Pazar, Mayıs 10, 2020

Lenin - Troçki ve Taraftarlarına Karşı - 1

(1975 de Yayınlandı)
Lenin - Troçki ve Taraftarlarına Karşı
Tamamını PDF İndir

Giriş
Modern dünyada ideolojik mücadele gittikçe yoğunlaşmakta ve çok çeşitli siyasi eğilimlere ve teorilere yol açmaktadır. Birçoğu şu ya da bu şekilde kitlelerin siyasi olarak daha aktif hale geldiği nesnel süreci yansıtıyor. Troçkizm siyasi sahnede özel bir yere sahiptir. Troçkistler, özellikle siyasi mücadelede giderek daha aktif rol alan ve işçi sınıfı ve onun devrimci öncüsü  komünist partilerle ittifak içinde hareket edebilecek ve etmesi gereken öğrenciler ve aydınlar gibi proleter olmayan grupları, doğru yoldan saptırmaya çalışırlar. 

1920'lerin sonunda ve 1930'ların başında, Sovyetler Birliği Komünist Partisi ve kardeş Marksist-Leninist partiler Troçkizmin sahte devrimci, yenilgici özünü ortaya çıkardılar ve sonuç olarak ideolojik ve politik bir eğilim olarak  siyasi sahneden süpürülüp atılmıştı. Troçkist örgütler, kendi aralarında sürekli didişen küçük sekter gruplara ayrıldılar ya da dağıldılar.

Son yıllarda Troçkizm biraz canlandı. Bazı kapitalist Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinde ve Amerika Birleşik Devletleri'nde Troçkistler hareketlendirildi. Teorilerini ortaya koydukları siyasi literatürü yayınlamaya başladılar ve görüşlerini seslendirerek yaymaya başladılar. "Modern Troçkizm" veya "Yeni-Troçkizm" adı altında siyasi hareket olarak ortaya çıktılar.

Bununla birlikte, bu yeni "marka", sosyal temeli, metodolojisi, siyasi yönelimi veya kullandığı işçi sınıfı hareketine sızma yöntemleri açısından eski, geleneksel Troçkizm'den önemli bir farklılığa sahip değiller.

Troçkistlerin bu yeni tarihsel dönemde Troçki'nin eski fikirlerini her zaman kullanamayacakları doğrudur. Zaman zaman teorileri biraz değişmiş, değiştirilmiş ve modernize edilmiştir. Ancak bu sadece Troçkizmi yeni koşullara uyarlama çabasıdır. Bununla beraber, hareketin amaçları değişmedi.

Kapitalist toplumdaki çelişkiler ve sınıf karşıtlıkları azami ölçüde kendini gösterdi ve tekel burjuvazisi kitleleri ideolojik kontrolü altında tutmakta giderek zorluklarla karşılaşmaktadır. Tekel burjuvazisi, devrimci enerjileri yanlış kanala yönlendirmek için siyasi faaliyetlerin büyümesini kontrol etmeye çalışıyor. Troçkizm de dahil olmak üzere, bir sürü çeşitli sahte devrimci teoriler hizmete sokulmuştur. Bunu anlamak aslında çok kolaydır: solcu deyimler ve sadece devrimci heves gösterileri kendi başlarına kapitalist toplumun temellerini tehlikeye atmıyor. Troçki ve Troçkistler tarafından yazılan sayısız kitabın şimdi burjuva ve liberal yayıncılar tarafından yaygın bir şekilde basılması tesadüf değildir.

Troçkistler, entelijensiya ve öğrencilerin belirli gruplarının proleter olmayan katmanları ile ortak bazı görüş ve fikirlere sahipler ve bunu, çarpık siyasi kavramları onlara benimsettirmek, onları her türlü maceracılığa teşvik etmek için kullanıyorlar. 

Kullanıldıkları takdirde, devrimin gelişimini hızlandırabilecek  “kullanılmayan olasılıklar” üzerine sürekli duruyorlar ve ısrar ediyorlar; şatafatlı “devrimci” sloganlar atarak, böyle bir girişimin koşulları uygun olsa da olmasa da, silahlı ayaklanma çağrısı yapıyorlar. Bu en saf suda “sol” oportünizmidir.

“Sol” oportünizm her zaman devrimci hareketin en kötü düşmanlarından biri olmuştur. Marx, Engels, Lenin ve destekçileri böyle bir oportünizme şiddetle karşı çıktılar. Anarşistlerin, Troçkistlerin ve diğer sahte devrimcilerin ayak izlerini takip eden Maoistler, sol oportünizmi benimsedi ve böylelikle “gizli” oportünizmin devrimci hareket için tehlikesi büyük ölçüde arttı.

“Sol kanat” oportünizmi küçük-burjuva devrimciliğinin tipik bir örneğidir.

Küçük-burjuva sürekli olarak devrimci bir çizgiyi takip ederse, proleter liderliğe duyulan ihtiyacı anlayabilir. Küçük-burjuva devrimciliği, böyle bir durumda , proleter devrimciliğe doğru ilerler.

Küçük burjuvazi ve onun çeşitli grupları burjuvaziye yöneldiğinde ve işçi sınıfının ve onun devrimci öncüsünün liderliğini reddettiğinde, durum oldukça farklıdır. Bu durumda küçük burjuva devrimciliği kaçınılmaz olarak devrimci hareketin ilerlemesini engeller.

“Sol kanat” oportünizmi ve açık sağ kanat oportünizmi aynı madalyonun iki yüzüdür. Sağ oportünistler, emperyalist burjuvaziyle savaşmak yerine onunla işbirliğini tercih ederler ve böylece devrimci hareketi zayıflatırlar. 

“Sol kanat” oportünistleri burjuvaziyle herhangi bir işbirliğini kesinlikle reddederler, ama gerçekte bu hareketi zayıflatırlar ve gruplarının bazılarını zararlı maceralara sürüklerler. Hem "solcu" hem de sağcı oportünizmin ideolojik temeli aynıdır - işçi sınıfının ve onun siyasi öncüsü Marksist-Leninist partilerin devrimci potansiyeline güven eksikliği.

Modern Troçkistler politik demagojiye başvururlar. Lenin'i lafta anarak, Leninizmi Troçkizmi ile yerdeğiştirmeye çalışırlar. (Bu Troçki'nin yöntemiydi). Bunlar Troçki'yi Lenin'in destekçisi ve sadık , aslında Lenin'in davasını devam ettiren tek takipçisi olarak açıklarlar.

Aşikar ki, Troçkistler  böyle bir aldatmacayla kurtulabileceklerini düşünüyorlar çünkü işçi sınıfına ve ulusal kurtuluş hareketinde yer alanlar ve özellikle birçok genç, Komünist Partisinin Birliğinin yaratıldığı  ve pekiştirildiği süreçte, ideolojik ve siyasi mücadelenin tarihini bilmiyorlar, çünkü Bolşevizmin şekillendiği ve gücünü kazandığı mücadeledeki ideolojik düşmanları bilmiyorlar.

Modern Troçkizmi teşhir etmek için birincil kaynaklara geri dönülmelidir, Troçkizme karşı ideolojik mücadeleyi incelemeli ve Lenin'in bu mücadele sürecinde öne sürdüğü temel siyasi ve teorik argümanları hatırlamalıyız ”.

Bu kolleksiyon Lenin'in Troçki'ye karşı mücadelesi ile ilgili makalelerini, mektuplarını ve konuşmalarını Kronolojik sıralama içinde veriyor. Lenin ve Bolşeviklerin Troçkizme karşı yürüttükleri uzlaşmaz ideolojik mücadeleyi yeniden yapılandırıyor, Troçki'nin anti-Marksist teorilerinin özünü ikna edici bir şekilde açıklıyor ve böylece modern burjuva propagandacılarının "Lenin ve Troçki  prensip olarak hiç bir şekilde farklı görüşte değillerdi, sadece geçici görüş farklılıkları vardı "tezini teşhir ediyor. Troçki her zaman Leninizmin ideolojik düşmanı olmuştur.

1915'te Troçkinin kendisi ve gazetesi Nashe Slovo, Lenin'in takipçilerine ve destekçilerine karşı ideolojik bir mücadele yürüttüğünü açıkça yayınladı. * * Nashe Slovo, 25 Kasım 1915.

Bu koleksiyonda yer alan ilk makaleler ve konuşmalar, Lenin'in Troçki'nin fikirlerine karşı mücadelesinin ilk dönemini yansıtmaktadır. Lenin, Troçki'yi ilk eleştirisini 1903'te Rusya Sosyal-Demokrat İşçi Partisi İkinci Kongresi'nde yaptı.

Rusya'daki işçi sınıfı hareketinin hem sayı hem de faaliyet olarak kapsamı bu dönemde dikkate değer hale gelmişdi. İşçilerin ayrı ve büyük ölçüde kendiliğinden faaliyetlerini politik olarak bilinçli bir sınıf mücadelesine dönüştürmek için devrimci bir Marksist partiye ihtiyaçı vardı. RSDLP İkinci Kongresi böyle bir partinin kurulmasından sorumluydu ve bu nedenle işçi sınıfı mücadelesinde önemli bir aşamaya işaret etmişti. Program ve Parti Kuralları hakkında iki farklı görüş vardı: biri devrimci diğeri oportünistti. Troçki kendini oportünistlerin yanında buldu. Lenin'in program sorunu ve örgütsel sorunlar konundaki devrimci çizgisine karşı çıktı. Parti programının taslağı, proletarya diktatörlüğü, yani işçi sınıfının siyasi iktidar kazanması hakkında Marksist görüşü içeriyordu. Troçki bu pozisyona sözlü itiraz etmedi. Ancak pratikte buna karşı çıktı. Batı Avrupa oportünistlerinin ve bu kongrede Menşevikler olarak tanınan Rus Sosyal-Demokratlarının görüşlerine denk gelen görüşleri açıkladı. Troçki'ye göre, proletarya diktatörlüğünün varlığı ancak proletarya ulusun çoğunluğunu oluşturduysa mümkün olurdu. Bu durumda Rusya'daki devrimin süresiz olarak durdurulması gerekecekti. Ekim 1917'deki sosyalist devrimin zaferi, bu oportünist tezin bariz bir çürümesine hizmet etti ve Lenin ve destekçilerinin doğruluğunu ortaya çıkardı.

İkinci Kongrede Troçki'nin oportünist pozisyonu, özellikle Partinin örgütsel yapısı sorunu, özellikle de Parti üyeliği koşullarını ana hatlarıyla açıklayan Kuralların ilk paragrafı ile ilgili olarak açıkça ortaya serildi. Lenin, bir Parti üyesinin Parti kuruluşlarından birine ait olması, onun rehberliğinde çalışması, kararlarına uyması ve Parti disiplinini gözetmesi gerektiğini düşünmekteydi. Sonuç olarak Parti, işçi sınıfına siyasi liderlik sağlayan siyasi olarak gelişmiş, örgütlü bir organ olarak görülüyordu.

Martov ve onu destekleyen  Troçki, herhangi bir militan işçinin, mutlaka örgütlerinden birine üye olmadan ve parti disiplininin gereklerini yerine getirmek zorunda kalmadan Partiye ait olabileceğine inanıyorlardı. Herhangi bir somut Parti örgütünün üyesi olmayan Parti insanını kabul etmek tehlikeliydi, çünkü bu şekilde Parti her türden yandaş-yolcular için açıktı. Belkide, dedi Lenin, (alaycı bir şekilde)  “iş yapan on kişi kendilerini Parti üyesi olarak adlandırmasaydı (gerçek işçiler unvanların peşinde koşmazlar!), Sadece  konuşan birinin Parti üyesi olma hakkı ve fırsatı olması  “Daha iyi olurdu”. 

Parti, İkinci Kongresinde Bolşevik ve Menşevik gruplarına bölündü. Lenin'in önderliğindeki ve işçi ve köylü kitleleri tarafından desteklenen Bolşevikler, Rusya emekçilerine çarlığı devirme, sosyalist bir devrim yapma ve devletin tamamen demokratikleşmesi  kamusal yaşam ve toplumun sosyalist çizgiler boyunca temel dönüşümü mücadelesine liderlik edecek birleşik bir devrimci parti kurmaya devam ettiler. Reformizm pozisyonlarına bağlı kalan Menşevikler ve Troçkistler, devrimci hareket üzerindeki etkilerini yavaş yavaş kaybediyorlardı.

Ocak 1905'te bir devrim başladı. Bu, eğer muzaffer olsaydı, otokrasinin devrilmesine ve demokratik bir cumhuriyetin kurulmasına yol açacak bir burjuva demokratik devrimdi. Bu devrimin temel itici gücü proletaryaydı (bu, ilk Rus devrimi ile birçok Batı Avrupa ülkesinde farklı zamanlarda gerçekleşen burjuva demokratik devrimler arasındaki temel farktı). Bu aşamada proletarya, köylülükle ittifak içinde hareket etti; devrimin bir sonraki aşamasında proletarya, burjuva-demokratik devrimin sosyalist bir devrime geçişi mücadelesinde liderlik üstlenecekti.

O zaman kilit sorunlardan biri, devrilen çarcı rejimin yerine geçecek geçici bir devrimci hükümet sorunuydu. Bolşevikler böyle bir hükümetin devrimci sınıfları temsil etmesi, yani proletarya ve köylülüğün devrimci-demokratik bir diktatörlüğü olması gerektiğine inanıyorlardı.

Menşevikler ve Troçki, devrim ve onun itici güçleri hakkındaki bu görüşe karşı çıktılar. Menşevikler, Rusya'daki devrimin, Batı Avrupa'daki önceki burjuva devrimleri gibi, devrim başarılı olursa siyasi iktidarı ele geçirecek olan  burjuvazi tarafından yönetilmesi gerektiğini düşünüyorlardı; bu nedenle proletarya, sınıfsal hedeflerini ortaya koymada burjuvazi ile rekabet etmemeliydi çünkü proletaryanın görevi burjuvaziyi desteklemekti. Menşevikler köylülüğün devrimci potansiyelini tamamen göz ardı ettiler. Öte yandan Troçki, Parvus'tan ödünç aldığı bir teori olan “sürekli Devrim” garip “sol” teorisini ortaya koyan diğer aşırı uç noktaya gitti. Bu teori, mevcut devrimin nesnel koşullarını tamamen görmezden geldiği için “ilginçti”. Troçki, işçi sınıfının müttefikleri olmadan tek başına siyasi iktidara gelebileceğini düşündü. “Çarsız bir  işçi hükümeti” sloganını ileri sürdü. Bu slogan, proletaryanın, kırsaldaki eski, kapitalist-öncesi ilişkilerin kalıntılarının tasfiyesi mücadelesinde güçlü bir devrimci güç oluşturan milyonlarca köylüden tecrit edilmesi anlamına geliyordu. Troçki, proletaryanın ve köylülüğün devrimci demokratik diktatörlüğüne karşıydı ve onun yerine Lenin'in devrimin karakterini ve itici güçlerini analiz etmesine karşı çıktığı “sürekli devrim” teorisini ortaya koydu. Troçki, devrimin burjuva-demokratik aşamasını görmezden geldi ve sonuç olarak Troçkinin teorisi, Lenin'in bir burjuva-demokratik devrimin sosyalist bir devrime büyüme teorisine bir saldırı ile eşdeğerdi.

Rusya'da 1905-1907 Devrimi hedeflerine ulaşamadı ve yenildi. Acımasız bir gericilik dönemi başladı. Çarlık, işçi sınıfının partisine büyük darbesini vurdu. Parti, çalışma tarzını değiştirmek zorunda kaldı. Lenin, yeni koşullarda, Marksist bir konuma sıkı sıkıya bağlı devrimci partinin korunmasının en önemli görev olduğunu düşündü. Yasadışı ve yasal çalışma biçimlerini birleştirmek, böylece Parti ile kitleler arasındaki bağları güçlendirmeyi mümkün kılmak gerekiyordu. Parti, çabalarını güç toplamaya, devrimin deneyimini ve derslerini incelemeye ve çarlık otokrasisine karşı gelecekteki mücadeleye yönelik hazırlıklara yoğunlaştırdı. Bolşevikler bu görevleri hem sağ hem de “sol” oportünistlere karşı mücadele ederek yerine getirmeye çalıştı. Sağ oportünistler Menşevik tasfiyecilerdi. Rusya'da gericiliğin başlamasından korkan Menşevikler, devrimci proleter partinin dağılmasını (tasfiyesini) savundular ve bunun yasal bir reformist parti ile değiştirilmesini talep ettiler. “Sol kanat” oportünistleri (Rusça “otozvat” kelimesinden otzovistler olarak bilinir)  gizli devrimci eylem çağrısı yaptı ve Devlet Duması'na (parlamento) işçi sınıfı temsilcileri  ve diğer yasal örgütlere üye olanları geri çağırdı. Böylece Partiyi maceracılık ve sekterlik yoluna itiyorlardı, böylece Partiyi kitlelerden koparmaya çalışıyorlardı. Hem tasfiyeciler hem de Otzovistler Partinin varlığına ciddi bir tehdit oluşturdular. Lenin o zaman şunu yazdı: “Sosyal-Demokrat Parti'nin karşı karşıya olduğu alternatif ya yok olmak ya da  bu eğilimlerden tamamen kurtulmaktır.” *
Lenin. Col Works, Vol. 17, s. 541.

Devamı
Lenin - Troçki ve Taraftarlarına Karşı - 2

Çeviri
Erdoğan A
10 Mayıs 2020