Cumartesi, Eylül 15, 2018

Partinin Gelişmesinin Doğasal Çelişkileri

Stalin
1926. 
Komünist (New York). Ağustos 1937, s. 773-76. 

Partinin Gelişmesinin Doğasal (parti nin doğasında olan, kaçınılmaz) Çelişkileri

İlk olarak, Partimizin içindeki mücadele sorunu. Mücadele dün başlamadı, ne de henüz sona ermedi. Eğer,  Partimizin tarihini 1903 yılında Bolşeviklerin bir grup olarak ortaya çıktığı zamandan bu yana  ele alırsak, ve  ta günümüze kadar olan en son aşamalarını incelersek,  o zaman herhangi bir abartma olmadan Partimizin tarihinin, çelişkilerin mücadelesinin, ve bu çelişkilerin üstesinden gelmenin, ve bu çelişkilerin üstesinden gelme temelinde ,  partinin  giderek yoğunlaşmasının (konsolidesinin)  tarihidir.  Rusların çok geçimsiz-kavgacı oldukları, polemikleri sevdiği, farklılıklar yarattıkları, ve bu nedenle Rus Partisinin gelişimi , Parti içi karşıtlıkların üstesinden gelme süreç i olduğu söylenebilir.

Bu (söylem), doğru olmaz yoldaşlar. Bu kavgacı olma meselesi değildir; bu ilkeler üzerinde, Partinin gelişmesi sürecinde  ve proletaryanın mücadelesi sürecinde ortaya çıkan farklılıklar konusudur.  

Bu demektirki uzlaşmazlıklar sadece şu ya da bu ilke için , şu ya da bu mücadele amacı, amaca ulaştıracak  şu ya da  bu yöntem için, mücadele yoluyla üstesinden gelinebilir. Güncel siyasi sorunlarda, tamamıyle pratik  nitelikte sorunlarda, parti içinde aynı şekilde düşünenlerle her türlü uzlaşmalara girilebilir ve girilmelidir. 

Ama bu sorunlar, ilkeleri içeren düşünce farklılıklarıyla bağlantılılaştırılırsa, o zaman uzlaşma olmaz, hiç bir  "orta yol" sorunları halledemez. İlkeleri içeren sorunlarda bir "orta" yol yoktur ve  olamazBiri ya da diğeri, ilkelerin ikisinden birisi Parti çalışmalarının temeli yapılmalıdır (temelini oluşturmalıdır). İlkeleri ilgilendiren sorunlar üzerine bir "orta" yol çizgisi, kafa karışıklığına yol açan bir "çizgi", farklılıkları belirgesizliştiren bir çizgi, Partinin  ideolojik dejenerasyonun çizgisi, Parti nin ideolojik ölümünün çizgisidir.

Batı'da Sosyal Demokrat partiler nasıl yaşadılar ve geliştiler? Bu partilerde ilkeler üzerinde herhangi bir iç çelişkiler ve farklılıklar var mı? Şüphesiz ki varOnlar bu çelişkileri teşhir edip ve parti kitlelerinin gözleri önünde dürüstçe ve açıkça bunların üstesinden gelmeye çalışıyorlarmı? Hayır, şüphesizki yapmıyorlar. Bu uzlaşmazlıkları gizlemek sosyal-demokratların bir pratiğidir, konferans ve kongrelerini maskeli baloya çevirmekparti içinde herşeyin iyi gittiğini göstermeye çalışan resmi geçite dönüştürmek  sosyal-demokratların bir pratiğidir; Parti içindeki  farklılıkları gizlemek ve perdelemek için her çareye baş vururlarAma, böyle pratiklerden, kafa karışıklığı ve partinin entellektüel yoksullaşmasından başka bir sonuç elde edilemez. Bu,  bir zamanlar  devrimci, ama şimdi reformist olan Batı Avrupa sosyal-demokrasisinin çöküş  nedenlerinden biri sidirAncak biz,  bu şekilde yaşayamaz ve gelişemeyiz. İlke sorunları üzerinde bir "orta yol" bulma politikası, bizim politikamız değildir. Ilke sorunları üzerinde bir "orta yol" bulma politikası çöken ve yozlaşan partilerin politikasıdır. 

Böyle bir politika  sadece, bürokratik aygıt haline dönüp  havayı dövme ve kitlelerden kopmakla sonuçlanabilir, başka türlü değil. Bu yol bizim yolumuz değildir. 

Partimizin bütün tarihi, Partimizin tarihinin Parti içi farklılıklarıın üstesinden gelme  ve bu çelişkileri aşma temelinde Partimizin saflarının sürekli yoğunlaştırılması (konsolidasyonu) nın tarihi olduğu gerçeğini kanıtlar.

Devamla, Parti içi farklılıkların üstesinden gelme mücadelesi, Partimizin gelişme yasasıdır. 

"Bu Sovyetler Birliği Komünist Partisi yasasıdır ve diğer proleter partilerin değil" denilebilir. Bu doğru olmaz. Bu yasa, SSCB veya Batı'nın partilerin, proleter partisi olup olmadığına bakılmaksızın, hatırı sayılır büyüklükte olan bütün partilerin gelişme yasasıdır. Küçük ülkelerdeki küçük partilerde farklılıkların perdelenmesi mümkün olabilir , bir veya birkaç  otorite kişinin tarafından onların örtbas edilmesi (mümkün olabilir), çeşitli bölgeleri olan büyük bir partide bunu yapmak mümkün değildir. Böyle partilerde çelişkileri aşarak gelişme  partinin büyümesi ve konsolidasyonunun kaçınılmaz bir unsurudur. Geçmişte gelişme böyle oldu, günümüzde de böyle olacak.

Şimdi, Marx ile birlikte, onlarca yıl boyunca Batı'da proleter partileri yönlendiren  Engelsin  otoritesine baş vurmak istiyorum. Anti-sosyalist yasaların Almanya'da uygulamada olduğu, Marx ve Engels in Londra'da sürgünde olduğu, ve Sosyal Demokrat yayını " Sosyal-Demokrat" ın yasadışı olarak yurtdışında yayınlandığı ve gerçekten Alman Sosyal-Demokrasisinin çalışmalarını yönlendirdiği, geçen yüzyılın seksenlerine bakalım. O zaman Bernstein hala devrimci Marksist (henüz reformizm saflarına geçmemişti) idi. Engels, Bernstein ile sosyal-demokrat politikasının mevcut soruları üzerine canlı bir  yazışma sürdürdü. 1882 yılında Bernstein'a şunları yazmıştı: 
Görünüşe göre, büyük ülkelerdeki tüm emek partileri,  diyalektik gelişme yasalarına tam uygun olarak,sadece iç mücadele sürecinde gelişebilir. Almanya’daki parti, şimdi bulunduğu noktaya Eisenach’çılarla lasalcılar arasındaki savaşım sonucu geldi; kavganın büyük rolü oldu. Birleşme ancak, Lassalle’ın maşa olarak kullanmak için bilerek eğittiği bir alçaklar çetesi ömrünü tamamladıktan sonra olanaklı oldu; ve o zaman bile alelacele bizim tarafımızdan gerçekleştirildi. 
Fransa’da, Bakuninci teoriyi kurban verse de Bakuninci savaşım yöntemlerini kullanmayı sürdüren, aynı zamanda kendi özel çıkarları uğruna hareketin sınıf karakterini kurban etmek isteyen insanlar da yararlı olmaktan çıkmalıdırlar ki, birleşme yeniden olanaklı olsun. Şimdiki koşullarda birlik için öğüt vermek ancak budalalık olur. Bugünün koşullarında sakınılamaz olan çocukluk hastalıklarına karşı ahlaksal öğüt vermenin hiçbir yararı yoktur. (Marks-Engels, Seçilen Yazışmalar, s. 382-Ed.J
İlgili olarak, başka pasajda Engels şunu diyordu:
Çelişkiler uzun süre gizli tutulamaz. Onlar sadece  savaşılarak halledilebilinir (Ibid.)
Partimiz içinde çelişkilerin varlığı ve onlarla savaşarak bu çelişkileri aşmak yoluyla Partimizin gelişmesi işte böyle açıklanabilir.

Bu çelişkiler nereden geliyor, kaynakları nelerdir? 

Proleter partiler içindeki çelişkilerin  iki koşul dan kaynaklandığını düşünüyorum . Bunlar nedir? 

Bunlar, ilk olarak  burjuvazinin ve burjuva ideolojisinin  sınıf mücadelesinin akışı içinde proletaryanın ve partinin  üzerine baskısı , proletaryanın kararsız bölümleri ve bu demektir ki Partinin bocalayan bölümleri   nin kolayca boyun eğmediği baskılar. Proletaryanın toplumdan tamamen izole olduğunu ,ya da toplumun dışında yer aldığını düşünmemeliyiz. Proletarya toplumun parçası, ve çeşitli tabakalarıyla  çok sayıda temaslarla  onunla bağlantılıdır. Parti proletaryanın bir parçasıdır ve bu nedenle parti burjuva toplumunun çeşitli  tabakalarının temas ı ve etkisinden kaçamaz. 

Burjuvazinin ve burjuva ideolojinin  proletarya  ve  onun Partisi  üzerine baskısı,  burjuva fikir , ahlak, alışkanlıklar ve ruh halleri , burjuva toplumuyla şu  ya da bu şekilde bir bağlılığı olan proletaryanın belirli katmanı vasıtasıyla, proletarya içine ve  onun Parti'sine sürekli sızar.

İkincisiçeşitli tabakalardan oluşmuş olmasından kaynaklanan, işçi sınıfının çeşitlendirilmiş (farklılaşmış) karakteridir. Bir sınıf olarak proletaryayı üç katmana (kategoriye) bölebiliriz: 

Birinci tabaka proletaryanın ana kitlesi olarak, ana çekirdeği,  değişmez kısmı;  alınmış ana kütlesi; Bu uzun zaman önce kapitalist sınıf ile tüm kişileri kesmiş olan "safkan" proleterler kütlesidirProletaryanın bu tabakası Marksizmin en güvenilir desteğidir. 

İkinci tabaka proleter olmayan sınıflardan yeni ortaya çıkmış olan proleterlerden oluşmaktadırköylülükten, küçük burjuvazi ve aydın dan. Proleter olmayan sınıflardan yeni  ortaya çıkan bu tabaka, proleter sınıfa eski alışkanlıklarını ve kültürünü,kararsızlığını ve duraksamalarını beraberinde getirdi. Bu tabaka her türlü anarşist, yarı anarşist ve "aşırı sol" gruplar için  en uygun toprağı temsil eder. 

Son olarak bir üçüncü tabaka varBu işçi aristokrasisi, işçi sınıfının , proletaryanın diğer bölümleriyle karşılaştırıldığında kendi koşullarında en güvenli üst tabakası; o burjuvaziyle uzlaşma için çabalar; onun hakim olan ruh hali, yeryüzünün kudretine kendisini adapte etmek ve  "saygın" olmaktır. Bu tabaka  açık reformistler ve oportünistler için en uygun toprağı temsil eder.

Aralarındaki yüzeydeki  bariz farklılığa rağmen, işçi sınıfının "son iki tabakası" oportünizmi teşvik eden   az çok yaygın ortamını temsil eder;  aristokrasisinin ruh hali hakim olduğunda açık ve bariz oportunizm, ve işçi sınıfının küçük burjuva ile temasını kesmediği  bu tabakasının ruh hali hakim olduğunda, gizli oportünizmin sol  sloganları  hakim olur. 

Aslında  açık oportunizmin  sık sık "aşırı sol" ruh halleri ile örtüşmesi gerçeğinde şaşırtıcı bir şey yokturLenin, bir kaç defa,  "aşırı sol" muhalefet, açıkça oportünist Menşevik muhalefet, sağ kanatın  ters yüzüdür" demişti ,ve bu kesinlikle doğru dur.

Eğer "aşırı sol" devrim saflarında durursa, devrimin hemen zaferini beklediği içindir, o zaman , eğer bir aksaklık olurda, devrim hemen muzaffer olmazsa devrimden umutsuzluğa düşer, doğal olarak hayal kırıklığına uğrar. 

Doğal olarak, sınıf mücadelesinin gelişmesinde her dönemeçte, mücadelenin daha keskin ve zorlaştığı  her vesilede , görüş ayrılıkları,  proletaryanın farklı katmanlarının  alışkanlık ve  ruh hallerindeki farklılık, Parti içindeki farklılık biçimini göstermesi gerekir, ve burjuvazinin ve ideolojisinin Parti üzerine baskısı kaçınılmaz olarak bu farklılıkların daha keskin hale gelmesine ve proleter partisi içinde mücadele biçiminde bir çıkış aramasına neden olacakdır. 

Bunlar parti içindeki doğasal çelişkilerin ve farklılığın kaynaklarıdır. 

Bu çelişki ve anlaşmazlıklardan kaçınmak mümkün mü? Hayır mümkün değil. Bu çelişkilerden kaçınmanın mümkün olduğunu hayal etmek, kendi kendini aldatmak demektir. Engels "parti içindeki  çelişkileri uzun süre örtbas etmek mümkün değildir bu çelişkiler mücadeleyle çözülür "derken  haklıydı. 

Bu demek değildir ki  Parti  bir tartışma toplumuna dönüştürülmeliTam tersine, proletaryanın Proletaryanın  Partisi proletaryanın bir mücadele örgütüdür ve öyle kalmalıdır. Benim sadece söylemek istediğim, eğer bu farklılıklar ilke sorunları üzerine ise, gözümüzü Parti içindeki  farklılıklara kapatmamalıdır. Parti burjuvazinin baskı ve etkisine karşı, sadece ilkeler için mücadele ederek  ayakta kalınabileceğini  söylemek istiyorum . Sadece Parti içi çelişkilerin üstesinden gelerek Partinin sağlamlığını ve gücünü garanti edebiliriz.

1926. 
Komünist (New York). Ağustos 1937, s. 773-76. 

Çeviri
Erdoğan A
Eylül 15, 2018

Kaynak

Inherent Contradictions of Party Development

(Stalinin bir sürü kitap ve yazılarda adı geçen bu yazısı seçme eserlerde de - 1948 resmi çevirisi hariç- farklı başlıkla parça alıntı olarak verilmiş., 1937 de ABD Komünist Partisi dergisi tarafından yayınlanmış)