Çarşamba, Aralık 20, 2017

Lenin ve Stalinin Kurtuluş Savaşı değerlendirmesi “Hataları” üzerine

Erdoğan A
Aralık 20, 2017

Türkiyede 1919-1923 arası gelişmelerin anti-emperyalist bir kurtuluş savaşı olup olmadığı konusundaki değerlendirme tartışmaları, kaçınılmaz olarak “Lenin ve Stalinin hataları” sonucunda buluştu. Kaçınılmazdı çünki bu savı getiren Marksist Leninistler, burjuva milliyetcileri ve “dogmatik düşmanları-revizyonistlerin” iddia ettiği gibi, “subjektif” düşüncelerini Stalin ve Leninden “cımbızla” alıntılarla desteklemiyorlardı, tam tersine, Lenin ve Stalinin, Kominternin, Enver Hoca nın konu üzerine değerlendirmelerini ortaya koyuyorlardı. Yani değerlendirme, subjektif düşünce değil, tamamen ustaların değerlendirmeleriydi. 

Lenin, Stalin, Komintern ve Enver Hoca dan bir tane bile bu savaşın anti-emperyalist bir kurtuluş savaşı olmadığını içeren değerlendirmeyle ortaya çıkamamak, sonuçta kendisini “onların hepsi hatalı ve yanlış” revizyonist değerlendirmesinde buluşturdu. İşin ilginç yanı, onların 100 sene önce yaptığı değerlendirmelerinin kısıtlı olacağı, 100 sene sonra o zamanki olayları şimdi daha iyi değerlendirebilme olanaklarının olduğu burjuva savının buna dayanak olarak gösterilmesi. Bu anlayış bir Marksist Leninist için doğru olabilirmi? Bahsedilen konu gibi teorik temelde , yani siyasi anlamda yapılan değerlendirmelerde, yanlış ve revizyonist bir yaklaşımdır. Dönem içindeki ilişkilerin “detayları” , “kanıtları” “delilleri” açısından doğru olabilir, ama belirleyici olan , olayın genel “teorik - siyasi” değerlendirmesidir, “diplomatik yazışmalar”, “savaş notları”, “istatistikler vs gibi belgeler değil.

Lenin Buharinin Emperyalizm üzerine yazdığı kitabın önsözünde “”Emperyalizmin ekonomik ve politik görüşlerinin doğasını tam anlamıyla anlamadan ve bu bilgileri dayanak yapmadan, günümüzdeki savaşın somut tarihi analizini yapmanın mümkün olmadığını söylemeye gerek yok “ diyor ve devam ediyor, “ aksi takdirde son 10 yılların ekonomik ve politik durumunu anlamak mümkün olmaz ve bunu anlamadan savaş hakkında doğru bir görüş belirtmek gülünç olur.””

Bir savaşın niteliğini yani özünü  100 sene sonra ortaya çıkan “deliller” belirlemez,, bunlar detaylardır. Savaş gibi önemli bir olay savaşın Marksist değerlendirilmesi temelinde, savaşın kimler tarafından ve hangi amaçlarla yürütüldüğü, genelde kimlerin çıkarlarının zarar ya da fayda göreceği temelinde yapılır, teorik temelde, özelin genel (halkların - sosyalizmin) çıkarlarına bağımlı kılındığı pratik kararlar alınır, burjuva istatistikler ve belgeler temelinde değil.

“””Darkafalı” der Lenin, “ savaşın, "siyasetin devamı" olduğunu kavramaz; (…) Marksist içinse önemli olan, o savaşta söz konusu şeylerin ne olduğudur” .. Aynı yazısında Lenin şöyle tanımlıyor savaşı “”Peki, bir savaşın "özü"nü nasıl tanımlayabilir, nasıl ortaya koyabiliriz? Savaş siyasetin devamıdır. Öyleyse savaş öncesinde güdülen siyaseti, savaşa yolaçan, savaşı ortaya çıkaran siyaseti incelememiz gerekir. Bu siyaset emperyalist bir siyasete, yani mali-sermayenin çıkarlarını güven altına almak, sömürgelerle yabancı ülkeleri soymak, ezmek amacını güdüyorsa, o zaman bu siyasetten doğan savaş emperyalisttir. Eğer güdülen siyaset ulusal kurtuluş siyasetiyse, yani ulusa zulmedilmesine karşı olan yığın hareketinin ifadesiyse, o zaman bu siyasetten doğan savaş, ulusal kurtuluş savaşıdır.”””  Lenin, Savaşa ve “ata” topraklarının savunmasına karşı Marksist Tutum

Savaşların niteliğini ve değerlendirmesini “100 sene sonraki” olanaklarla , belgeler üzerinde değerlendirmenin Marksist olmadığını, gülünüp geçilecek bir burjuva yaklaşımı olduğunu Lenin Buharine önsözünde şöyle açıklıyor. 

“”Modern bilimin gereklerini en açık biçimde ortaya koyan Marxsist bakış acısından, iki ülkenin hakim sınıfları için memnuniyet verici ve uygun ve diplomatic “dökümanlardan” veya günlük politik olaylardan seçimini ve bunların sergilenişini savaşın tarihi analizi olarak ortaya koyan metodun “bilimsel” değerine ancak gülünüp geçilir.”” Lenin Buharinin Emperyalizm üzerine yazdığı kitabın önsözü

Aklı başında bir Marksist Leninist “100 sene sonra, geçmiş siyasetlerin teorik özü konusunda daha doğru değerlendirmeler yapılacağı” iddialarını, burjuvazinin tarihi yeniden yazma, tarihi çarpıtma, Marksizm Leninizmi çarpıtma, onu kendilerinin kabulleneceği bir içeriğe çevirme praitklerinde en temel iddiaları olarak görür. 

Bu nedenle Lenin, Stalin, Komintern ve Enver Hocanın, istisnasız, hepsinin birden aynı konuda “hata” lı teorik temelde, -yani siyasi- değerlendirme yaptığını iddia etmek, bir Marksist Leninistin yaklaşımı olamaz.

100 e yakın yıl sonra, Troçkizmin emperyalistlerin elinde ciddi bir araç olarak kullanılması somut gerçeği temelinde, Stalinin belkide en büyük hatası olarak görebileceğimiz, onun Troçki ve çetesini partiden ihraç ettikten hemen sonra kurşuna dizdirmemesi olarak görülebilir. Ancak bu yaklaşım bile “varsayım” ların üzerine çıkamaz. Çünki bunu “ günümüz”gerçekleri temelinde “hata “ olarak görebiliriz. Elimize o zamandan ne kadar “veri”ler, belgeler, yazışmalar geçse bile, o zamanı, şartları, parti içi durumu, kitlelerin psikolojik yapısını , düşünemediğimiz ve düşünemiyeceğimiz bir sürü diğer etkenleri, o zaman yaşayan ve kararı veren Stalin kadar bilmemize olanak yok. Yani “o” nun kendi gerçeğini bilmiyoruz. Bu neden le “hata”, bizim gerçeğimiz, o nun gerçeği değil. 

Bu örneğinde gösterdiği gibi , 100 sene sonra , siyasi konularda -yani temel teorilerde-  “daha iyi” değerlendirme yapılınabilir savı, Marksist Diyalektik materyalizm bakış açısından burjuva –revizyonist bir bakış açısı olmayı aşamaz.

Konu Emperyalistlerin işgali ve kukla bir hükümetle yapılan eşit olmayan anlaşmaların, zorla bir halka kabullendirilmesidir. Yani Siyaset Emperyalist bir siyaset. Savaş emperyalist bir savaş. Karşısındaki , bu işgale ve zorla kabullendirilmek istenen siyaseti kabullenmeyen, yani emperyalist siyasete karşı olan bir siyaset, Marksist teorik değerlendirmede, haklı, ilerici bir siyaset. Bu siyasetin devamı savaş, kurtuluş savaşı. 

Leninin yukarda savaşın özünü tanımlaması temelinde , Lenin, Stalin ve diğerlerinin “anti-emperyalist ulusal kurtuluş savaşı” değerlendirmesi, Marksist Leninist “temel” teorilere” dayanan bir değerlendirmedir, belgelere, istatisteklere dayanan burjuva değerlendirmesi değil. 

Bu, savaşın Marxist Leninist teorik değerlendirmesi ve,”ulusal kurtuluş hareketlerini”, “emperyalizme karşı savaşları destekleme” Marxist Leninist teorik değerlendirme temelinde alınan pratik tavırdan başka bir şey değildir. Eğer bu hataysa, o zaman gerek Savaş teorisi ve gerekse emperyalist savaşlarla, ulusal kurtuluş hareketleriyle ilgili alınacak tavır üzerine yapılan bütün temel teorik değerlendirmeler yanlış demektir. Bu iddiaya - kimlerden gelebileceğini bildiğimiz için - biz sadece güleriz.

Genel olarak bir savaşın Marksist Leninist değerlendirilmesi ve sonucunda teori ışığında alınan Marksist Leninist tavır la, o özgül şartların değerlendirilmesine bağımlı olarak belirlenecek olan strateji ve taktikler konusu birbirine karıştırılmaması gerekir. Bu herşeyi birbirine katıp çorba yapma alışkanlığı , kişiyi sonunda burjuvazinin ve revizyonistlerin borazancılığını yapmaya iter – günümüzde olan da tam bu.

Özgül şartların değerlendirmelerinde hatalar olabilirmi ? Muhakkaki olasıdır. Marksist Leninistler “istisnaların” olmayacağını hiç bir zaman iddia etmezler. Ancak bu özgül Strateji ve taktiklerdeki hatalar, temel teorik-siyasi değerlendirmeyi ve alınan tavrın hatalı olduğunu göstermez. Özgül Strateji ve taktikle ilgili Özgül değerlendirmeler verilere bağımlıdır. İşte burda burjuva istatistikler, gizli belgeler, yazışmalar önemini ortaya çıkarır. 

“Ulusal Kurtuluş savaşının Marksist Leninistlerce değerlendirilmesi” yazısının ikinci bölümünü yazmak için okuduğum ve hala okumaya devam ettiğim “Churchill in, Venizelos un, Kalageropoulosun, Curzon un, Rumbold un vs , askeri ve İngiliz parlementosu tutanaklarından algıladığım kadarıyla gerek Sovyetler ve gerekse Emperyalistler, birbirlerinin “kısa vadeli” amaçları konusunda, özellikle Ermenistan Sovyetleri kurulduktan sonra, yanlış-hatalı şüpheler içerisindelermiş. Sovyetlerin “güney cephe” endişesi onların strateji ve taktiklerini kaçınılmaz olarak etkilemiş, ve belkide “hata” lara neden olmuş. Aynı şekilde emperyalistler içinde bu geçerli. 

Ancak bu taktiksel “ hata” lar, bizim 100 sene sonra tesbit ettiğimiz belgeler ışığında olan , bizim “gerçeklerimiz”, o zamanın “gerçekleri” değil - "bilinmeyen" gerçek değildir. En önemlisi, bu “hata” lar, Marksist Leninist “savaş” ve ulusal kurtuluş hareketlerini destekleme” teorik değerlendirmelerini “hata” lı, “yanlış” kılan hiç bir özelliğe sahip olamayan, sadece taktiksel içerikli “hatalar” olabilir. 

Sonuç olarak, Marksist Leninistlik adına, Lenin, Stalin, ve onlarca komünist liderlerden oluşan Kominternin, 60 sene sonra değerlendirme yapan Enver hocanın “anti-emperyalist kurtuluş savaşı” olarak değerlendirdiği bir savaşı, “onlar hatalı”, “100 sene sonra biz daha iyi değerlendirme imkanına sahibiz” gibi yaklaşımlarla reddetme yollarını aramak, emperyalist burjuvazinin ve Marksizmin eskidiği, tarihe karıştığı iddiasında bulunanların ekmeğine yağ sürmek demektir. 


Stalin, Bulgar ve Yugoslav liderleriyle gizli toplantısında, Yunanistan KP nin politikası konusunda yorumları dinleyerek " o zaman beklemekte yarar var. Belki siz haklısınız.  Çinlilerin kapatise güçlerindende emin değildim  ve  onlara Chiang Kai-Shek le geçici anlaşma yapmalarını önermiştim.  Sonradan halkın onları desteklediğini ve savaşa devam edeceklerini söylediler. Biz de sadece ihtiyaçlarının ne olduğunu sorduk. . Onlar haklı çıktı , biz yanlışBelki bundada biz yanlış çıkacağız. Ancak, sizin emin bir şekilde tavır almanızı istiyoruz "" diyebilmesi, benzer bir hata olsa aynısını Türkiye için söylememesi için bir neden olamıyacağının göstergesidir.

Bu örneğin önemi şurdadır. Özellikle objektiflikten şaşmayan , strateji ve taktiksel özgül  konularda yanlış olduğunda yanlışlığını kabul eden Stalinin yıllar sonra aynı değerlendirmeyi yapması, bu değerlendirmenin "yanlış ve hatalı" olarak değerlendirilemiyeceği konusunda bir Marksist Leninist için yeterli kanıtdır.

Marksizm Öz le ilgilidir, biçimle değil. Öz le ilgili değerlendirmeler Marksizmin özsel-temel teorilerini oluşturur ve emperyalizm var olduğu sürece, sınıf çelişkileri devam ettiği sürece geçerliliğini kaybetmeyecek teorilerdir. Devrimin, savaşın, devletin vs biçimi değil, öz ü dür önemli olan.   Biçimsellikle ilgili değerlendirmeler, bu özgül yer ve durumlarla ilgili strateji ve taktikleri belirleyen değerlendirmelerdir. Biçimle ilgili Özgül teoriler bu öz-temel teorilere sadık kalınarak yapılır.

Marksist Leninistler değerlendirmelerini Marksist Leninistlere dayandırırlar, Revizyonistler değerlendirmelerini ve ustaların “hatalı”, yanlış” , “diktatör” vb iddialarını, burjuva yazar ve aydınlarına , burjuva belgelere, dayandırırlar. 

Yazının bitimini Leninin sözlerine bırakalım.
“”Modern bilimin gereklerini en acık biçimde ortaya koyan Marksist bakış acısından, iki ülkenin hakim sınıfları icin memnuniyet verici ve uygun ve diplomatic “dokümanlardan” veya günlük politik olaylardan secimini ve bunların sergilenişini savaşın tarihi analizi olarak ortaya koyan metodun “bilimsel” değerine ancak gülünüp geçilir.”” Lenin Buharinin Emperyalizm üzerine yazdığı kitabın önsözü


Erdoğan Ahmet