Pazar, Haziran 10, 2018

Gericilik Dönemlerinde Yasal Olanaklardan Yararlanmak

Küçük-burjuva Hızlı-solcu luğun konulara en tipik yaklaşımı, teorilerin ezberci bir şekilde sloganlaştırılarak ortaya atılıp, savunulması olmuştur . Genellikle kafaları kuma gömülü bir "illegal mücadele" yi her ne pahasına olursa olsun savunan hızlı solcularımız, her türlü yasal demokratik ve sosyalist mücadeleyi, "reformizm" olarak damgalıyarak günlük mücadeleden kaçmanın yollarını ve kılıfınıda bu şekilde hazırlamış oluyorlar. 

Gündemde olan "erken seçim" e boykot çağrısını, "seçime katılma, evinde otur dışarı çıkma" demeye kadar götüren bu arkadaşlar, ne yazıkki Marksizm Leninizmin ve Sosyalist mücadelenin içeriği konusunda, slogancılıktan öteye gidemeyecek teorik bilince sahip olduklarını sergileme fırsatını da kaçırmıyorlar. 

Demkratik mücadele verilmeden sosyalist mücadele verilemeyeceği konusuna " Demokratik görevlerini rafa kaldıran bir mücadele Sosyalist bir mücadele olabilirmi "  yazısında değindim. Burda Yasal Olanaklardan yaralanma konusuna değinelim.

Lenin, "otzovistleri" (yani bizim Boykotcuları, her yasal mücadeleyi reformizm olarak niteleyenleri), Bolşeviklerin devrimci mücadelenin yüksek olduğu dönemlerde savundukları doğru taktikleri, içinde bulundukları dönemi hesaba katmadan,  gericilik döneminde savunup, yasal  olanaklardan yararlanmayı red­dettikleri için, onları "Bolşevizmin karikatür" leri olarak nitelendirmiştir.
Bugün her türlü yönteme bütün gücüyle karşı gelmeyi ajitasyonumuzun çıkış noktası haline getirmek, kişinin kendisini Bolşevizmin Karikatürü yapması demektir. (1)
Bizim hızlı solcularımız açısından, "dönem", "güçler dengesi" ," mücadelenin çıkarları" vb gibi kavramların bir içeriği , anlamı olmadığı için, onları en hızlı komünist  hissettirecek ve gösterecek sloganları , her döneme şablon gibi uygulayarak Bolşevizmin en kötü karikatürünü çizmekte uzmanlaştılar. 

Parlementor mücadeleye temel olarak karşı gelen hızlı solculara, benzer bir durumda, Lenin "... tarihi ve siyasi bakımdan artık zamanlarını doldurmuş olan parlamenter mücadele biçimlerine her türlü dönüş kesin olarak reddedilmelidir..." diyen Sol Alman Komünistler için şunları söyler;
"Bu, gülünçlüğe kadar varan iddialı bir tonla söylenmektedir ve, besbelli ki, yanlıştır. Parlamentarizme "dönüş"! Yoksa Almanya'da şimdiden sovyet cumhuriyeti mi var? Sanırım ki, hayır. O halde "dönüş"ten nasıl söz edilebilir? Bu, boş laf değil midir?"" (2)
Şimdi % 50 nin üzerinde oy alan gerici bir iktidarın olduğu Türkiye gerçeğini ele alırsak, Lenin in şu sözleri tam da yerini bulur;
""Eğer "milyonlarca" proleter, genel olarak parlamentarizmden yana olmalarının yanında, aynı zamanda açıkça "karşı-devrimci" iseler, "parlamentarizmin siyasi bakımdan zamanını doldurmuş olduğunu" nasıl söyleyebiliriz!?..............parlamentarizm, "siyasi bakımdan zamanını doldurmuştur"; ama, asıl sorun şu ki, bizim için zamanını doldurmuş olan bir şeyin, sınıf için zamanını doldurduğuna, yığınlar için zamanını doldurduğuna inanmamak gerekir. .""  (2)
Özellikle gerici Dönemlerde Parlementtodan yaralanmanın önemine Lenin şu örneği ve açıklamayı getirir;
""Sovyet Cumhuriyetinin zaferinden birkaç hafta önce bile, giderek bu zaferden sonra bile burjuva demokratik bir parlamentoya katılmak, devrimci proletaryaya zarar getirmek şöyle dursun, ona, bu parlamentoların niçin dağıtılması gerektiğini geri kalmış yığınlara daha kolayanlatma olanağını sağlamakta, bu dağıtışın başarısını ve burjuva parlamentarizminin "siyasi tasfiyesini" kolaylaştırmaktadır."" 
(...)
""Biz bolşevikler, en karşı-devrimci parlamentolara katıldık, ve tecrübe göstermiştir ki, bu katılma, özellikle Rusya'da birinci burjuva devriminden sonra (1905), burjuva devrimini hazırlamak için (Şubat 1917) ve sonra da sosyalist devrimi hazırlamak için (Ekim 1917) devrimci proletaryanın partisine sadece yararlı değil, zorunluydu da."" (2)
Mücadele kaçkınlarının Hızlı Sol maskesi arkasına saklanarak kolay yolu seçmeslerine Lenin cevabı şöyle verir;
"Parlamenter oportünizmi lanetlemekle ve parlamentoya katılmayı reddetmekle yetinerek "devrimci duygusunu" ifade etmek pek kolaydır. Ama, çok kolay olduğu içindir ki, bu davranış, çetin olan, çok çetin olan bir sorunu çözüme bağlayamaz." 
(...)
"En sert, en amansız ve en uzlaşmaz eleştiriler parlamentarizme ya da parlamenter eyleme karşı değil, devrimci olarak parlamento seçimlerinden ve parlamento kürsüsünden yararlanmayı bilmeyen liderlere karşı, ve hele yararlanmak istemeyen liderlere karşı yöneltilmelidir."(2)
Lenin Bolşevizmin kötü bir karikatürü olan bu "ya hep ya hiç" cilerle, Bolşevikler  arasındaki farkı belirtirken şunları söyler;
"Bizim taktiklerimiz farklıdır. Biz her reformdan .. ve her yasal kurumdan yararlanırız. Ama biz onları, yığınların devrimci bi­lincini ve devrimci savaşımını geliştirmek için kullanırız." (3)
Sorun sadece yasal olanaklardan devrimci mücadelenin çıkarları doğrultusunda yararlanıp yararlanmamsı değil,  yasal olanaklardan özgülde ne için ve hangi yollarla yararlanılıp yararlanılamıyacağının değerlendirlmesidir.  
"Tasfiyecilerin, örneğin , bizim 'örgütlenme özgürlüğü'ne karşı olduğumuzu söylemeleri bizi güldürür, biz, sadece, 1912 Ocak Konferansı'nca kabul edilen özel bir kararla bu noktanın önemini programımızda vurgula­makla kalmadık, aynı zamanda, kısıtlı örgütlenme hakkından Tasfiyecilerin yaptığından on kez daha etkin olarak yararlandık." (3)
Belirleyici olan, yasal olanaklardan reformist bir yaklaşımla mı, yoksa devrimci bir yaklaşımlamı yararlanılmak istendiğidir. Lenin, Bolşevik­lerin, dönemin şartlarına göre yasal olanaklardan nasıl yararlanılması gerektiği konusunda 1903-1905 , 1905-1907 ve 1917- 1920 dönemlerini örnek vererek şöyle özetliyor:
"1905-07 devrim yılları. Biribirini izleyen Parlamenter ve parlamenter olmayan mücadele biçimlerinin, parlamentoyu boykot ve katılma taktiklerinin, legal ve illegal mücadele biçimlerinin kullanılması, aynı zamanda bunların karşılıklı ilişkileri ve bağları - bütün bunlar olağanüstü zenginlikte bir içeriğe damgasını vurdu. ." 
1905 in  "genel prova" sı olmadan, 1917 Ekim Devriminin zaferi imkansız olurdu."" (4)
Leninin , 1907-1910 gericilik yıllarıyla ilgili şu sözleri, yasal olanakları kullanmaktan kaçan devrimci lafazanlar için oldukça geçerli :
"1907-10 gericilik yılları, Çarlık zafer kazanmıştı. Bütün devrimci ve muhalefet partileri ezilmişti.
"Yenilgiye uğramış tüm muhale­fet partileri ve devrimci partiler arasında Bolşevikler, en düzenli geri çekilmeyi yaşama geçirdiler. Bolşeviklerin 'ordu'su en az kayıp verdi, çekirdeği en iyi korundu. En az (derinlik ve iyileştiri­lebilirlik açısından) bölündüler, en az moral bozukluğu Bolşevik­ lerde oldu. En geniş çapta, en doğru ve enerjik biçimde çalışma­ ya yeniden başlamak için en iyi kondisyonda Bolşevikler oldular. Bolşevikler bunu ancak şu yüzden elde edebildiler: Geri çekilme gerekliliğini, nasıl geri çekilineceğini bilme gerekliliğini ve en gerici parlamentolarda, en gerici sendi­ kalarda, kooperatiflerde, sosyal sigorta derneklerinde ve benzeri örgütlerde legal olarak nasıl çalışı­lacağını öğrenmenin mutlak gerekliliğini anlamak istemeyen devrim­ci lafazanları acımasızca teşhir ettiler ve aralarından attılar." (4)
Lenin, gericilik döneminde yasal olanakların kullanılmasının önemini, daha sonraki 1910-1914 "canlanma" döneminden bahsederken şunları söylüyor:
"Başlangıçta gelişme inanılmaz deredece yavaştı, sonra, 1912 deki Lena olaylarında, biraz hız kazandı. Görülmemiş güçlükleri aşarak Bolşevikler, 1905den sonra işçi sınıfı içinde burjuva ajanı olduğu bütün burjuva tarafından anlaşılan, ve devamında Bolşeviklere karşı desteklenen  Menşevikleri geri püskürttüler. Eğer Bol­şevikler, doğru taktikleri izleyip de illegal çalışmayı, inatla üzerin­ de durdukları 'yasal olanaklar'dan yararlanma ile birleştirmemiş olsalardı, bunu asla başaramazlar­dı. Azılı gerici Duma'ya seçimler­ de Bolşevikler işçi seçmenlerin tam desteğini kazandılar." (4)
Lenin, 1914-1917 dönemindede bu yararlanmanın önemini şöyle özetliyor :
"Aşırı gerici bir 'parlamento'suyla legal parlamentarizm, Bolşeviklere, devrimci proletaryanın partisine en yararlı hizmette bulundu." (4)
Yasal olanaklardan yararlanıp yararlanmamak o özgüldeki güçler dengesine bağımlıdır. Önderliğin, Örgütlülüğün ve halk yığınlarının mücadelesinin yüksek olduğu dönemlerde, yasal olanaklardan yararlanmak gerekmeyebilir. Ancak özgül durum da güçler dengesi aleyhimize ise, Bolşeviklerin verdiği örneklerde olduğu gibi, ve özellikle gerici dönemlerde, yasal  olanaklardan sosyalist devrim mücadelesi çıkarına yararlan­mak zorunluluktur. Çünki sermayenin emekci ve diğer tüm kesimlere  açık saldırıda ol­duğu bu  gericilik dönemlerinde, yasal olanaklardan yararlanma­k, devrimci örgütlenme, kitlelerle kaynaşma, önderliği kazanma pratikleriyle mücadelenin  güçlendirilme­si, güçler dengesinin değiştirilmesi amacıyla direk bağlantılıdır.

Gericilik dönemlerinde yasal olanaklardan yararlan­mayı reddetmek, mücadeleyi güçlendirmek değil, gericiliğin çıkarları doğrultusunda, tamamen pasifize edip yok etmekle eşdeğerdir. Çünki mücadelenin güçlenmesi, hareketin gericiliğin saldırısına uğrayan tüm yığınlarla bağ kurmasına sıkı sıkıya bağlıdır. Yığınları terk ederek mücadele gelişemez ve güçlenemez, Özellikle gericilik yıllarında yığınlarla bağ kurabilmek için tüm yasal olanaklardan faydalanmak mücadelenin çıkarları doğrultusunda bir zorunluluktur.

Gericilik Döneminde, "İçinde bulunduğumuz yeni durum yeni mücadele biçimlerini gerektirir" diyor Lenin ve devam ediyor " Duma Kürsüsü kaçınılmaz bir zorunluluk. Proleter kitleleri eğitmek ve organize etmek (için) uzun süreli çalışma, özellikle önemli. İllegal ve legal örgütlenme kombinasyonu, partinin önüne özel problemler çıkarıyor.  " (5)

Sosyalistlerin yığınlara ve mücadeleye olan sorumluluğunu   Lenin şöyle özetliyor :
"Söylemeye gerek bile yok ki, bu hücrelerin ve komitelerin görevi  'yığınlarla yakın bağları' sağlamak ve çalışmayı Sosyal Demokrasi nin (Sosyalistlerin)  yığınların her gereksinimine yanıt verebilecek şekilde yönlendirebilmesi için tüm yarı-legal ve  legal örgütten olabildiğince yararlanmak olmalıdır.  (5)
Leninin sözlerinden devrimci mücadelede, özellikle gericilik dönemlerinde,  her türlü yasal olanak­ lardan yararlanmanın devrimcilerin görevi olduğundan başka bir anlam çıkarılabilinirmi?

Türkiyenin ve Türkiyedeki mücadelenin içinde bulunduğu öndersizliğini, örgütsüzlüğünü ve  zayıflığını da hesaba katarsak , "reformizm" , "boykot", "devrim" yaygaralarının, hızlı sol  slogancı  lafazanlığın , gericiliğe destek vermekten başka bir pratik sonuç veremiyeceğini görebiliriz.

Lenin mücadele alanlarından birisi olan parlamenterizm konusunda şunları söyler;
"Parlamentarizm bir eylem biçimidir, gazetecilik bir başka eylem biçimi. Her iki durumda da, içerik, gerçekten komünist olabilir, yeter ki, her iki alanda da militanlar gerçekten komünist olsunlar, gerçekten proletaryanın yığın partisi üyeleri olsunlar. Ama birinci alanda olduğu gibi ikinci alanda da – ve kapitalist düzende, kapitalizmden sosyalizme geçiş döneminde hangi alanda olursa olsun, burjuva bir ortamdan gelme adamları kendi amaçları uğruna kullanabilmek için, burjuva aydınların önyargılarının ve etkilerinin üstesinden gelebilmek için, küçük-burjuva çevrenin direnmesini zayıf düşünmek ve sonra da onu tamamen değiştirebilmek için, proletaryanın yerine getirmesi gereken özel görevlerin zorluklarından kaçınmak olanaksızdır."
Parlamentarizme katılmayı "reddetmenin" çocukça olan yanı şudur ki, bu "basit", "kolay" ve devrimci olduğu iddia edilen bu yoldan işçi hareketi içinde burjuva demokratik etkilere karşı mücadele gibi çetin bir sorunun "çözümlendiği" sanılmaktadır; oysa gerçekte yapılan şey kendi gölgesinden kaçmak, güçlüklere gözünü yummak, laf kalabalığıyla onların çevresinde dolaşmak."" 
....ergeç hesabını mutlaka ödememiz gerekecek olan en büyük yanılgı, bu alanlardan herhangi birinde "can sıkıcı" şu veya bu göreve ya da zorluğa sırtını dönmek, ondan kaçmaktır. İstisnasız bütün eylem alanlarında çalışmaya kendini uydurmak gerekir, her zaman ve her yerde bütün güçlükleri, bütün burjuva alışkanlıkları, gelenekleri ve rutini yenmek gerekir. Sorunu, başka biçimde koymak ciddi bir tutum sayılamaz, çocukça bir davranıştır."" (6)
Devrimciler "umutlu" dur ve bu anlamda, bu konuda, gerçekleştirmek  istedikleri, ve inandıkları  toplum anlamında "hayalcidir", ama "somut şartlar ve durum" konusunda "hayalci" değil, gerçekçidirler. Böylesine gerici bir dönemde, devrimci güçlerin tarihinin  en zayıf devresini yaşadığı bir dönemde, yasal olanaklardan yararlanmayı reddetmek, iyileşme olasılığı olan bir hastanın, bitkisel yaşama geçmeyi tercih etmesine benzer. 

İşin en ilginç , üzücü yanı, deve kuşu misali, kafası kumda vücudu dışarda "illegal" , ve açıkça "yasal" sol partiler in olduğu Türkiyede, "illegal komünist parti" hızlı sol lafazancılığı yapılmasıdır.

Leninin aslında Türkiyede şu andaki özgüle  uyan sözleri üzerinde düşünülmesi gereken cinsdendir;
""..parti adına resmi açıklamalar yapmaya başladığında- kurucu meclisli bir burjuva cumhuriyetinin, kurucu meclissiz bir burjuva cumhuriyetinden daha iyi olduğunu; ama "işçi ve köylülerin" cumhuriyetinin, sovyet cumhuriyetinin her türlü burjuva demokratik parlamenter cumhuriyetten daha iyi olacağını söyledik. Eğer böylesine detaylı-eksiksiz, dikkatli-tedbirli ve uzun süreli hazırlığımız olmasaydı, Ekim 1917 de, ne zaferi kazanabilir, ne de zaferi sağlamlaştırabilirdik."" (4)
Seçimleri boykot ya da katılma anlamında ,Özgül taktiksel pratiği en net özetleyen Stalinin şu sözlerinde kendisini bulur ;
""Hareketi hızlandırmak veya yavaşlatmak, kolaylaştırmak veya zorlaştırmak -işte siyasi strateji ve taktiğin alanı ve uygulama sahası bunlardır. ""
""Taktik, stratejinin bir parçasıdır, ona tabidir ve ona hizmet eder.  Taktik, savaşın bütünüyle değil, onun tek tek parçalarıyla, mücadelelerle, çarpışmalarla ilgilenir. Strateji, savaşı kazanmayı, ya da diyelim ki, çarlığa karşı mücadeleyi sonuna kadar götürmeyi hedeflerken; taktik, her verili anda somut savaş durumuna azçok uygun, düşen şu ya da bu çarpışmayı, şu ya da bu mücadeleyi kazanmayı, şu ya da bu kampanyayı, şu ya da bu eylemi başarıyla gerçekleştirmeyi hedefler. 
Taktiğin en önemli görevi, verili her anda somut duruma en uygun düşen ve stratejik başarıyı en emin şekilde hazırlayan mücadele yollarını ve araçlarını, biçimlerini ve yöntemlerini saptamaktır. Bu nedenle, taktik eylemler, onların sonuçları, kendi başına, dolaysız etki bakış açısından değil, stratejinin görevleri ve olanakları bakış açısından değerlendirilmelidir."" (7)
Devrimci önderliğin ve örgütlenmenin zayıf olduğu ve özellikle gericilik dönemlerinde , emekci halkların ve onların mücadelesinin çıkarları doğrultusunda yasal  olanaklardan  yararlanmak, devrimci mücadelenin ayrılmaz ve kaçınılmaz bir parçasıdır. İçinde bulunduğumuz dönem, ve var olan güçler dengesi  hakkında bilgiden yoksun, hayalci bir şekilde her "yasal" mücadele biçimine karşı çılmak, Marksizm Leninizmin en kötü karikatürünü çizmektir.

Erdoğan A

5-10 Haziran 2018
Yenilenme 21 Haziran 2018

Notlar

(1) Lenin, A Caricature of Bolshevism (Türkçeye Çevirilmekte)