Troçki'nin savunmasında öne sürdüğü ilk önermede, proletarya ile köylülük arasındaki ilişki sorununu nasıl ortaya koyduğunu incelersek, onun tezleri ile Lenin tarafından geliştirilenler arasında temel farklılıklar olduğunu görebiliriz.

Troçki, "Bir bütün olarak köylülük", diyor, "isyandaki temel bir gücü temsil eder. ”[75] Ama önemli olacak şekilde, şöyle devam ediyor: "Yalnızca devlet iktidarını eline geçiren bir güç tarafından devrimin hizmetine sunulabilir." [76]

Köylülük, ancak devlet iktidarı proletarya tarafından ele geçirildikten sonra devrimci bir rol oynayabilir (“devrimin hizmetine sunulur”). Troçki'nin "köylülüğe dayanan - ya da köylülük tarafından desteklenen - Proletarya Diktatörlüğü sloganı, otokrasi ile proletarya arasındaki "tek mücadele"nin proletarya lehine çözülmesinden sonra bir sınıf ilişkisine atıfta bulunur.

Öte yandan, Lenin'in "Proletarya ve Köylülüğün Demokratik Diktatörlüğü" sloganı, burjuva-demokratik devrimin belirli bir biçimini tamamlamaya muktedir sınıflara atıfta bulunur.

Lenin'in analizinde, çarlık devletinin ve tüm feodal ilişkilerin kesin yıkımı için can alıcı siyasi koşullar, köylülüğün siyasi hayata uyanmasıydı;   proletaryanın kendisini Çarlığa karşı ne ölçüde önderlik etmeyi başaracağı, büyük ölçüde, Rus toplumsal oluşumunda gerçekleşen burjuva devriminin türünü belirleyecektir.

Lenin'in analizinin aksine, Troçki şuna inanıyordu:

Emekçi kitlelerin, özellikle kırsal kesimdeki birçok kesimi, ancak şehir proletaryası devletin dümenine geçtikten sonra devrime çekilecek ve politik olarak örgütlenecektir. [77]

Eğer Çarlık otokrasisine karşı kararlı mücadele, yalnızca devlet iktidarını ele geçiren proletarya tarafından çözülürse, ve eğer devrimin zaferi için bir koşul olarak köylülerin büyük kesimlerinin devrime çekilmesi gerekmiyorsa, Troçki'nin şunları yazabilmesi şaşırtıcı değildir:

İktidarın proletaryaya devredilmesinin yarattığı böyle bir durumda, köylülüğün işçi demokrasisi rejimine katılmaktan başka yapacağı bir şey kalmaz. Köylülük bunu, genellikle burjuva rejimine yanaştığından daha büyük olmayan bir bilinçle yapsa bile, pek önemli olmayacaktır. [78]

Lenin ve Troçki arasındaki radikal fark, Lenin'in kendisi tarafından Troçki'nin hatalarını tekrarlayan Martov'a karşı bir polemikte ortaya çıktı. [79]  Lenin'e göre, yukarıda aktardığımız roçkiden pasaj, "...Martov yoldaşın alıntıladığı Troçki'nin görüşlerinin en yanlışıydı...  Proletarya, bir burjuva rejimi altında sayılan ve onlara bağlı olan güçler olduğu için köylülüğün cehaletine ve önyargılarına güvenemez...” [80]

Lenin, radikal bir burjuva devriminin ancak proletaryanın köylülüğü Çarlığa karşı devrimci bir güç olarak yükseltmeyi başardığı ölçüde mümkün olduğuna inanıyordu - yani, siyasal iktidarın halka devredilmesinden önce - proletaryanın kendi sosyalist devrimini yapması için gerekli olan siyasal zeminin kurulmasının bir ön koşulu olarak.

Devamı; Bağımsız ve Önder Rol