Cumartesi, Haziran 20, 2020

STALİN VE DÜNYA PROLETARYASI - BOLŞEVİKLEŞME

GEORGI DIMITROFF 

Komünist Enternasyonal
Ocak (1), 1940, sayfa 13-24

III
“Parti tarihi bize, her şeyden önce, proletaryanın devrimci bir partisi, oportünizmden arınmış bir parti olmadan, uzlaşmacılara ve teslimiyetcilere karşı uzlaşmaz, burjuvaziye ve devlet iktidarına karşı tutumunda devrimci bir parti olmadan, proleter devrimin, proletarya diktatörlüğünün zaferinin imkansız olduğunu öğretir. ” (History of the C.P.S.U.(B.), p. 337, International Publishers, New York.)
Tarihte eşi olmayan bu partinin inşası, sağlamlaştırılması, şekilleştirilmesi ve azami gelişimi Stalin Yoldaş'ın başlıca kaygısı idi ve kaygısıdır.

Ekim Devrimi'nden on yıllarca önce,Çarlık Rusyasın'da  her gün, yeraltı-devrimci bir çalışmanın zor hayatını yaşayan ve daha sonra yeni Sovyet koşullarında, Stalin Yoldaş, Lenin ile Bolşevik Partisi'nin inşası, oluşturulması ve pekiştirilmesi için çalıştı. Ne çarlık polisinin baskıcı eylemlerini ne de Geçici Hükümetin zulmünü, ne burjuvazinin makinelerini, ne de Menşeviklerin, Troçkistlerin ve sınıf düşmanının diğer ajanlarının yıkıcı faaliyetleri Parti için bu savaşı durduramadı.

Lenin ve Stalin her engelin üstesinden geldi ve eski dünyanın tüm güçlerinin direnişini çökertti, çünkü bu mücadelede Bolşevizmin liderleri kendilerini işçi sınıfının gücüne dayandırdılar ve onun tarihi görevini yerine getirdiler. Lenin'in ölümünden sonra Partiye ve Bolşevik Partinin temel ilkelerine yeniden şiddetli bir şekilde saldırıya geçen Troçkistler, Zinovievitler ve Buharinlerin aşağılık yıkıcı faaliyetleri de  Bolşevik Partinin, pekiştirilmesi ve gelişmesini engelleyemedi.

Stalin, düşmanların tüm entrikalarını yendi, onları işçi sınıfının muzaffer yolundan süpürdü attı, Partiyi devam ettirdi, saflarının demirden birliğini sağlamlaştırdı ve zaferin en yüksek zirvelerine götürdü. Bolşevik Partisi'nin inşasında kazanılan tüm büyük tarihsel deneyimleri, hem burjuva-demokratik dönemde hem de sosyalist devrim döneminde bir araya getirmiş ve proletaryayı bu deneyimlerden çıkarılan genellemelerle silahlandırmıştır.

Stalin'in CPSU (B) Tarihine  ilişkin “Sonucu”, Bolşevik Partisinin ne olduğunu en üst düzeyde netlik, derinlik ve kesinlik ile tanımlar ve kapitalist ülkelerin proleter partileri için bir modeldir.

Lenin, Bolşevizmin başlangıcında  örgütün işçi sınıfı için önemine ilişkin ünlü tezini ortaya koydu. “Proletaryanın, iktidar mücadelesinde proletaryanın örgütten başka bir silahı yoktur". Ve bu proletaryanın örgütlenmesinin en önemli şekillenmesi Partisidir. Parti, Proletaryanın güçlerini toplamanın veya güçlü sınıf örgütlerini kurmanın, ya da o olmadan, işçi sınıfı ile şehirdeki diğer emekçi halk arasındaki ittifakın sağlanmasının imkansız olacağı, ve ülkede zafere ulaşabilmesi için, işçi sınıfının öncüsüdür.  Bu nedenle, kapitalist ülkelerin işçi sınıfı için büyük ve temel görev, gerçek devrimci partileri, yeni tip partileri oluşturmaktır.

Bu partilerin oluşturulması için neler gereklidir? Komünist Partilerin Bolşevikleşmesi için durmaksızın bir mücadele. Bir yandan Bolşevik Partinin tarihsel deneyiminden yola çıkarken, diğer yandan Komünist hareketin kapitalist ülkelerde gelişmekte olduğu belirli koşullara dikkat edilmesi. 

Yoldaş Stalin bize Bolşevikleşmenin ne anlama geldiğini ve nasıl sağlanacağını anlatıyor.

1925 yılında yazdığı “Bolşevikleşme” de, ""Bolşevikleşmeyi gerçekleştirmek için,  en azından bazı temel şartları yaratmak zorunludur: bunlar yaratılmadan Komünist Partilerini Bolşevikleştirmesi imkansızdır.

1- Parti kendisine, sosyal-demokrasinin pratikte yaptığı gibi parlamenter seçim aygıtının bir uzantısı, ya da bazı anarko-sendikalist unsurların bazen iddia ettiği gibi, sendikaların gönüllü ilavesi (yedeklemesi) olarak bakmamalı; (Partiyi) sendikalardan parlamento fraksiyonuna kadar, proleter örgütlerin bütün diğer biçimlerine önderlik etmekle görevli, proletaryanın sınıf örgütlenmesinin en üst biçimi olarak görmelidir. 

2 - Parti, özellikle onun önder unsurları, devrimci pratikle ayrılmaz bağlarla bağlı olan Marksizmin devrimci teorisine  en ince ayrıntısına kadar hakim olmalıdır. 

3 - Partinin, slogan  ve direktifleri, basmakalıp formüller ve tarihi analojiler temelinde değil, devrimci hareketin ülke içinde ve uluslararası alandaki somut koşullarının özenli bir tahlili sonucu ortaya çıkarmalıdır, ve  tüm ülkelerin devrimlerinin deneyimlerini  mutlaka hesaba katmalıdır. 

4 - Parti, bu sloganların ve direktiflerin doğruluğunu, kitlelerin devrimci mücadelesinin ateşi içinde denemelidir. 

5 - Partinin bütün çalışması, özellikle şayet sosyal- demokratik gelenekler henüz içte kökünden halledilmediyse, yeni, devrimci bir çizgide örgütlenmeli, öyle ki Partinin attığı her adım, yaptığı her eylem doğal olarak  kitlelerin devrimcileştirilmesine, işçi sınıfının geniş kitlelerini devrim ruhuyla hazırlamasına ve eğitmesine hizmet etmelidir. 

6 - Parti, çalışmalarında, ilkelere en sıkıca  bağlılığı (sekterlikle karıştırılmasın!), kitlelerle en fazla bağlarla (khvostizmle -kuyrukçulukla - karıştırılmasın!) birleştirmeyi başarmalıdır, bunsuz (bunları gerçekleştirmeden), parti sadece kitlelere öğretememekle kalmayacak, aynı zamanda kitlelerden de öğrenemeyecektir; sadece, kitlelere önderlik edememek, onları kendi seviyesine ulaştıramamakla kalmayacak, aynı zamanda kitlelerin sesine de kulak veremeyecek ve onların acil ihtiyaçlarını  önceden göremeyecektir. 

7— Parti, çalışmalarında, uzlaşmaz bir devrimci ruhu (devrimci maceracılıkla karıştırılmasın!), maksimum esneklik ve manevra yeteneğiyle (oportunistlikle karıştırılmasın!) birleştirebilmelidir; bunsuz (bunları gerçekleştirmeden), Parti bütün mücadele ve örgüt biçimlerine hakim olamayacak (uzmanlaşamıyacak), proletaryanın günlük çıkarlarını, proleter devrimin temel çıkarlarıyla birleştiremeyecek ve çalışmalarında legal ve illegal mücadeleyi birleştiremeyecektir. 

8— Parti hatalarını örtbas etmemelidir, eleştiriden korkmamalıdır, kadrolarını kendi hatalarından öğrenerek eğitmeli ve geliştirmelidir. 

9— Parti, devrimci proletaryanın özlemlerinin gerçek sözcüleri olacak yeterlilikte, mücadeleye özverili, ve Leninizmin strateji ve taktiğin uygulayabilecek yeteneğe sahip, proleter devrimin gerçek önderleri olabilecek yeterlilikte tecrübesi olan ileri savaşçıların en ileri unsurlarını, ana önder grubuna  alabilmelidir.

10— Parti, örgütlerinin bileşimini sistemli bir biçimde geliştirmeli,  maksimum birlikteliğe ulaşma anlayışı ile,  saflarını yozlaşmış oportünist unsurlardan temizlemelidir. 

11— Parti, ideolojik birlik, hareketin hedefleri konusunda berraklık, pratik eylemde birlik ve geniş Parti kitlelerinin Partinin görevlerinin  anlaşılması temeli üzerinde oluşan demirden bir disipline ulaşmalıdır. 

12— Parti, kendi kararları ve direktiflerinin hayata uygulanışını sistemli bir şekilde soruşturmalı-doğrulamalıdır, bunsuz (bu denetleme-doğru ya da yanlışlığını belirleme yapılmadan), bu kararlar  ve direktifler, boş vaadlere dönüşme tehlikesindedir, bu, geniş proleter kitlelerin Partiye olan güvenlerini yok eder.

Bu ve  benzer koşulların yokluğunda, Bolşevikleşme  sadece boş bir laftır.

(Pravda, No. 27, February 3, 1925)""

Stalin tarafından ortaya konan Bolşevikleşme koşulları, uluslararası Komünist hareketin gelişimi ve sağlamlaştırılmasında büyük rol oynamıştır ve halen büyük bir rol oynamaktadır. Bunlar Parti tarihinde Lenin'in “Ne yapılmalı?” ve  “Bir Adım İleri, İki Adım Geri” gibi tanınmış eserlerinin rolü ile önem açısından  karşılaştırılabilir.

Stalin Yoldaş'ın ortaya koyduğu bu görkemli ilkelerin önemi, bugün hüküm süren koşullar nedeniyle ölçülemeyecek şekilde arttı. Emperyalist savaşın ve yaygın dünya gericiliğinin ortasında, uluslararası işçi sınıfı hareketinde, Komünist Partiler için her zaman yeni ve karmaşık görevlerin ortaya çıkmasına neden olan derin değişimler gerçeği ile güçlendirilmiştir. Sosyal-Demokrat liderlerin ihaneti nedeniyle milyonlarca Sosyal-Demokrat işçinin kendilerini kavşakta bulması; onların en iyileri Komünistlerle ortak bir mücadelenin gerekliliğini anlamaya doğru gittikçe daha açık bir şekilde geliyorlar ve işçi sınıfının mücadele birliğinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi, büyük ölçüde Komünistlerin Bolşevik becerisine bağlı olacaktır. Stalin'in ilkelerinin önemi, Komünist Partilerin, çok acil göreviyle karşı karşıya kalmasıyla daha da artmaktadır; işçi sınıf hareketini kararlı bir şekilde gerçek bir proleter politika çizgisinde yönlendirebilmek için, işçi sınıfı saflarından burjuvazinin ajanlarını  atmak. 

Stalin Yoldaştan öğrenen kapitalist ülkelerdeki Komünist Partiler, kendi Bolşevikleşmeleri konusunda önemli başarılara sahip oldular. İdeolojik, politik ve örgütsel olarak geliştiler; saflarını yabancı, oportünist unsurlardan temizleyip saflaştırmak için çok şey yaptılar; saflarının dayanışmasını güçlendirdiler ve son olayların gösterdiği gibi, doğru yoldan sapmadan ciddi bir sınav verdiler. Ancak gerçek Bolşevik partiler olmak için hala çok şeylere ihtiyaçları olduklarını hissediyorlar ve farkındalar.

Komünistler, Stalin'in Bolşevikleşme ilkelerini,  Komünist harekette uygulamaya koymak için daha da fazla enerji ve sebatla çalışacaklar - bu olmadan işçi sınıfının zaferi sağlanamaz.

Çeviri; Erdoğan A, 20 haziran 2020

italikler EA

Kaynak
Komünist Enternasyonal
Ocak (1), 1940, sayfa 13-24