Salı, Mart 03, 2020

Suriye ve Unutturulmaya Çalışılan Gerçekler - kısaca

Mart 2011
Bazı bilinçsizce yapılan değerlendirme ve söylemleri bir yana bırakırsak, "Sol maskesi " arkasına saklanarak Suriye üzerine yapılan değerlendirmeler, özgüldeki savaşın tarihini de saklamaya ve unutturmaya çalışan şövenist ve burjuva milliyetçi uydurmalar olmayı aşmıyor ve aşamaz. Suriye'deki savaşın "emperyalistler arası bir savaş" olduğu, "gerici" olduğu , "bizi ilgilendirmediği" vb. yaygaralarının ML Sol ile uzaktan yakından hiç bir ilgisi yoktur, olamaz.

Artık emperyalist basın ve yayın medyasının da kabullendiği, ABD, İsrail ve Türkiye'nin örgütlediği, beslediği  ISIS, ÖSO ve diğer cihatçı, şeriatçı çetelerle başlatılan emperyalist saldırganlık, dokuz sene önce, 15 Mart 2011 de başladı. 

Haziran 2014
Üç sene içinde, Suriye'nin ekonomisini ayakta tutan petrol kaynaklarının olduğu bölgeler emperyalistlerin direk yardımıyla, bombalamalarıyla, ISIS in eline geçti. Halep ve İdlib  ve güneyde de İsrail sınırındaki bölgeler diğer cihatçıların eline geçti. 2014 e gelindiğinde ABD emperyalizmi petrol kaynaklarının olduğu bölge ve petrol taşıma yollarını askeri kontrolü altına almıştı. İşgal edilen bölgelerde kafa kesen, kadınları zincire vuran, köle olarak satan şeriat sistemleri kurulmuştu.

Yani devam eden savaş ABD, İsrail, TR emperyalist bloku ve şeriatçı  çeteleri ile Suriye hükumeti arasında devam eden bir savaştı. Suriye açısından bu savaş, olabilecek en gerici  feodal yapılandırmalara, yapılara ve emperyalist saldırganlığa karşı haklı, ilerici, anti emperyalist bir savaş niteliğini taşıyordu. ML belirleyici bir gücün olmadığı yerde, Feodalizme karşı kapitalizmi, şeriatçılığa karşı burjuva cumhuriyeti tercih etmeyen, bırakın ML bir devrimciliği, burjuva demokratı bile olamaz, sadece gerici olabilir. 

Marksist Leninistler feodalizme karşı kapitalizmi, geriye adımlara karşı ileri adımları, faşist devlet biçimine karşı burjuva demokrat devlet biçimini vs yani "emekçi halkların ve onların mücadelelerinin çıkarına olan gelişmeleri desteklerler, ya da en azından bu gelişmelere karşı çıkmazlar ve bunun sosyalist devrimci bir kurtuluş olmadığını da aynı şekilde vurgularlar.

Her burjuva demokrasisin özünde bir burjuva diktatörlüğü olduğunun bilincinde olan bir sosyalist, “burjuva demokratik rejimi, burjuva feodal mutlakıyet rejimine oranla onayladığını söylemekten hiçbir zaman korkmamıştır ve hiçbir zaman korkmayacaktır. ” Lenin Burjuva Demokrasisi ve Proletarya Diktatörlüğü "Biz şöyle deriz" diyor Stalin": Demokratik cumhuriyet, feodal sistemi yıktığı ölçüde iyidir -ve biz onun uğruna savaşırız; ama burjuva sistemini güçlendirdiği ölçüde kötüdür- ve biz ona karşı savaşırız.""  Anarşizmmi Sosyalizmmi

Yani, Suriye "rejimi" , "esad rejimi", "faşist rejim" vb gibi emperyalist siyasi söylemler, Suriyenin şeriatçı feodal gericiliğe ve saldırgan, işgalci, yağmacı, ilhakcı emperyalizme karşı verdiği haklı, ilerici anti emperyalist savaşı, haksız kılamayacak şövenist ve ya da burjuva milliyetçi söylemlerdir.

" Emperyalist baskı koşulları altında" diyor Stalin, "bir ulusal hareketin devrimci karakteri, " harekette proleter ögelerin yer alması gerektiğini; hareketin devrimci ya da cumhuriyetçi bir programa, demokratik bir temele sahip olması gerektiği ön şartını koymaz."Leninizmin Temelleri

Ağustos 2015
Ağustos 2015 e gelindiğinde ülkenin büyük çoğunluğu emperyalistler ve çeteleri tarafından işgal edilmiş, kadınların zincire vurulması, köle olarak satılması, kafa kesmeler, şeriat yasaları  ülkede hakim olan pratikler haline gelmiş, Suriye tamamıyla yenilgiyle karşı karşıya durumdaydı. Bundan tam bir ay sonra, yani emperyalist saldırının başlamasından 4 yıl sonra, Eylül 2015 de hükumetinin davetiyle Rusya Suriyenin şeriatçılara ve emperyalist işgale karşı savaşına askeri olarak dahil oldu.

Rusyanın dahil olması ve akıllı politikasıyla Suriye'de kolayca at oynatamayan emperyalistler, ve şeriatçı çeteler giderek gerilemeye başladılar. ABD nin gerilemesi ve şeriatçı çetelerin paniği, TR İslami faşizmini, kendi sermayesi için emperyalist yağmadan aslan payı alabilmek için ikili oynamaya, stratejik yalpalamaya  zorladı. Bu yalpalama gelinen yerde onu, iki kedinin arasında "kapana sıkışmış fare" durumuna düşürdü. 

Savaşı "Emperyalistler arası savaş" olarak değerlendirmedeki burjuva milliyetçi kılıfı, Rusya nın bu savaşta "taraf" olması temelinde bir kılıf. Saldırgan , işgalci, ilhakçı yağmacı bir emperyaliste karşı  verilen haklı, ilerici anti emperyalist savaşa , başka bir emperyalist ülkenin aynı saflarda müdahalesi o savaşın anti-emperyalist olma niteliğini değiştirmez. "Emperyalizm döneminde," diyor Lenin," emperyalist büyük devletlerin birisine karşı verilen her ulusal savaşın, başka bir rakip emperyalist büyük devletin müdahalesine yol açtığını ve böylece her ulusal savaşın bir emperyalist savaşa dönüştüğünü söylüyor. Ama bu iddia da yanlıştır. " Proleter Devrimin Askeri programı

ML ler kavramları kitlelerin kafasını karıştırmaya yer vermeyecek şekilde kullanmakla yükümlüdürler. Leninin belirttiği gibi " emperyalist Büyük Güçler arasındaki savaş ya da Büyük Güçlerle ittifak halinde verilen savaş, bir emperyalist savaştır."  Emperyalist ülkelere karşı verilen bir savaş gerçek bir ulusal savaştır. .. ezilen bir ulusun yabancı bir zalime karşı yürüttüğü bir savaşta "Ana vatanın savunulması", aldatmaca değildir." "Gerçekten ulusal kurtuluş için yürütülen savaşları inkar etmek, Marksizmin yapılabilecek en kötü karikatürünü sunmaktır. ..... Demokratik bir savaşta “vatanın savunulması” nın reddedilmesi, ..Marksizmle hiçbir ortak yanı olmayan bir saçmalıktır." Marksizmin Bir Karikatürü ve Emperyalist Ekonomizm

Bilinçlice yapanların dışında, Savaşı "emperyalist savaş" olarak bilinçsizce niteleyenler, eğer ABD ve TR emperyalizmini vurgulamak istiyorlarsa,  bunu "bu özgül savaşta bunların emperyalist saldırgan, yani haksız, yani gerici " olduğunu, Suriye açısından ise bu savaşın feodalizme ve emperyalizme karşı verilen haklı, ilerici bir savaş olduğunu vurgulamaları gerekir. Saldırgan Emperyalist ülkelerin sosyalisti açısından "ana vatan savunması " diye bir şey söz konusu olamaz, alınacak tavır "yenilgici" tavırdır, aksinde bu şövenizmdir. Ana vatan savunması anti emperyalist savaş veren Suriye halkı için geçerlidir.  Leninin sözleriyle "her sosyalist , ezilen, bağımlı ve eşit olmayan devletlerin, zulüm eden, köleci ve yağmacı 'Büyük' ​​Güçlere karşı zafer kazanmasını ister ." Savaşa Karşı Marksist Tutum"

Şövenistlerin ve burjuva milliyetçilerin unutturmaya çalıştığı sadece Suriye'deki savaşın tarihi değil, savaşların tanımlaması ve bu temelde Marksist Leninist lerin alması gereken doğru tavırdır. Hiç bir devrimci, Marksizm Leninizme ihanet etmeden, Suriye'deki savaşı "emperyalistler arası savaş" olarak tanımlayamaz. Gerçi bu değerlendirmeyi yapanlar, etnikliklerinden ve bundan kaynaklanan subjektifliklerinden  bir türlü kurtulamamakla ML e zaten ihanet etmiş durumdalar.

Erdoğan A

3 Mart 2020

İlgili geniş yazı
Emperyalist Savas Nedir ? Anti Emperyalist Savaş Nedir?