Çarşamba, Mayıs 13, 2020

Lenin - Troçki ve Taraftarlarına Karşı - 2

(1975 de Yayınlandı)
Lenin - Troçki ve Taraftarlarına Karşı
Tamamını PDF İndir

Önceki Sayfa

Troçki'nin bu konudaki pozisyonu neydi? Troçki “merkezciler” (orta yolcu) olarak adlandırılan gruba katıldı ve kendisinin “her fraksiyonun üstünde” olduğunu iddia etti. Ancak gerçek bu değildi. Troçki ve yandaşları arasında, prensipte Bolşevikler ile Menşevikler arasında hiçbir fark olmadığı ve aralarındaki mücadelenin iki aydın grubu arasındaki nüfuz mücadelesi olduğu konusunda ısrar ederek, Troçki ve takipçileri sosyal demokrasinin göstermelik çıkarları için iki grubun birleşmesi çağrısını yaptı.

Troçki'nin görüşüne göre, Parti içindeki tüm eğilimler tasfiyeciliğe ve otzovisizme karşı tutumlarına bakılmaksızın “birleşmeliydi”. Troçkistler, “birleşme” yoluyla daha sonra Partinin lider konumunu güvence altına alacaklarını ve böylece Lenin'in oportünizme karşı mücadele politikasının reddedilebileceğini umuyorlardı. Böylece Troçkistler, tıpkı tasfiyeciler gibi, ana darbelerini, o acımasız gericilik zamanında devrimci mücadelesinde proletaryanın öncüsü haline gelen Marksist devrimci partiyi hedeflediler. Onlar bütün katılımcılara açık bir reformist parti istiyorlardı.

Lenin ve Bolşevikler, oportünistlerle birleşmeyeceklerini açıkça belirttiler. Bu nedenle, Troçkistler anti-Parti unsurların birleşik bir bloğunu , “August” Bloğu denilen bloğu düzenlemeye karar verdiler . Bu blok uzun sürmedi; anti-Marksist, oportünist bir temel üzerine inşa edilmişti ve bu nedenle herhangi bir perspektifi yoktu. Troçkistlerin Rusya'da orta yolcu bir küçük-burjuva partisi yaratma girişimleri bu nedenle başarısız oldu. “Rusya'daki İç Parti Mücadelesinin Tarihsel Anlamı" , "Troçki'nin Diplomasisi ve Bazı Parti Platformu,“ "Ağustos ”Bloğunun Dağılması"  ve diğerlerinde, Lenin o dönemde Rusya'daki Sosyal-Demokratik hareket içindeki parti içi mücadelenin sınıfsal doğası üzerine derin bir Marksist analiz ortaya koydu.

Birinci Dünya Savaşı'nın ilk yıllarında (1914-1918) Bolşevik Parti kitleleri çarcı otokrasinin devrilmesi için hazırlamaya devam etti. Bu zor çalışma, sosyal şovenistlerin, orta yolcuların ve '' sol sekterlerin muhalefetine rağmen sürdürüldü. Oportünizmin bütün çeşitleri, işçi sınıfı hareketinde burjuva etkisinden başka bir şey değildi. Menshevism'e bağlı kalırken, Troçki orta yolculuğu  ve Kautskizm düşüncelerini savundu. Daha önceden olduğu gibi, Troçki , hizipsel kökenlerini hesaba katmadan, "birlik" sloganı altında,  tüm oportünistlerle bir ittifaını savundu. Emperyalist savaşın sivil savaşa dönüştütülmesi ve çarlık hükümetinin yenilmesi Bolşevik Sloganı, kitlelere çarlık otokrasisinin devrilmesi gerektiğini açıkça ifade etti. Troçki ise, "Her şeye rağmen Barış" (emperyalist hükümetlerle pazarlıklı bir barış dahil ), “ Ne zafer, ne de yenilgi ”(diğer bir deyişle statükonun korunması, diğer bir deyişle emperyalistlerin Rusya'da hakim  konumlarının devamı) gibi kendi sloganlarını ileri sürdü.

O zaman Lenin, Troçki'nin emperyalizm çağını karakterize edişini ve sosyalist bir devrim ve itici güçleri hakkındaki görüşlerini sert bir şekilde eleştirdi. Lenin, Troçki'nin Kautsky'nin emperyalizmin temel çelişkilerinin varlığını inkar eden ve aslında emperyalist sistemin doğası gereği dokunulmaz olduğunu kanıtlamaya çalıştığı “ultra-emperyalizm” teorisini benimsediğini kanıtladı. Bu, Troçki'nin sosyalizmin ilk önce tek bir ülkede kazanamayacağı ve proletaryanın hiçbir sınıf müttefiki olmadığı yenilgici iddialarına, sadece bir adımdı.

Bolşevikler, Troçki'nin ve takipçilerinin sahte sosyalist ve sahte devrimci fikirlerini teşhir ettiler ve daha sonra 1917'de onları politik olarak izole ettiler. Lenin, Troçkistlerin işçi sınıfıyla hiçbir zaman ortak hiçbir şeyleri olmadığını ve küçük bir şekilde bile güvenilemeyeceklerini yazdı. Troçki kaçmaya ve manevra yapmaya çalıştı. Hatta kendi görüşlerini eleştirdi ve prensip olarak Bolşeviklerle hiçbir ideolojik farkı olmadığını ima etti.

Şubat 1917'deki burjuva-demokratik devrimden sonra Troçki,  yurt dışından Petrograd'a döndü ve yaklaşık dört bin üyeliğe sahip olan “Birleşik Sosyal-Demokratların Bölge Örgütü” ne katıldı. Ağustos 1917'de bu örgütün üyeleri Bolşeviklerle hiçbir farkları olmadığını beyan etti  ve Bolşeviklerin saflarına katıldı.Bu vesileyle,  Troçki ve takipçileri Rusya Sosyal-Demokrat İşçi Partisi'ne (RSDLP) katıldı. Ancak daha sonraki gelişmeler eski fikirlerinden vazgeçmediğini gösterecekti.

Sahte devrimciler genellikle ideolojik iflaslarını “sol” devrimci lafazanlıklar arkasına gizlerler. Troçki'nin yöntemi buydu. Sosyal devrimin en önemli anında, yani iktidarı ele geçirmek için silahlı ayaklanmanın gündeme geldiği dönemde, Troçki bunun ikinci Sovyetler Kongresi'ne kadar ertelenmesini önerdi.  Troçki önerisini "siyasal iktidarı ele geçirmenin zor olmadığını  ve ayaklanmanın, siyasi iktidarı ele geçirdiğini ilan edecek olan Sovyetler kongresi ile zamanlanması gerektiği" iddialarıyla desteklemeye çalıştı.

(Bu iddia üzerine) Lenin "Kriz Olgunlaştı" makalesinde şöyle yazdı: “Sovyetler Kongresi'ni beklemek tamamen aptallık olur, çünkü haftalar hatta günlerin her şeye karar verdiği bir zamanda haftaları kaybetmek anlamına gelir. Bu, yüreksizce iktidardan vazgeçmek anlamına gelir, çünkü, 1-2 Kasım'da iktidarı ele geçirmek (hem siyasi hem de teknik olarak, bu kadar aptalca 'belirlenmiş" ayaklanma günü için  Kazaklar  seferber olacağı için) imkansız hale gelecektir . ” ** Lenin. Col. Works, Vol. 26, s. 83.

Ekim Devrimi'nin zaferinden sonra, Rusya emekçileri sosyalist bir devlet kurmaya başladılar. Lenin, Rusya'daki devrimin ekonomik ve politik hayatı  tamamen sosyalist çizgiye dönüştürebileceğini düşünüyordu. Troçki bu görüşü paylaşmadı ve Sovyet cumhuriyetinin geleceğinin tamamen Batı Avrupa'da muzaffer bir devrime bağlı olduğu konusunda ısrar etti. Tek bir ülkede sosyalizm olasılığını kategorik olarak reddetti ve bu kelimenin doğrudan anlamında bizi  kurtarabilecek olanın sadece Avrupa devrimi olduğunu söyledi. Troçki, Almanya ile Brest-Litovsk barış görüşmeleri sırasında bu akıl yürütme çizgisine sahipti.

Sovyet Rusya zor bir dönem sürecinde yaşıyordu. Savaş devam ediyordu. Sovyet hükümeti savaşın sona ermesini en acil görevi olarak gördü. Ancak İngiltere, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri hükümetleri, Sovyet hükümetinin demokratik ilkeler konusunda barış anlaşmasına itirazını reddetti. Bu nedenle Kasım 1917'de Sovyet hükümeti Kaiser Almanya ve müttefikleri ile barış müzakerelerine başladı - çünkü yeni kurulan cumhuriyet, devrimin kazanımlarını güvence altına almak ve Sovyet iktidarını pekiştirmek için savaştan  çaresiz bir nefes molasına ihtiyacı vardı.

Lenin, Sovyet cumhuriyeti için durumun çok zor olması nedeniyle Almanya ile hemen bir barış anlaşması imzalamaktan yana olduğunu açıkladı. Lenin'in bu konudaki stratejisi ve taktiği Troçki'nin muhalefetiyle karşılaştı. Barış görüşmelerinde Sovyet heyetine başkanlık eden Troçki, Lenin'in talimatlarına uymadı  ve - “Ne savaş ne de barış”, barış anlaşmasını imzalamayacağız, artık bu savaşı sürdürmeyeceğiz, ordumuzu terhis edeceğiz formülü ile, 27 Ocak (9 Şubat, Yeni Takvim) 1918de Alman ültimatomuna neden oldu.  Aynı zamanda, silahlı kuvvetlerin Başkomutanına ordunun terhis edilmesini emreden bir telgraf gönderdi. Bu yetkisiz eylemleri öğrendiğinde Lenin, Troçki'nin talimatlarını iptal etti. (bkz. S. 91).

Troçki'nin maceracı tavrı, Sovyet Rusya dışındaki devrimci olayların teşvik edilmesi gerektiği fikrinden ve Sovyet yönetiminin herhangi bir süre devam edebileceğine olan inancından kaynaklandı. Ekim Devrimi'ni bir Avrupa ve nihayetinde bir dünya devriminin alevlenmesini tutuşturacak bir “meşale” olarak görüyordu. Kötü-yıldızlı “ sürekli devrim” teorisine ve dünya devriminin her ne pahasına olursa olsun başlaması gerektiği tezinden yola çıkarak, - Rusya'nın emekçi kitlelerinin bugüne kadar elde ettiği en önemli kazanç olan - Sovyet iktidarını feda etmeye hazırdı . Böylece, Troçki'nin “ultra-devrimciliği”, saldırgan emperyalist devletlerin amacıyla ve Rusya'daki  Sovyet Cumhuriyeti'nin çöküşünü kundaklayan burjuva toprak sahibi karşı-devrimci güçlerin amaçlarıyla birdi.

Troçki'nin tersine ve onun peygamberliklerine rağmen, Lenin, proletaryanın diğer ülkelerdeki anti-emperyalist mücadelesi ile Rusya'daki devrimci değişimler arasındaki bağlantıyı vurguladı ve Rusya'nın emekçilerin asıl amacının  dünya çapında kurtuluş hareketinin miğferi olarak Sovyet Cumhuriyeti'ni korumak olarak gördü. Sovyet yönetiminin çöküşünün dünyadaki sosyalizm davasına ölümcül bir darbe olacağına inanıyordu.

Brest-Litovsk barış müzakereleri sırasında Parti, Lenin'in “solcu lafazan kahramanları” olarak adlandırdığı “"gecikmeden Alman ve dünya emperyalizmine  karşı devrimci bir savaş başlatılmasında " ısrar eden, sol” komünistlerce ağır baskılara uğradı. “Solcu” lafazanlar,  Partiyi oportünizm ve Rusya proletaryasının ve dünyanın geri kalanının çıkarlarına ihanet etmekle suçladılar. Troçki “sol kanat” komünistlerin faaliyetlerini haklı gördü ve aslında onlarla özdeşleşti. Almanya ile barıştan feragat etmenin “Alman proletaryası üzerinde devrimci bir etki yaratmayı” mümkün kılacağını belirtti. Troçkistler, Batı Avrupa'daki yükselen devrime gönderme yaparak konumlarını güçlendirmeye çalıştılar. Emperyalizmin çökeceğini ve diğer ülkelerde devrimlerin patlayacağı günü bile tam olarak tahmin etmeye çalıştılar. Bütün bu tezler, savaşla bir dünya devrimini “kışkırtma” olasılığı, emperyalist sistemin sonunu bir an önce getirme anti-Marksist fikrine dayanıyordu.

Lenin, 1918'de somut durumdaki konumlarının kesinlikle savunulamaz olduğunu göstererek, devrimci savaşı savunanlara şiddetle karşı çıktı. Sovyet Rusya  zor ekonomik sıkıntılar içindeydi, işçiler ve köylüler savaştan yorgundular ve devrimci ordu yoktu. Böyle bir zamanda Devrimci savaş vaazleri vermek Sovyet Cumhuriyeti'nin kaderiyle  maceracı bir şekilde kumar oynamaktan başka bir şey değildi.

Bu, Troçkistlerin ve diğer “sol” lafazanların gerçek durumu gözardı etmelerinin ve kitlelerin hayati çıkarlarını, tutumlarını ve taleplerini göz ardı etmelernin başka bir örneğiydi. Troçkistler, tarihi yazanların halk  değil, kendileri olduğunu düşündüler.

Mart 1918'de Brest Antlaşması imzalandı ve uzun zamandır beklenen savaştan  "soluk  alma" sonunda geldi. Bu "soluk alma" dönemi, Sovyet hükümetinin iktidarını güçlendirmesini ve devrimin kazanımlarını savunmak için Kızıl Orduyu oluşturmalarını sağladı.

Kısa bir barış döneminden sonra, 1918'den 1920'e kadar süren emperyalist devletlerin ve İç Savaş'ın askeri müdahalesi başladı. Beyaz muhafız karşıdevrimcileri ve yabancı müdahalecileri ülkemizden söküp attıktan sonra, nihayet barışçıl bir şekilde yeniden yapılanmaya gidebilirdi.

Bu geçiş döneminde kasaba ve köylerdeki küçük-burjuva tabakaların görüş ve düşüncelerini ve değişim korkusunu yansıtan muhalefet grupları Parti içinde daha aktif hale geldi. Muhaliflerin faaliyeti, partinin ve halkın gücüne, kendilerinin belirledikleri görevleri yerine getirme yeteneklerine duydukları güven eksikliğini gösterdi.

O zamanın acil sorunlarına yaratıcı bir yaklaşım kisvesi altında, Proleter diktatörlük sistemindeki Partinin yol gösterici rolünü reddettiler, Partinin gücünü bozmaya, Parti disiplinini baltamaya ve Partinin etkisini zayıflatmaya çalıştılar (bkz. yorum 91, 100).

Troçki, Parti içi mücadelenin bu şiddetlenmesinden büyük ölçüde sorumluydu. Sendikaları devlet kontrolü altına alma, sendikaların ekonomik organlarla birleştirilmesi ve  bu yeni oluşturulan örgütlere idari-ekonomik fonksiyonların verilmesini öneren kendi sloganıyla ortaya çıktı. Troçki, acil durumun, aslında askeri liderlik yöntemlerinin sendika faaliyetlerinin düzenli bir parçası olarak uygulanmasında ısrar etti. Sendika krizlerinden sanki herhangi bir neden yokmuş gibi bahsetti ve sendikalara karşı sert örgütsel önlemler almayı önerdi - sendikaları “sarsmak”, “vidaları sıkabilen” sorumlu adamlar koymak ve kitleler ile olan çalışmalarında zorunlu yöntemleri uygulamak istiyordu (bkz. 82, 86 numaralı yorumlar). Sendika örgütünün, bu tür yöntemleri kullanan Birleşik Demiryolları ve Su Taşımacılığı İşçileri Sendikası Merkez Komitesinin örnek alınmasını önerdi (93 numaralı açıklamaya bakınız). Troçki'nin önerileri, işçi sınıfını bölme tehlikesini getiriyordu ve onu Partiye karşı çevirerek, bütün proleter diktatörlük sistemini tehlikeye atacaktı.

Troçki, sendika sorununu Parti ye ve Parti birliğine yönelik saldırılarında bir tartışma olarak kullandı. Fakat Parti ile olan temel farklılıkları, Lenin'in söylediği gibi, “kitleye farklı yaklaşımı, kitleleri kazanmanın ve onunla temas halinde kalmanın farklı bir yolunda” olmasında yatıyordu.

Parti içinde bölünme tehlikesini ortadan kaldırmak için bu farklılıkların özünü kitlelere açıklamak gerekiyordu. Lenin'in konuşma ve makaleleri bu görevin yerine getirilmesinde büyük rol oynadı. Mevcut koleksiyon, Lenin'in 8. Sovyetler Kongresi'nde (bkz. 83 numaralı yorum), "Sendikalar, Mevcut Durum" ve "Troçki'nin Hataları" metni; Lenin'in "Parti Krizine İlişkin" Broşüründen alıntılar; "Sendikalar, Mevcut Durum ve Troçki ile Buharin'in Hataları Üzerine Bir kez daha" ; 10uncu. Parti Kongresi'ndeki Sendikalar üzerine yapılan konuşma, bunların  hepsi Lenin'in sendika sorusu da dahil olmak üzere bu acil ve zor soruları çözmek için kullandığı yöntemleri gösteriyor. Lenin her bireysel sorunu, proleter diktatörlük sistemi ile ilgili diğer tüm sorunlar bağlamında ve sosyalist bir toplumun inşasının arka planında ele aldı. Sendika sorununun Komünist Parti'nin sosyalist inşa koşullarında çalışan kitlelere karşı tutumu hakkındaki genel sorunun bir parçası olduğunu gösterdi.

Parti kitlelere önderlik ederken, zorlama değil ikna yöntemini kullandı. Lenin, bu yöntemlerin sendikaların faaliyetleri için de geçerli olması gerektiğini savundu. Sendikalar işçi sınıfını komünizm ruhu içinde eğitmelidir; ekonomik ve idari alanlarda gerekli deneyimi kazanmalarına yardımcı olmak için kitlelere bir okul olarak hizmet etmelidirler. İşçiler sendikalar aracılığıyla sosyalist bir toplumun inşası çalışması içine çekilirler, sendikalar aracılığıyla ekonomik örgütlerin liderlerinin faaliyetleri üzerinde kontrol sahibi oldular. Sendikaların temel görevleri emeğin verimliliğini artırmak, emek disiplinini güçlendirmek ve sosyalist rekabeti teşvik etmekti.

Parti, Troçki'nin ve diğer muhaliflerin hatalı siyasi çizgisini reddetti (bkz. Yorumlar 82, 86). Lenin'in önerdiği yol, 10. Parti Kongresi'nde ezici bir çoğunlukla onaylandı (bkz. 97. yorum). Kongrenin kararı, sendikaların rolünü ve önemini komünizm okulu olarak tanımladı, emekçi kitlelerin geniş kesimlerinin sosyalist inşaya katılma içine çekilmesi, ve seçim yöntemlerini yeniden oluşturmak için emekçi insanların demokrasisi ve  sendika organlarının oluşumundaki seçmen ilkelerinin gereğini vurguladı.

10. Kongre'de yaptığı konuşmada Lenin Parti'deki hizipçilik tehlikesi hakkında konuştu. Kongre devam ederken yazdığı bir taslak kararı sundu. Bu, "Parti Birliği Üzerine" taslak, “Kongre, bu nedenle, işbu belgeyle bir platform ya da diğeri temelinde oluşturulmuş istisnasız tüm grupların , feshedildiğini beyan eder ve derhal dağıtılmasını emreder” açıklamasını taşıyordu. Karar Kongrede delegeler tarafından onaylandı.

Ancak Troçkistler, Kongre'den sonra bile hizipçi Parti karşıtı faaliyetlerini durdurmadılar. 1927'de Troçki ve takipçileri hizipçi faaliyetlerinden dolayı Partiden ihraç edildiler.

1929'da Troçki Sovyetler Birliği'nden sürüldü.

Lenin'in Troçkizme karşı mücadelesi uzun zamandır devrimci proletarya tarafından oportünizmin bir sürü varyasyonlarına karşı mücadelesinde biriken zengin deneyimin bir parçası olmuştur. Bu devrimci deneyim, tüm gerçek devrimcilere, abartılı ve yankılı sahte-devrimci sözlerin ve lafazanlığın arkasındaki karşı-devrimci pratiğin nasıl ayırt edileceğini öğretir. Bu mücadele, aynı zamanda sadece yaratıcı Marksist-Leninist öğretilerin tüm gerçek devrimciler için, gerçek eylem rehberi olabileceğini gösterir. Marksizm-Leninizm'i aşağılama ya da terk etme girişimleri, Marksizm-Leninizm'in açık ya da gizli revizyonu  girişimleri, ya da dogmatik çarpıtma girişimleri, devrimci teoride nesnel gerçeklikle bağlantılı gerekli ayarlamaları yapma konusundaki isteksizlik, kaçınılmaz olarak devrimci yoldan sapmaya, devrimci davaya ihanete dönüştürür.

Devam

Çeviri
Erdoğan A
13 Mayıs 2020

PDF içinde olanlar

Giriş

RSDIP II Parti Kongresi'nde Yapılan Konuşmadan

Sosyal-Demokrasi ve Geçici Devrimci Hükümet den

DUMA GRUBU FAALİYETLERİ HAKKINDA RAPOR ÜZERİNE KONUŞMADAN

DEVRİMİMİZDE PROLETARYA MÜCADELESİNİN HEDEFİnden

Maksim Gorkiye Mektuptan

PARTİ İÇİNDEKİ “BİRLEŞME KRİZİ”nden

RUSYA'DAKİ PARTİ İÇİ MÜCADELENİN TARİHSEL ANLAMI ndan

RSDLP Merkez Komitesi Rus Kongresine Mektup tan

Partideki ilişkilerin Durumu ndan

TROÇKİ' NİN DİPLOMASİSİ VE BİR PARTİ PLATFORMU ndan

Partiye Karşı Tasfiyeciler den

Birlik Yaygarasıyla Birliğin Çiğnenmesi Üzerine den

Aleksandra Kollontai ye Mektuptan

Henriette Roland-Holst’a Mektup dan

Devrimimizde proletaryanın Görevleri nden

"Kriz Olgunlaştı" dan

RSDLP (B) MERKEZ KOMİTESİ'NİN 18 ŞUBAT 1918 DEKİ AKŞAM TOPLANTISINDAN

Devrimci slogancılık - lafazanlık tan

Merkez Komitesinin Siyasi Raporu ndan

Merkez Komitesi Siyasi raporuyla ilgili tartışmalara yanıt tan

TROÇKİ'NİN SAVAŞ VE BARIŞ ÜZERİNE DEĞİŞİKLİK ÖNERİSİNE KARŞI KONUŞMAsından

Sendikalar Konseyi’nin Komünist Üyelerinin Birleşik Oturumunda Konuşma dan

Parti Krizi nden

TROÇKİ VE BUHARİN YOLDAŞLARIN HATALARI ÜZERİNE'den

DİYALEKTİK VE EKLEKTİZM. "OKUL" VE "AYGIT" dan

Halk Komiserleri Konseyi başkan vekillerinin İşlevleri Hakkında Açıklamalara yanıt tan