Cumartesi, Ekim 06, 2018

STALİN VE HİNDİSTAN KP GÖRÜSMESİ -1951

 Önsöz

Stalinin bu konuşması bir sürü önemli konulara değinen, konulara, somut duruma bağımlı kalarak, gerçekçi bir yaklaşımla değerlendirmeler, somut stratejik ve taktiksel önerileri içeren önemli bir değere sahiptir.

Stalin in bu değerlendirme ve önerilerini sadece "Hindistan la ilgili" olarak ele almak, Marksizmin Diyalektiğine aykırı bir yaklaşımdır. Stalin in değerlendirmeleri ve önerileri, özellikle bugün Türkeyedeki bazı hareketlerin gerek teorik ve gerekese pratik anlayış ve yaklaşımları konusunda ezber bozucu niteliktedir. Bu nedenle defalarca okunması, özümlenmesi ve ciddi bir şekilde üzerinde düşünülmesi gereken bir öneme sahiptir.

Erdoğan A.

STALİN VE HİNDİSTAN KP GÖRÜSMESİ -1951

Yoldaş Stalin: Sorularınızı aldım. Onlara cevap vereceğim ve sonra kendi görüşlerimi söyleyeceğim.. 

Belki herşeyi tartışmayı akşam üzeri yaptığımız için size garip gelebilir. Gündüzleri meşgulüz. Çalışıyourz. İşten gece saat 6 da çıkıyoruz. 

Konuşmaların uzun sürmesi size belki de, garip gelebilir, ancak maalesefki, görevlerimizi başka türlü yerine getiremeyiz. MK'miz partinize fikir vererek yardım etmemiz için  sizinle şahsen toplanmamız görevini verdi. Partinizi ve görevlilerinizi iyi tanımıyoruz . Bu görevi çok ciddiye alırız. Fikirlerimizi verme üstlendiğimiz an, bunun üzerine partinizin ahlaki sorumluluğunu üzerimize alırız, içi boş-anlamsız fikirler veremeyiz. Sizinle ve materyallerle (konularla)  kendimizi aşinalaştırmak, ve sonra fikir vermek istedik.

Bir sürü sorular sormamız ve nerdeyse sorgulama yapmamız size garip gelebilir. Başka türlü yapamayız şartlarımız böyledir. Durumumuz öylesine ki, başka türlü yapamazdık. Bu pek hoş olmayan bir yol ama , (bu konuda) yapabileceğimiz bir  şey yok. (içinde bulunduğumuz) Şartlar bunu gerektiriyor. Şimdi meselenin aslına geçelim.

Sorunuz: Hindistan da ki yaklaşan devrimi nasıl değerlendirmeli? 

Biz, Ruslar, bu devrimi temelde tarımsal (devrim)  olarak görüyoruz. Bu, feodal mülkiyetin tasfiyesi ve toprağın köylüler arasında onların kişisel mülkü olarak bölünmesi demektir. Bu, Köylü özel mülkiyetinin onaylanması için, feodal özel mülkiyetin tasfiyesi demektir. Gördüğünüz gibi burda sosyalist olan hiç bir şey yok. Hindistan'ın sosyalist devrimin eşiğinde olduğunu düşünmüyoruz. Bu aynı zamanda her yerde konuşulan Çin yoludur, tarımsal devrim, yani ulusal burjuvazinin mülkiyetine el konulmadan ve ulusallaştırılmadan  anti-feodal devrim. Bu bir burjuva demokratik devrimi veya bir demokratik halk devriminin ilk aşamasıdır.Çin'den önce başlayan, Avrupa'nın doğu ülkelerindeki demokratik halk devriminin iki aşaması vardır. Birinci aşaması - tarım devrimi veya tabiri caizse, tarım reformu. Avrupa'daki halk demokrasisi ülkeleri savaştan sonraki ilk yılında bu aşamadan geçtiler. Çin şimdi bu birinci aşamasında. Hindistan bu aşamaya yaklaşıyor. Doğu Avrupa'da görüldüğü gibi, demokratik halk devriminin ikinci aşaması, tarım devriminden, ulusal burjuvazinin mülksüzleştirilmesine geçişle oluşur. Bu zaten sosyalist devrimin başlangıcıdır.  Avrupa'nın tüm halk demokrasisi ülkelerinde işletmeler, fabrikalar, bankalar millileştirildi ve devlete devredildi. Çin hala bu ikinci aşamadan uzaktır. Bu aşama Hindistan’da da uzaktadır, ya da  Hindistan bu aşamadan uzaktır.

Orda, Hindistan da Çin biçiminde bir devrimin başlatılmasıyla ilgili Kominform gazetesinin başyazısından bahsediyorlar. Bu başyazı Hindistan'ın sosyalist devrim yolunda olduğunu düşünen [Balachandra Trimbak] Ranadive'in makaleleri ve konuşmaları nedeniyle ortaya çıktı. Biz, Rusya komünistleri, bunun çok tehlikeli bir tez olduğunu düşünüyoruz ve buna karşı konuşmaya karar verdik, ve Hindistan ın, Çin yolunu tecrübe ettiğini, yani, demokratik halk devriminin ilk aşaması olduğuna işaret ettik. Bu demektir ki, kendi devrimci cephenizi şu şekilde yaratmak zorunda olacaksınız;  bütün köylülüğü ve kulakları feodal ağalara karşı ayaklandırın ki, feodal ağalar kendilerini izole olmuş  hissetsinler. İngiliz emperyalistleriyle ulusal burjuvazinin blokunu soyutlamak için, halkın ve ulusal burjuvazinin tüm ilerici katmanlarınının,  İngiliz emperyalizmine karşı ayaklanması gerekir. Bir darbede tüm emperyalistlerin, İngiliz ve Amerikalıların, hepsinin kovulması gerekir görüşüne alışılmış. Cephe böyle bir şekilde yaratılamaz. Ulusal cephenin keskin tarafı İngiliz emperyalizmine karşı yöneltilmelidir. Bırakın diğer emperyalistler, Amerikalılar dahil, onlarla ilgilenmediğinizi düşünsün. Bu gereklidir, böylece pratiğiniz  nedeniyle  tüm emperyalistler size karşı birleşik olmaz, ve aralarına nifak saçmak için. Eğer Amerikan emperyalistleri kendileri kavgaya girerlerse, Hindistan birleşik ulusal cephesini onlara karşı da yönletilmesi  gerekecek.

Ghosh: Tüm dünya da şu anda anti-demokratik kampın başı olarak kabul edilen Amerikan emperyalizmine karşı  mücadele devam ederken neden sadece İngiliz emperyalizmine karşı (savaşmamız gerektiği konusu) bana açık (anlaşılır)  değil ?

Yoldaş Stalin: Çok basit; birleşik ulusal cephesi İngiltere'ye karşıdır, İngiltere'den ulusal bağımsızlığı için, Amerika'dan değil. Bu sizin ulusal özgünlüğünüzdür. Hindistan kimden yarı-kurtarıldı? İngiltere'den, Amerika'dan değil. Hindistan Amerika nın değil, İngiltere nin Common Wealth (Eyaletler) i içindedir. Ordunuzda subaylar ve diğer uzmanlar Amerikalılar değil ama İngilizlerdir. Bunlar tarihi gerçeklerdir ve bunlardan kaçınmak imkansızdır.

Söylemek istediğim, parti kendisini bütün görevlerle, dünyanın tüm emperyalizmiyle savaşmak görevleriyle yüklememelidir. Sadece bir hedef almak gereklidir: İngiliz emperyalizminden kurtuluş. Hindistan'ın ulusal görevi budur. Feodal sınıflar da aynı şekilde. Şüphesiz, kulaklar düşmandır. Fakat hem feodal ağalara hem de kulaklara karşı savaşmak akılsızlıktır. Birinin iki yükü üstüne alması mantıksızlık olacaktır —kulaklara karşı mücadele ve feodalizme karşı mücadele.

(Öyle) Bir Cephe  inşa edimesi  gerekir ki, yalnızlaşacak olan siz değil,  düşman olmalı. Bu, söylemek gerekirse, komünist partinin mücadelesini kolaylaştıran bir taktiktir. Aklını kullanan hiç bir kimse, yüklerin tümünü üstüne almak istemeyecektir. Sadece bir hedef alınması gerekir— İngiltere imparatorluğunun bir kalıntısı, feodalizmin tasfiyesi. Aynı anda diğer emperyalist güçlere dokunmadan, Feodal ağalarını izole et, feodal ağaları yok et, ve İngiliz emperyalizmini yık . Eğer bu çalışırsa—meseleleri kolaylaştıracaktır. Şimdi, eğer Amerikan emperyalistleri burunlarını sokarlarsa, o zaman onlara karşı da mücadele yürütmek gerekecek, fakat insanlar bilecek ki siz değil onlar saldırdı. Amerikalıların ve Kuşkusuz kulakların da zamanı gelecek. Ama sonra , herbirinin kendi sırasıda. 

Ghosh: Şimdi anladım.

Dange: Bu Amerikan emperyalistlerine karşı propaganda ve ajitasyon çalışmalarını yürütmeyi ve onlara karşı mücadeleyi aksatmayacak mı? 

Yoldaş Stalin : Şüphesiz ki hayır. Onlar halkın düşmanıdırlar ve onlara karşı mücadele etmek gereklidir.

Dange : Bu soruyu Amerikan emperyalizmine karşı mücadele görevini kimsenin oportünistik bir şekilde yorumlamaları için sordum.

Yoldaş Stalin: Düşman akıllı bir şekilde yalnızlaştırılmalıdır. Amerikalılara karşı değil ama İngiliz emperyalistlerine karşı bir karar önerin. Amerikalılar karışırsa, o zaman o başka bir durumdur.

Rao : Kulaklar arasında feodal sömürü uygulayan  küçük bir kısım vardır: toprak kiralarlar ve tefecidirler. Genelde toprak ağalarının saflarındalar. 

Yoldaş Stalin: Bu hiç bir şey ifade etmez. Feodal ağaların tasfiyesi esas genel göreviyle karşılaştırıldığında, bu özel bir durumdur. Propagandanızda feodal ağaların aleyhinde konuşmanız gerekir ama varlıklı köylülerin aleyhinde değil. Siz, kendiniz kulakları feodal ağalarla bir birliğe itmemelisiniz. Feodal ağalar için bir müttefik yaratmaya gerek yoktur. Kulakların köyde büyük bir etkinliği-nüfuzu var, köylüler kulakların kendi büyük becerileri sayesinde "bir yere gelidklerini"  zannederler vs. Kulaklara köylüleri yenme olanağı verilmemelidir. Sizin feodal ağalarınız soylulardanmı?

Rao : Evet.

Yoldaş Stalin: Köylüler soyluları sevmezler. Burada, feodal ağalara köylülerle müttefiklik yapma fırsatı verilmemesi için, buna tutunmak gerekir.

Punnaiah: Aramızda ulusal burjuvazi sorununda kafa karışıklığı var. Ulusal burjuvazi derken ne demek isteniyor?

Yoldaş Stalin: Emperyalizm başka ülkeleri ele geçirme siyasetidir. Sizin ulusal burjuvaziniz  başka ülkeleri almayı gerçekten düşünür mü? Bu arada , İngiliz emperyalizmi Hindistan'ı ele geçiriyor. Ulusal burjuvazi, Hindistan ın burjuvazisi , orta ve büyük, bunlar sizin kendi ulusal sömürücülerinizdir. Onlara karşı hareket etmediğinizi söylemeniz gerekir, ama dış düşmana karşı, İngiliz emperyalistlerine karşı. Ulusal burjuvazi arasında kendilerini sizinle aynı fikirde olan bir sürü unsurlar bulunacaktır. Ulusal burjuvazinin en üst kesimi zaten emperyalizmle aynı ligdedir, fakat sadece bir kısmı ve ayrıca geniş değil değil. Burjuvazi temel olarak Hindistan'ın tam özgürlüğü için mücadelede sizi desteklemekle ilgilenir. Aynı şekilde, Feodalizmin tasfiyesiyle de  ilgilenir. Burjuvazinin bir  pazara, iyi bir pazara ihtiyacı vardır.Eğer köylüler toprak elde ederlerse, bir iç pazar olacaktır, orada satın alabilecek insanlar olacaktır. Basında tüm bunların açıklanması gerekir.Ulusal burjuvazinin İngilizlerin yanına gitmemesi sizin için avantaj olacaktır.

Şeyleri o şekilde düzenlemelisiniz ki, İngiliz emperyalistleri Hindistan'da yeni müttefik edinemesinler. Çin'de hiç bir şekilde burjuvaziyi mülksüzleştirme adımları atılmamıştır. Çin'de sadece Japon mülkiyeti ulusallaştırıldı, Amerikalı işletmeler bile ulusallaştırılmadı, hepsi çalışıyorlar.

Eğer sizin devriminiz Çin tipi ise, şu an için, burjuvazinizi İngiliz emperyalistlerinin saflarına itecek adımlar atmamalısınız. İşte size Çin tipi. Çin'de ulusal burjuvaziye dokunmadılar, ve şimdi sadece Amerikan emperyalizmine karşı konuşuyorlar ve Çin halk hükümetine yardım ediyorlar. Bu Amerikan emperyalistlerinin Çin'de yalnızlaştırıldığının söylenebileceği anlamına gelir.

Hindistan'ın bölünmüşlüğü ile ilgili olarak, bu İngilizler tarafından uygulanan dolandırıcılığın bir parçasıdır. Eğer siz bir hareket programı tasarlıyorsanız, orda, Pakistan, Hindistan ve Seylan arasında askeri ve ekonomik birlik istediğinizi  söylemelisiniz. Birbirlerinden yapay olarak ayrılmış olan bu üç ülke, yakınlaşacaklardır. Bu, bu ülkelerin kendilerini birleştirmeleriyle sonuçlanacaktır. Bu birleştirme fikri öne sürülmelidir ve halk sizi destekleyecektir. Pakistan ve Seylan'daki liderler buna karşı olacaktır, fakat halk onları ezecektir. Bu yapay bölünmenin neye yol açtığı, Bengal'de kendini gösteriyor. İlk olarak, Bengal vilayetleri (nin) Pakistan'dan (bağları) koparılmıştır. 

Dange: Ulusal burjuvazi anlayışı , genel olarak orta burjuvaziye ulusal burjuvazi denir olarak sürekli öğretildik. Hindistan'da büyük burjuvazi İngiliz emperyalistlerinin saflarına geçmiştir.

StalinYoldaş: Hindistan'da tamamıyle İngiliz olan bankalarınız var mı?

Dange: Evet, Hindistan'da ortak (olarak sahip) olunanlar yanında, İngiliz bankaları var. Programımızda büyük burjuvazinin ulusallaştırılması için bir talep var. Bürokratik olan sermaye.

Stalin Yoldaş: Bürokratik sermaye değil, ama endüstriyel ve ticaret sermayesidir. Çin'de bürokratik sermaye devlet kaynaklarından kazanıldı. O devletle ilişkili sermayedir ve sanayi ile çok az ilişkilidir.  Sun ve diğer aileler Amerikalılarla ayrıcalıklı anlaşmalar için para aldılar. Çin'deki büyük sanayiciler ve tüccarlara gelince: onlar oldukları gibi kaldılar. Onlar Amerikalı ve İngiliz banka sermayesiyle müttefik olsalar bile, büyük kapitalistleri kamulaştırmayı tavsiye etmem. Sessiz bir biçimde düşmanın tarafına kim giderse mülklerini kaybedecek demek daha iyi olacaktır.

Şüphesizki, eğer devrim ateşlenirse, büyük kapitalistlerin bir parçası tüyecektir. O zaman hain diye adlandırın ve mülklerine el koyun, fakat büyük burjuvaları İngiliz sermayesi ile dostluklarından dolayı mülksüzleştirmeyi tavsiye etmem. Çin de yaptıkları gibi yapın. Eğer programınızda büyük burjuvazinin mülksüzleştirilmesi varsa, onun çıkartılması gerekir.Yeni bir program veya hareket platformu çizmeniz gerekecek. Büyük burjuvaziyi tarafsızlaştırmak ve tüm ulusal burjuvazinin onda dokuzunu koparmak sizin için oldukça avantajlıdır. Kendinize yapay yeni düşmanlar yaratmaya gerek yoktur. Zaten bir sürüsü var. Büyük burjuvazinizin sırası gelecek ve o zaman, tabiki onlarla çatışmak zorunda kalacaksınız.

Devrimin sorunları aşamalı kararlaştırılır. Aşamaların hepsi bir (yığın halinde olmaz) araya konulamaz. Aşamaya göre karar vermek ve düşmanları adım adım yenmek gerekir – bugün bir kısmı, yarın diğerleri, ve güçlendiğiniz zaman, hepsini birden yenmeniz mümkün olabilir, fakat şuan için hala zayıfsınız.

Sizler bizim devrimimizi kopya ediyorsunuz. Ancak bunlar farklı aşamalardır. Diğer partizan partilerin tecrübeleri eleştirel olarak ele alınmalı ve bu tecrübeyi Hindistan'ın özel şartlarına uygulamalısınız. Soldan eleştirilmekten korkmayın. Buharin ve Troçki Lenin'i soldan eleştirdiler, fakat sonunda gülünç oldular. Ranadiv Mao Zedong'u soldan eleştirdi, fakat Mao Zedong haklı -o kendi ülkesinin şartlarına uygun hareket ediyor. Kendi çizginizi takip edin ve Solcu çığırtkanlıklara aldırmayınız. 

Şimdi ikinci soru üzerine, Çin yolu hakkında.

Politik ve sosyal alanlarda Çin yolu üzerine zaten konuştum. Bu bir tarım devrimi olacaktır. Silahlı mücadele ile ile ilgili olarak , öyleyse, Çinlilerin silahlı mücadeleyi değil, silahlı devrimi konuştukları söylenmelidir. Onlar buna kurtarılmış bölgelerle ve kurtuluş ordusuyla birlikte partizan savaşı olarak baktılar. Bu demektir ki silahlı devrimden ve partizan savaşından  bahsetmek gerekir, silahlı mücadeleden değil.

‘Silahlı mücadele’ deyimi ilk defa Kominform gazetesinde kullanıldı. Silahlı mücadele bir partizan savaşından daha fazla anlama sahiptir, köylülüğün partizan savaşı ile işçilerin genel grevler ve ayaklanmalarının bir birleşimi demektir. Partizan savaşı hala, ölçek olarak, silahlı mücadeleden daha geniştir. Çin liler silahlı devrime nasıl başladılar?

1926-27'de Çinli yoldaşlar Guomindangistlerden koptular. Guomindang'a karşı 40-50 bin kişilik bir orduyu eğitmiş olarak, ayrı bir kampa koptular. Bu ordu partizan savaşının temeliydi. Şehirlerden ve demiryollarından uzakta, ormanlarda ve dağlarda gizlenmeye başladılar. Şüphesiz ki, temel kadrolar, Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi neredeyse, onlarda ordaydı.Çin kurtuluş ordusu kendisini şehirde üs lendiremezdi. Hafif silahlara sahiptiler ve kuşatılmamak, yok edilmemek için, şehirlerden ve demiryollarından uzakta  bir sürü yerlerde özgür partizan bölgeleri kurdular. Kuşatıldılar, kuşatmadan kurtuldular, eski özgür bölgeleri terk ettiler ve yenilerini yarattılar, muharebelerden kaçındılar, ne kadar uzun sürdüyse, o kadar Çinli komünistler işçilerden ve şehirlerden koparıldılar.

Mao Zedung, şüphesiz, işçilerle bağlarını koparmak istemedi, fakat partizan savaş yolu, şehirlerle ilişkiyi kaybetmeye neden oldu. Bu, bahtsız-üzücü bir gereklilikti. Sonunda uzun bir dönem savundukları, Yan'an'da üslendiler. Köylülere çağrı yaptılar, onlara nasıl tarım devrimi sürdürmede eğittiler, ordularını genişlettiler ve ciddi bir güce dönüştürdüler. Fakat tüm bunlara rağmen,  karakteristik partizan mücadelesinin ciddi sakıncalarından (olumsuz yanlarından) kaçınamadılar. . 

Kurtarılmış bir partizan bölgesi nedir? 

Her şeye rağmen- sadece bir ülke içinde bir adadır. Bu bölgenin geri bölgesi yoktur, kuşatılabilinir, abluka edilebilinir. Dayanabileceği geri bir alanı yoktur. Ve bu şekilde oldu. Yan'an kuşatıldı ve Çinliler burayı büyük kayıplar vererek terkettiler. Eğer Çin komünistleri Mançurya'ya yerleşmeyi kararlaştırmasalardı, bu uzun bir süre böyle devam edecekti.Mançurya'ya geçmekle kendi pozisyonlarını hızla iyileştirdiler,  ve  bir dost ülke şeklinde geri alan buldular. Şimdi artık bu bir ada değildi, bir ucu SSCB'ne dayanan bir yarımada gibi birşeydi. Bundan sonra Chiang Kai-shek Çin partizanlarını kuşatma olanağını kaybetti. Ve sadece Çinliler yerleştikten sonra, kuzeyden güneye saldırıya geçme olanağına sahip oldular.Tarih budur.

Bunun etkileri nedir?

Köylülerin partizan savaşı ciddi bir meseledir ve devrim için bir büyük kazançtır. Bu alanda Çinliler özellikle geri ülkeler için, devrimci pratiğe yeni katkılar sağladılar. Ve, şüphesiz, köylülerin nüfusunun %80-90 ı olduğu bir ülkede, her komünist bu yöntemi mücadele alanına ilave etmek zorundadır. Bu reddedilemez.

Fakat ayni zamanda Çinli yoldaşların bu tecrübesinden ortaya çıktı ki,  kurtarılmış bölgelerle partizan savaşının kendi büyük dezavantajları-sakıncaları vardır. Bu dezavantajlar, partizan bölgelerinin her zaman abluka edilmeye açık bir ada olduklarıdır.Bu çemberi  başarıyla kırmak , sadece sağlam bir "geri" yaratmakla, bir dost komşu bölgeye bağlantı kurmak ve dayanmakla ve bu devleti kendi sağlam "geri"sine döndürmekle mümkündür.Çinliler Mançurya'ya yerleşmekle akıllı bir adım attılar. Eğer bunu yapmasalardı durum nasıl sonlanırdı bilemem.

Partizan savaşının zafere ulaşmak için kendi gücü yoktur. Partizan savaşı eğer dost komşu ülkeye dayanırsa zafere götürür. Çinli yoldaşların Manchurya'ya ulaşana kadar, çembere alınmaktan korktuklarından, saldırmak istememeleri son derece karakteristiktir, ve sadece bu yerdeğiştirme den sonra açıkça saldırıya başladılar ve Çan Kay Şek ordularına karşı başarılar kazandılar. Partizan savaşının bu dezavantajları gözönüne alınmalı.

Bize diyorlarki,  partizan savaşı orada-Hindistanda devrimin zaferini elde etmek için tamamen yeterlidir. Bu doğru değil. Çin'de Hindistan'dan daha uygun şartlar vardı. Çin'de eğitilmiş bir Halk Kurtuluş Ordusu vardı. Sizin eğitilmiş bir ordunuz yok. Çin'de Hindistan gibi, böyle yoğun demiryolu ağları yok, bu (Çinli)  partizanlar için oldukça yararlı. Başarılı partizan savaşı için olanaklarınız Çin'dekinden daha az. Hindistan endüstriyel alanda Çin'den daha gelişkindir. Bu, gelişme bakış açısından iyi, ama partizan savaşı bakış açısından kötüdür. Ne kadar ayrı ve kurtarılmış bölgeler yaratırsanız yaratın,  bunlar  sadece adacıklar olacaktır. Sizin  Çin partizanlarının yarattığı,  SSCB yi arkasına almak, gibi ,  dayanacağınız bir komşu dost ülke yok.

Afganistan, İran ve Tibet, Çinli komünistlerin hala ulaşamadığı yerler... Bu SSCB gibi bir "geri" (alan) değil. Burma? Pakistan? Bunların hepsi  kara sınırları, gerisi deniz. Bu nedenle bir alternatif aramanız gerekli.

Partizan savaşı gereklimi? tartışmasız bir şekilde-  evet gerek var.

Kurtarılmış bölgeler ve bir ulusal kurtuluş ordunuz olacak mı?

Böyle bölgeleriniz ve aynı zamanda böyle bir orduya ship olma olanağı olacakmı? Ama, bu zafer için yetersizdir. Partizan savaşının işçilerin devrimci eylemleri ile birleştirilmesi gerekir.  Bunsuz, sadece-(kendi başına)  partizan savaşı başarı elde edemez. Eğer Hintli yoldaşlar  ciddi bir demiryolu genel grevini örgütleyebilirlerse, o zaman bu  ülkenin ve hükümetin hayatını felç edebilir ve bu partizan savaşına büyük yardım olur. Köylüyü ele alın... Eğer ona derseniz ki -işte  sizin için partizan savaşı ve onunla herşeyi yapacaksınız, o zaman köylü soracak -neden  bu mücadelenin yükünü  sadece  bana yüklüyorsun, işçiler ne yapacaklar? Devrimin tüm yükünü kendi üstüne almayı kabul etmeyecektir. Yeterince akıllıdır,  -vergiler vs- bütün  kötülüklerin şehirlerden geldiğini biliyor. Şehirlerde bir müteffiğinin olmasını ister. 

Eğer ona  işçilerle birlikte mücadele edeceğini söylerseniz, bunu anlayacak ve kabul edecektir. Burda, Rusya'da böyleydi. Sadece köylüler arasında bir mücadele takip etmek değil ve  sadece partizan müfrezesini yaratmak değil, fakat ayni zamanda işçi sınıfı arasında ciddi yoğun çalışma yapmanız ve onların  güvenlerini kazanmanız , çoğunluğunu saflara  kazanmanız gerekir , ve aynı zamanda işçiler arasında silahlı müfrezeleriniz olmalıdır, işçiler ve demiryolu çalışanları tarafından grevler hazırlamalısınız ve şehirlerde işçi müfrezeleriniz olmalıdır.

Ne zaman bu iki dere-ırmak birleşir, zaferin emin olduğu düşünülebilinir. Biliyorsunuz ki Rusya'da 1905'de çar halka boyun eğdi, onlara bir Duma (parlamento) ve bir dizi başka özgürlükler verdi. Çar gerilemeye zorlandı.

Çarda böyle korku yaratan neydi?  Demiryolu işçilerinin grevleri! Başkent ülkeden koparıldı. Demiryolu işçileri Petersburg'a (girişe) sadece işçi delegelerine müsaade ediyorlardı,  mallar ve diğer hiç bir şeye değil. 

Demiryolu işçilerinin grevlerinin önemi devrimde çok büyüktü ve bu partizan müfrezelerine yardım etti.

Sonra , askeri birlikler ve askerler arasında çalışma. 1917'de askerler arasında o kadar propaganda yaptık ki, bütün askeri birlikler bizim saflarımızdaydı. 

Askerleri ne etkiledi ? Toprak sorunu..

Bu öyle bir silah ki çarın koruma görevlisi olan Kazaklar bile karşı koyamadılar. Eğer doğru politika takip edersen, devrimci duygular ekebilir ve gerici çevreler içinde farklılıklar uyandırabilirsin. 

Çin yolu Çin için iyiydi.

Fakat  şehirlerde proletarya mücadelesinin köylülerin mücadelesiyle birleştirmek gerektiği Hindistan  için yeterli değildir. Bazıları  Çinli yoldaşların böyle bir birleşime karşı olduğunu düşünüyor. Bu yanlıştır. 

Mao Zedong, orduları  Nanking'e giderken, Şangay işçileri greve gitselerdi veya  silah fabrikalarında işçiler greve gitselerdi, bundan memnun olmayacak mıydı? Elbette ki hayır. Fakat bu Mao Zedong'un şehirlerle ilişkilerini kopardığı için olmadı. Eğer demiryolu işçileri greve gitseler ve Çan Kay-Şek mermi alma imkanından mahrum olsaydı Mao Zedong şüphesizki mutlu olacaktı.

Buna rağmen, işçilerle ilişkinin olmaması üzücü  bir gereklilikti, ama ideal (olması arzu edilen ve gereken) bir durum değildi. Eğer Çinlilerin yapamadığı, köylü şavaşını işçi sınıfı mücadelesiyle birleştirmeyi becerebilirseniz, o ideal bir durum olur.

Dange: Biz nerdeyse partizan savaşını işçi sınıfının katılımını gerektirmeyecek bir teoriye döndürdük.

Stalin Yoldaş: Eğer Mao Zedong bunu bilseydi sizi lanetlerdi. (Gülüşmeler) Sonraki soruya geçelim. Çan Kay Şek Kuomingtang hükümetinin Amerikan emperyalizminin bir kuklası, ve şimdi (Rene) Pleven'in Fransız hükümetinin aynı Amerikan emperyalistlerinin bir kuklası olduğu gibi,  Nehru'nun hükümeti, İngiliz emperyalizminin bir kuklası olarak düşünebilir mi? 

Bana göre, Çan Kay Şek Çin'de üslenmişken kukla olarak görülemez. Formosa'ya taşındığı zaman kukla oldu. Ben Nehru hükümetini kukla olarak göremem. Her ne olursa olsun kendisinin de kökleri nüfusun içinde. Bu, Bao Dai hükümeti değil... Bao Dai gerçekten bir kukladır.Bu nedenledir ki Hindistan'da ki partizan savaşı mücadelenin esas biçimi - belki mücadelenin en yüksek biçimi demek gerekir - olarak görülemez. Köylüler; tüccarları boykot, tarım işçileri tarafından bir  grev, kiracı çiftçiler in çalışmayı reddetmesi, toprak sahipleriyle kişisel çatışmalar, toprak sahiplerinin topraklarının gaspı ve o zaman mücadelenin en yüksek biçimi olarak partizan savaşı na sahip olurlar .

Aynısı İşçiler için: bir yerel grev, bir sanayi grevi, bir politik grev, bir ayaklanmaya öncül olarak genel politik grev, ve o zaman mücadelenin en yüksek biçimi olarak silahlı ayaklanma.

Bu nedenle, partizan savaşı ülkede mücadelenin esas biçimidir denemez. Ayni şekilde ülkede şu anda sivil savaşın tüm hızda olduğunu iddia etmekde doğru değildir. Telengana'da toprak gasp edildi fakat bunun şimdi hiç bir anlamı (önemi) yok. Bu hala mücadelenin açılım başlangıcıdır ama mücadelenin esas biçimi değildir.Hindistan bundan hala çok uzak.Köylüler, - kiralarda indirim, toprak sahiplerine verilen ürünün miktarının azaltılması vs gibi - küçük sorunlarda mücadele etmeyi öğrenmelidir. Kadrolar böyle küçük sorunlarda eğitilmeli ve hemen silahlı mücadeleden bahsetmemek gerekir. Eğer yaygın bir silahlı mücadele başlayacaksa, o zaman partiniz zayıf olduğundan ciddi zorluklar la karşılacaksınız.

Partinin güçlü olması ve kitle mücadelesi gerekli yöne doğrultulmalı ve hatta bazan kitleleri  dizginlemek gerekirmi.  Biz 1917'de nasıl başladık? 

Bizim orduda, donanmada bir çok sempatizanımız vardı, ve Moskova ve Leningrad Sovyetlerimiz vardı. Buna rağmen, işçilerin isyancı hareketlerini dizginledik. Geçici Hükümetin dağıtılması talepleri sunuldu. Fakat Leningrad garnizonu elimizde olmadığı için , bu, planlarımız içine girmedi.

Temmuzda 40-50,000 kişinin çalıştığı büyük Putilov fabrikasında, denizcilerin ve askerlerin de desteklediği gösteriler başladı. Geçici Hükümetin alaşağı edilmesini istediler ve bu taleplerle MK binasına geldiler. Herşey daha hazır olmadığından onları vazgeçtirdik.Ciddi bir ayaklanmaya doğru yönlendiğimizi biliyorduk.

Kitleler ileri doğru hareket ettiklerinde, ayaklanmanın objektif faktörü vardı -, ama ayaklanmanın subjektif faktör yoktu— parti hala hazır değildi. 

Bir ay önce, Eylülde, Ayaklanma sorununu ortaya koymuştuk. Ayaklanmayı örgütleme kararı aldık, ama çok gizliydi. Politbüro üyeleri Kamenev ve Zinoviev, ayaklanmanın çılgın macera olarak görerek,  basında ayaklanma ya karşı   çıkınca, Lenin onları hain ilan etti ve planlarımızı düşmanlarımıza verdiler (ihanet ettiler) dedi.

Bu nedenle ayaklanma konusunda hiçbir zaman bağırılmaz, yoksa ayaklanmanın sürpriz unsuru kaybolur.

Burda Yoldaş Rao  halkın önüne çıkalım ve onlara silahlı ayaklanma yı soralım diyor. Bu yapılamaz, planlar hakkında katiyen konuşulmaz,  yoksa hepinizi tutuklarlar.

Diyelim ki,  köylü : "Evet ayaklanma gerekir" der.  Fakat bu halkı takip etmeli ve  halkın arkasından sürüklenmeli demek değildir. Yönlendirmek halka önderlik yapmak anlamına gelir.

Böyle bir ayaklanmanın önerilebilirliği ile ilgili olarak bazen insanlar, kendi bölgelerinin olaylarını ve gerçeklerini çıkış noktası olarak alarak, ayaklanmaya hazır olduklarını söylerler, ama tüm ülkenin görüş açısından değil.

Bu sorun MK tarafından kararlaştırılmalıdır. Eğer bu açıksa, sonraki soruya geçlim.

Hintli yoldaşlar: Evet, açık.

Stalin Yoldaş: Parti örgütüne bağlılığından şüphe duyulan partinin bir üyesine parti örgütünün ölüm cezası uygulayabilip uygulayamayacağını soruyorsunuz. 

Yapamaz. Lenin herzaman MK'nın uygulayabileceği cezanın en yüksek şeklinin—partiden ihraç olduğunu öğretti, ancak parti iktidara geldiğinde ve bazı parti üyeleri devrimin kanunlarını çiğnerlerse, o zaman hükümet onu hesap vermeye çağırır (kovuşturma yürütür).

Sizin bir kaç belgelerinizden görülüyorki, yoldaşlar  düşmanlarla ilgili olarak devamlı kişisel terör yönünde eğilimliler. Eğer bize, Rus yoldaşlara , bu konu hakkında soruyorsanız, o zaman size söylemeliyiz ki partimiz herzaman bireysel terörü reddetme ruhuyla eğitildi. Eğer halkın kendisi toprak ağasına karşı savaşıyor ve çarpışmada bir toprak ağasını öldürürse, bunu  kitleler katıldığı için, bireysel terör olarak görmeyiz.

Eğer parti kendisi toprak ağasını öldürmek için terörist müfreze örgütlerse ve bu kitlelerin katılımı olmaksızın yapılırsa, o zaman bireysel teröre karşı olduğumuz gibi biz bunada karşı çıkarız.

Kitlelerin pasifliği şartlarında, terröristlerin böylesine şiddeteylemleri, kitlelerin kendi liğinden eylem ruhunu öldürür, kitlelerde pasiflik ruhu yaratır, ve, halk (pasifliğini) şöyle nedenleyecektir —biz eylem yapamayız, bizim için çalışacak kahramanlar var. Bu nedenle, bir (tarafta) kahraman var ve diğer tarafta,  mücadeleye katılmayan bir kalabalık (takipci sürü) var.

Böyle eylemler, kitlelerin aktif katılımı ve örgütlülüğünü sağlama bakış açısından çok tehlikelidir. Rusya'da böyle bir parti vardı —Sosyalist Devrimciler— baş bakanları terörize etmek için özel müfrezeleri vardı. Biz her zaman bu partiye karşı çıktık. Bu parti kitleler arasında bütün güvenirliğini kaybetti.

Biz, kahraman ve  kalabalık (takipci sürü)  teorilerine karşıyız. 

Ayni zamanda şu anda Hindistan'da toprağın kamulaştırılması sorunu nasıl konulabilir diye soruyorsunuz? 

Bu aşamada bu talebi öne çıkarmanız gerekmez. Bir taraftan, toprak ağalarının toprağının bölünmesi talebini öne sürmek  ve ayni zamanda toprağın devlete verilmesi gereklidir demek imkansızdır. Toprağın kamulaştırılması talebi Halk demokrasisi ülkelerinde hiçbir zaman ilan edilmedi, ve kesinlikle Çin'de de. Halk demokrasisi ülkelerinde bunu nasıl ele aldılar? Toprağın alım satımını yasakladılar. Bu kamulaştırmaya yaklaşım yöntemidir. Sadece devlet toprak elde edebilir. Toprağın kişilerin elinde birikimi yasaktır. Kamulaştırma talebini ileri sürmek, şu anda, sizin avantajınıza değildir.

Bazı yoldaşlarınız Hindistan'da iç savaşın başladığını düşünüyorlar. Bunun hakkında konuşmak hala erkendir. Iç savaş için şartlar artıyor, ama  hala gelişmemiş

 Şimdi Ne yapacaksınız (yapmayı planlamalısınız)

Bir çeşit platformunuzun olması sizin için  iyi olacaktır, veya şöyle diyelim, bir eylem programı. Şüphesiz ki farklılıklar (farklı yaklaşım ve görüşler) olacak. Bizim aramızda da fikir ayrılığı vardı, ama biz bir soruna şu şekilde (yaklaşmaya)  karar verdik: çoğunluk neye karar verdiyse  kanundu.

Partinin sadece tek bir iradesi olacağına göre,  çoğunluğun kararıyla aynı fikir olmayan yoldaşlar bile, bu kararları şereflice uyguladılar. Hepiniz tartışma istiyorsunuz..

Buna barış zamanında müsade edilebilinir,  fakat ülkenizde devrimci durum gelişiyor ve orada bu lükse izin verilemez. Partinizde az insan olmasının nedeni budur, çünki sizin bitmek bilmeyen tartışmalarınız kitlelerin kafasını karıştırıyor. Bolşevikler, çarlık şartlarında mümkün olabileceği  kadar, 1903-12 döneminde, Menşevikleri atmak için açık tartışmalar yaptılar. O zaman bölünme politikamız olduğu zamandı.Fakat sizde parti içinde düşmanlarınızın olduğu böyle bir durum yok.

1912'de Menşevikleri atıp , Menşeviklerden arınmış, kendi partimizi yarattığımızda,  parti homojen oldu. Farklılıklar gene vardı —o zaman dar bir grup olarak toplandık, problemi tartıştık ve, çoğunluğun kararına göre hareket ettik.

Bolşevikler iktidara geldikten sonra Troçki ,partinin sözümona gerçeklerden korktuğunu  provokatif bir şekilde iddia ederek , bizim girişmek istemediğimiz bir tartışmaya zorladı. Tartışmaya başladık ve Troçki'yi (iddialarını) alt ettik. Fakat bu bütün partinin karşı olduğu bir tartışmaydı. Eğer parti az çok homojen ise ve ideolojik birliği varsa, o zaman böyle bir partinin tartışma ya ihtiyacı yoktur. Bir tartışma sadecce dar çevrelerde yürütülmek zorundadır, basına taşıyarak değil. Çoğunluk neye karar verirse,  kanundur.

Ghosh: Stalin Yoldaş haklı. Açık tartışmalar artık bizim için müsaade edilmez.

Stalin Yoldaş; Hindistan Komünist partide taraftarların bir kurumu olup olmadığını sorar.

Rao and Dange: Hayır, sadece Parti üyeleri.

Stalin Yoldaş: Bizim partide 5,600,000 parti üyesi ve 800,000 aday üye var. Aday üyeliğin deneme döneminin önemi nedir? Daha önceleri partiye üye olmak isteyenleri kabul etmeden önce elekten geçirirdik.Bazılarını dört ya da beş sene , aday üye olarak elekten geçirerek, eğiterek tuttuk. Pek çok kişi partiye katılmak istedi, ama önce onları elekten geçirmek ve ikinci olarak onları eğitmek gerekli.Temel sosyalist eğitime ihtiyaçları var ve ondan sonra kabul edilir. Bizim tecrübemizde-deneyimimizde, adaylık kurumu doğruluğunu-değerini onayladı.Parti etrafında sempatizanlardan oluşan yoğun bir tabakamız var. Fakat partiyi yeni üyelerle fazla kalabalıklaştırmamalıyız, partiyi aşırı derecede genişletmemeliyiz. Parti üyelerinin miktarı değil, kabul edilenlerin kalitesi,diğer herşeyin öüne konulmalıdır.


Hangi şartlar altında bir partizan savaşının başlatabileceğini soruyorsunuz.

İleri kapitalist ülkelerde partizan savaşının büyük bir öneme sahip olamaz. Buralarda partizanlar çabukça yakalanır. Partizan savaşı az gelişmiş ve geri ülkelerde özellikle büyük öneme sahiptir. Mesela, Amerika Birleşik devletlerinde veya Almanya'da partizan savaşı başlatmak çok zordur. Bir sürü geniş şehirler, yaygın demiryolu ağı, ve endütriyel bölgeler var buralarda, ve bu şartlarda partizanlar hemen yakalanır.Halk kitlelerinin kendilerini kahraman olarak görmeleri, ama bir kahramanı kendi iradelerinin aracı olarak görürler, ki böylece düşmana karşı bireysel eylemler, kitleleri pasifliğe değil aktifliğe yönlendirsin.Telengana'da olan, şüphesiz, her yönüyle desteklenmelidir. Bunlar iç savaşın ilk tomurcuklarıdır, fakat sadece partizan savaşı için umut beklememli. Şüphesiz, yardımcı olur, fakat kendisinin yardıma ihtiyacı vardır. 

Halk arasında, işçiler arasında, ordu içinde, ve aydınlar, köylülük arasında daha fazla çalışma yapmanız gerekir. Eğer işçiler arasında silahlı müfrezeler varsa, bir karışıklık durumunda hükümet kurumlarını ele geçirebilirler.

Leningrad'da işçi muhafızlarımız vardı, biz eğittik, ve işçiler ayaklanma zamanında Kışlık Sarayı’na elkoyarak, bize büyük bir hizmet olduklarını kanıtladılar.

Köylümüz işçi sınıfından çok yardım aldı. Genel olarak söylersek, toplumdaki bütün sınıflar içinde, köylülük, işçi sınıfına en çok güvenendi. Mücadelenin bu iki şekli birleştirilmese gerekir —işçilerin ve köylülerin mücadelesi, köylü ayaklanması ve işçilerin eylemi.

Endonezya'daki olayları hatırlarsınız. Endonezya'da, iyi Komünist parti liderleri vardır, ancak kendilerini  vakitsiz bir ayaklanmayı kışkırtmaya müsaade ettiler. Bunlar iyi, adamış, cesur insanlardı, bir provokasyona gelmeye müsaade ettiler (provokasyona karşı uyanık olamadılar)  ve yokoldular

Bir platform veya eylem programınızın olması sizin için iyi olur. Tarım devrimini bu platformun veya programın en üstüne koyun. 

Bana aynı zamanda  Nehru'nun dış politikasının doğasını soruyorsunuz. Bu, sözde Amerikan politikalarına karşı olduğunu göstermek için hesaplanmış bir oyun , manevradır . Gerçekte Nehru hükümeti İngiltere ve Amerika arasında oynamaktadır.

Rao, Dange, Ghosh ve Punnaiah Yoldaşlar: Görüşme için Stalin Yoldaş'a teşekkür ettiler ve Stalin Yoldaş’ın talimatları temelinde hareketlerinin tümünü düşüneceklerini ve bu talimatlara uygun olarak davranacaklarını açıkladılar. 

Stalin Yoldaş: Ben size talimat vermedim, bu sadece bir tavsiyedir, sizin için zorunlu değildir. Benimser veya benimsemezsiniz. 

Görüşme üç saattan fazla devam etti.

V. Grigor'yan tarafından yazıldı. 10.11.51
(imza)

Stalin in görüşmesinin Wilson Center daki İngilizcesiyle karşılaştırarak

Türkçeye yeniden çevirisi.
Erdoğan A
3 -6 Ekim 2018

Konuşmanın orjinali ve İngilizce çevirisi
https://digitalarchive.wilsoncenter.org/document/113938.pdf?v=f1b6647c01bcbd04ec2c11e7d87a7586

Konuşmanın Vijay Singh Yoldaş tarafından İngilizceye çevirsi
http://www.revolutionarydemocracy.org/rdv12n2/cpi2.htm

Vijay ın önsöz Çevirisi ve Orjinal Türkçeye çevirisi
Doğrudan Demokrasi