Cumartesi, Nisan 14, 2018

Dünyayı kimler soyuyor? Bu bağlamda "Ultra Emperyalizm" .

Dünyanın "en zenginleri" listesi her yıl bir liste olarak yayınlanır. Ancak bu listede, onların hepsinin toplam sermayesinden daha fazla sermayesi olan aileler genellikle bu listenin dışında bırakılır. Sadece bu "dışlama" bir yana, bu ailelerin serveti üzerine yazılan her hangi bir istatistik hemen - konu üzerine otorite!!! olan yazarlar tarafından yalanlanır. Bunun en önemli örneği varlıkları milyar değil, trilyonla ölçülen Rotschield ailesinin listede hemen hiç bulunmaması.

Aynı şekilde, dünyayı kontrol eden şirketler denince akla hep belirli çoğunluğu "mali sermaye " olmayan şirketler gelir, bunlarıda mali olarak kontrol eden şirketler gözlerden genellikle uzak bırakılır. Buna neden olarak da çoğu zaman , özellikle ABD orta sınıfının sahte bilincini yaratan , bu şirketlerin  "halk şirketi" , "senin şirketin" , "milyonlarca hissedarın" şirketi vs gibi propogandalar olmuştur. 

Lenin , Buharinin emperyalizm yazısına önsözünde , "Ticaretin gelişmesinin, büyük ölçekli üretimin büyümesinin belli bir aşamasında yani, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başlarında,meta ticareti, büyük ölçekli üretimle birlikte ekonomik ilişkilerin ve sermayenin öylesine uluslararasılaşmasını yaratmıştır ki, serbest rekabetin yerini tekel almıştır. Mevcut işletmeler kendini uluslararası ve ülke içinde serbestçe rekabete açan işletmeler olmayıp, işletme ve tröstlerin tekelci müttefiki haline gelmişlerdir. Artık tipik olarak dünyanın hakimi özellikle mobil ve esnek, ülkede ve uluslararası düzeyde örtülü olarak işgören, bireyselcilikten uzak ve mevcut üretim sürecinden bağımsız, kolaylıkla yoğunlaşan, öyle ki yoğunlaşma konusunda şimdilik büyük mesafeler almış, fınans kapi­ taldir. Böylece kelimenin tam anlamıyla bir kaç yüz milyarder ve milyoner tüm dünyanın kaderini ellerinde tutmaktadır" diyerek dönemin özelliğini özetlemişti. 

Küreselleşme, sermayenin kârlarını olası en yüksek seviyeye çıkartmak için,  en düşük ücret alanlarına ve en zayıf sosyal düzenlemelere,  örgütsüz işgücüne ve yasaların  çevreyi korumadığı  ve sınırsız bir ulaşım sağladığı alanlara yayılması demektir.

Ekonominin dengesiz gelişmesi geçen yüzyılda, tarihi bir düzeyde sermaye üretimini ve birikimini de beraberinde getirdi. Buna bağımlı olarak da sermaye ihracı ve aşırı kar arzusu küreselleşme yolunda faaliyetleri arttırdı. 

Çokuluslu şirketlerin ve devlet aygıtlarının birleşimi ve çıkar çatışması içinde olan Çin  ve ABD  hammadde, su  ve  bu alanda "geçiş yolları" açısından  stratejik önemi olan  ülkeleri ve bölgeleri kontrol altına almak  için, ekonomik yardım dan  zorbalığa, siyasi müdahale den askeri saldırganlığa kadar , her türlü yolu  kullanmaktalar, yeni stratejik ortaklıklar kurmaktalar..

Zurih te, "Swiss Federal Institute of Technology" de teorisyenler, dünya çapında 37 million şirket ve yatırımcıların verilerini toparladılar, ve 43,060 uluslarası şirketleri ve  onların dolaylı ortaklarının değerlendirmesini yaptılar. 

Kimin neye sahip olduğu ve gelirlerinin ne olduğu temelinde ekonomik güçlerinin ne olduğu konusunda, verilere dayanarak ulaştıkları sonuç; uluslarası şirketlerin kontrolünün toplam 737 şirket e ait olduğunu, ve bu kontrolde  egemen merkez i ,-diğerlerini de dolaylı kontrol eden- 147 şirketin oluşturduğu .

147 çok uluslu şirketten oluşan , egemen merkez , (yani, 43bin çokuluslu şirketlerin % 0.3'ü) bütün dünya mali varlığının % 40 ını kontrol etmekte. 

Toplam 737 şirketse, yani  % 1.7 i,  dünya değerlerinin % 80 ini kontrol ediyor..

Gelir anlamında; Diğer bulgulara göre , dünyanın en büyük 10 şirketinin toplam geliri, 180 en fakir ülkenin toplam gelirinden daha büyük. 

Kar anlamında; Dünyanın borsada listelenen şirketlerinin % 10'u, dünyanın kârlarının % 80'ini oluşturmakta.

Tarımda ; Altı çok uluslu tarım kimyasal şirketi - BASF, Bayer, Dow, DuPont, Monsanto ve Syngenta - küresel tarım ilaç pazarının yüzde 75'ini kontrol ediyor; Küresel tohum pazarının yüzde 63'ü; 2013 yılında tohum ve böcek ilaçlarında yapılan tüm özel sektör araştırmalarının yüzde 75'inden fazlasını teşkil ediyor. Tarımdaki temel girdileri kontrol ederek, bir avuç uluslarası şirketler, küresel gıda sistemini kontrol etmektedir.

Sağlık ve İlaç;  ilaç ve tıbbi ürünler de küresel pazarın yüzde 47'sini kontrol eden 10 uluslarası  ilaç şirketi.
Otomotiv endüstri; 1300'ün üzerinde kayıtlı şirket var, ancak sektördeki en büyük 10 uluslarası şirketler dünyada motorlu taşıt ve parça satışlarının yüzde 40'ına sahip.

Teknoloji; Küresel ekonominin en hızlı büyüyen sektöründe, sadece altı teknoloji firması - Apple, Samsung, Hon Hai Precision, Amazon, HP ve Microsoft - bilgi teknolojisi, yarı iletkenler ve tüketici elektroniğinin, 4,3 trilyon dolarlık pazarın yüzde 20'sini kontrol ediyor. 

Diğerleriyle bağlantılı olan en büyük- egemen- 50 şirket 

1. Barclays plc - İngiltere - Mali Yatırım
2. Capital Group Companies Inc - ABD - Mali yatırım
3. FMR Corporation - ABD - Mali Yatırım
4. AXA - Fransız - Sigorta ve Mali Yatırım 
5. State Street Corporation - ABD - Mali Yatırım
6. JP Morgan Chase Co - ABD - Mali ,Bankacılık,Yatırım
7. Legal General Group plc - İngiltere - Mali Yatırım
8. Vanguard Group Inc - ABD - Mali Yatırım
9. UBS AG - İsviçre  - Mali Yatırım
10. Merrill Lynch Co Inc - ABD - Mali Yatırım
11. Wellington Management Co LLP  - ABD - Mali Yatırım
12. Deutsche Bank AG  - Almanya - Mali ,Bankacılık,Yatırım
13. Franklin Resources Inc - ABD - Mali Yatırım
14. Credit Suisse Group - İsviçre  - Mali Yatırım
15. Walton Enterprises LLC - ABD - Mali Yatırım (Wallmart dahil)
16. Bank of New York Mellon Corp - ABD - Mali , Bankacılık,Yatırım
17. Natixis - Fransız - Mali , Bankacılık,Yatırım
18. Goldman Sachs Group Inc - ABD - Mali , Bankacılık,Yatırım
19. T Rowe Price Group Inc - ABD - Mali Yatırım
20. Legg Mason Inc  - ABD - Mali Yatırım
21. Morgan Stanley  - ABD - Mali Yatırım
22. Mitsubishi UFJ Financial Group Inc  - Japon- Mali , Bankacılık,Yatırım
23. Northern Trust Corporation - ABD - Mali Yatırım
24. Société Générale - Fransız - Mali , Bankacılık,Yatırım
25. Bank of America Corporation  - ABD - Mali , Bankacılık,Yatırım
26. Lloyds TSB Group plc - İngiltere - Mali Yatırım
27. Invesco plc - ABD - Mali Yatırım
28. Allianz SE 29. TIAA - ABD - Mali Yatırım
30. Old Mutual Public Limited Company - İngiltere - Mali Yatırım
31. Aviva plc - İngiltere - Sigorta
32. Schroders plc - İngiltere - Mali Yatırım
33. Dodge & Cox  - ABD - Mali Yatırım
34. Lehman Brothers Holdings Inc ( Merrill Lynch $50 milyara satın aldı)
35. Sun Life Financial Inc  - Canada- Mali Yatırım
36. Standard Life plc - İngiltere - Mali Yatırım
37. CNCE - ABD - İlaç
38. Nomura Holdings Inc - Japon - Mali Yatırım
39. The Depository Trust Company - ABD - Mali Yatırım
40. Massachusetts Mutual Life Insurance - ABD- Sigorta ve Mali Yatırım 
41. ING Groep NV - Hollanda- Bankacılık, Mali Yatırım 
42. Brandes Investment Partners LP - ABD - Mali Yatırım
43. Unicredito Italiano SPA - Italya- Bankacılık, Mali Yatırım 
44. Deposit Insurance Corporation of Japan - Japon - Sigorta, Mali Yatırım
45. Vereniging Aegon - Hollanda-  Mali Yatırım 
46. BNP Paribas - Fransa- Bankacılık, Mali Yatırım 
47. Affiliated Managers Group Inc  - ABD - Mali Yatırım
48. Resona Holdings Inc - Japon - Bankacılık, Mali Yatırım
49. Capital Group International Inc -ABD - Mali Yatırım
50. China Petrochemical Group Company - Çin - Petrol

Bu yukarda sıralamada görüldüğü gibi küreselleşme ve uluslarası şirketlerin iç içe girmesi, Kautskynin ultra emperyalizm teorisinin hortlamasını da beraberinde getirerek yeniden canlandırdı. Konu üzerine sözü gene Lenine bırakalım;

""Bununla beraber, soyut olarak emperyalizmi kapitalizmi yeni bir aşa ması, yani ultra-emperyalizm aşaması “düşünülebilir” dense, buna itiraz edilebilir mi? Hayır. Soyut düzeyde böyle bir aşama düşünülebilir. Bu­nunla beraber, pratikte geleceğin yumuşak meselesi adına günümüzün zor meselelerini inkar eden oportünisttir. Teorik olarak, bu günümüz yaşamında karşılaştığımız gelişmelere dayanacağına, rüyalara dalmaya ben­zer. Gelişimin, istisnasız tüm işletmeleri ve devletleri içine alacak tek bir dünya tröstünün kurulması yönünde olduğundan şüphe yoktur. Ama bu  yöndeki gelişme öylesine stres, tempo, antagonizmalar, çelişkiler ve tepe taklak gelişler içinde -sadece ekonomik değil, fakat aynı zamanda politik, ulusal vs.- gelişmektedir ki ulusal fınans kapitallerin dünya çapında bir ultra-emperyalizm yapısında birleşmesinden önce, emperyalizm kaçınıl­maz olarak yok olacak ve kapitalizm kendi karşıtına dönüşecektir. ""

Özellikle Suriye deki gelişmelerde Rusya, Çin ve ABD arasında böylesine bir "el sıkışıp" anlaşma olasılığı, prensip olarak reddedemiyeceğimiz bir olasılık içinde olmasına rağmen, gerek yukardaki gösterge ve gerekse somut şartlar * göz önünde bulundurulduğunda, gerçekçi olarak görünmüyor. Suriyedeki gelişmeler, ya ABD ve Koalisyonunun, yenilgiyi (en azından kendi kamu oyuna) galibiyet olarak satabilecek bir şekilde satarak çekileceğini, ya da savaşı yaygınlaştırarak daha büyük yenilgiye uğrama şansını deneyeceği yönünde. 

Nisan 14, 2018
Erdoğan A

* ""petrol kaynaklarının ABD nin elinde, ya da kontrolünde olması, ekonomisi büyük ölçüde petrole dayanan, petrolden büyük gelir sağlayan Rusya için de kabul edilebilir bir olaslık değildir, çünki ABD sürekli uyguladığı petrol fiyatı spekülasyonlarıyla Rusyanın ekonomisini olumsuz etkilemekte. Bu yeni petrol kaynakları sadece Rusya değil, enerji üretimi ve ihtiyacı en fazla olan Çin için de bir tehlike teşkil etmekte."" PYD nin İntihar Politikası Üzerine bir defa daha.

* "Çin'in "Tek kemer, Tek Yol" girişimi bir çok ülkeler için ekonomik açıdan fayda sağlayabileceği gibi, aynı zamanda bu ülkelerde iç ve jeopolitik çıkar çatışmaları tetikleme özelliğine de sahip. Günümüz Orta Doğu çatışmaları, Türkiyenin ve Rusyanın katılımı bu dolaylı örneklerden birisidir.

ABD, OBOR'un Asya'daki çıkarlarına olumsuz etkiler yapacağının bilincinde. İran ve Rusya gibi ABD karşıtı ülkelere, Pakistan, ve devamında Hindistan gibi “kontrol” altında olan ülkelerin katılımı, kabullenilmeyecek nitelikte, zaten proje ABD - İngiltere - İsrail üçlüsünün strateji ve planlarının tam tersi yönünde. Onlar Çini enerji yoluyla kontrol altına alma peşindeyken, Çini daha da güçlendirecek bir plana sıcak bakmaları beklenemez." Kara ve Denizde Çin Yeni İPEK YOLU projesi -Üretimden, Dağıtıma ve Tüketime hakimiyet mücadelesi.