Cumartesi, Şubat 25, 2017

Türkiyenin yakın geleceğindeki olasılıklar; İç Savaş - İrana karşı savaşta piyonluk- Askeri Darbe

İç Savaştan bahsedilince hep iç savaşın Kürtlerle Türkler arasında olacağı doğrultusunda bir anlayış var. Dini Gericilik bu iç savaştan bahsetmiyor. Orta Doğu Somut durumuna ve emperyalist planlara bakarsak, iç savaşın hedefinin, Kürt ve Türk, tüm ilericilere , Kürt ve Türkün içindeki Alevi ve diğer Sunni olmayan mezhebi gruplara olması ihtimali daha fazla. Yani etnik olmaktan çok, mezhebi olması daha büyük olasılık. ******** Dünya daki günümüz gelişmeleri, genellikle uzun süreli büyük savaşların arifesindeki günlere benziyor.

Orta doğuda Irak ın da artık güçsüz bir ülke haline getirilmesinden sonra Suriyeye saldırı, İsrailin fırsattan istifade Filistinlilere kan kusturması ve yerleşim alanlarını geliştirmesi, Golan ın artık Suriyeye geri verilmeyeceği açıklamaları, liderlerinin İsrail ajanı olduğu belirlenen ISIS gibi fanatik örgütler dolayısıyla birbirini yiyen Müslümanlar. 

Afrikada trilyonlarca kontrolsüz yatırım yapmış olan Çin in ekonomik çıkarları ve buralarda nüfüzünun gelişmesi. Özellikle Çin in yoğun çıkarı ve etkisi olduğu Yemen de ABD ve Saudi çıkarlarının koruyucularına karşı Hutsi lerin başarılarının devamı. 

ABD nin Ukraynaya asker yığması. Rus diplomatlarının - Putinin danışmanı Mikhail Lesin den sonra Andrei Malanin, , Alexander Kadakin, Andrei Karlov, Vitaly Chirkin gibi Rus ların diğer ülkelerle iyi ilişkiler kurmasında önemli adımlar atan diplomatların öldürülmesi. 

Çin in askeri silah olarak artık kendine yeterli üretimi olması dışında, silah ihracatına başlayarak, ABD-İsrail silah pazarına rekabet olması.

Çin in Güney Asya da , yıllardır ABD güdümünde sefalet içinde olan ülkelere ekonomik alternatif olmaya başlaması..


Ve en önemlisi Çin in Askeri olarak savunmada yenilebilecek bir güç olmadığının ABD tarafından da kabullenilmiş bir gerçek olması... Bu , Çin i alt etmenin tek yolunun onun enerjiye bağımlı ekonomisini ele geçirecek alternatiflerin oluşturulmasını gerektiriyor. 

Çin in 2020 de energy kullanımı 2020 de ABD nin kullanımı ile aynı oranda olacağı hesab edilmekte. Enerji kaynağı olarak , kömürdeki azalma ve Doğal gaz kullanımının artışına rağmen, petrol ayni derecede % 20 lerde devam etmekte. Buna karşın Çin in petrol üretiminin %90 ını oluşturan doğu Çinde büyük bir düşüş var. Araştırmalara göre petrol ihtiyacı 2020 de iki katına çıkacak. Yani Çin in petrole olan bağımlılığı hayati bir konu olma yolunda. Saudilerin petrol çıkarma da üretimi azaltmaları ve fiyatların yüksek tutulması, ABD-İsrail- İngiliz üçgeninin , Çine şantaj politikalarından birisini teşkil etmekte. İran Çin petrol ihtiyacının % 10 unu karşılamakta, ayni şekilde Irak % 10, Oman % 10, Rusya % 11, Angola % 13....En fazla aldığı Saudi Arabistan da düşüş % 50 lerde. Çin in artan Doğal gaz ihtiyacı, tamamen müslüman ülkelerden geçmekte. Çinde 20 Milyonun üzerinde Müslüman nufus var. Bu temellerde bakıldığında, Müslümanların fanatikleştirilmesi ve sahte-örgütlerin oluşturulması, eğitilmesi, silhalandırılması ve beslenmesi , Sunni Şii ayırımcılığı , pratiğin sadece yöresel amaçlı olmadığının sonucuna ulaşmak zor olmasa gerekir.

On sene önce yazılarda sürekli vurguladığım Türkiyenin artık Lübnanlaştırma –yani bölünme ve birbirine düşürme, sonunda her istenilenin yaptırılabildiği, merkezi gücü zayıf olan bir ülke haline gelme- projesinin uygulama döneminde olduğu ve Çine giden yolun İrandan ve İrana giden yolun da Türkiyeden geçmek zorunda olduğu gerçeği idi.



Gelinen yerde İran a karşı PAZARLIK ve planlar hızla devam etmekte. 


Türkiye Al Bab a McCainin ziyaretinin ardından kolayca girdi. Ne de olsa McCainin ISIS lideriyle beraber sosyal beraberlikleri resimlerde. Söylentilere ve haberlere göre ISIS le anlaşma yapılarak onların AL Bab ı -ilerde lazım olacak – silahlarıyla birlikte terketmesi sağlanmış. Bir diğer haber de ABD nin ISIS liderlerini- yani ajanlarını saldırılardan korumak ve yakın gelecekte kullanmak- için özel operasyonlarla kaçırdığı. 

Yapılan çeşitli Değerlendirmelerin ortak birleştiği nokta, büyük bir olasılıkla Suriyenin kuzeyinde otonomus bir Kürt devleti kurulacağı, Irağa geri dönen ISIS ve benzeri örgütlerin Irak –İran, Türkiye- İran sınırında yoğunlaştırılacağı, büyük bir kaç sansayonlu provokasyonla İrandaki Kürt halkının ve belkide Azeri halkın korunması vb amacıyla bir saldırı başlatılacağı. Türkiyede ordu nun olası bir itirazını engellemek için sahte-darbe yapılmış, şimdi gerçek darbe peşindeler. Referanduma evet ya da hayır, Türkiyenin bu doğrultuda kullanılmasını engelleyemeyecektir. Sadece zorlaştıracak ya da kolaylaştıracaktır. Genellikle akıllardaki İç Savaş hep Kürtlerle Türkler arasında olacağı doğrultusunda. Şüphesizki olasılığı var, ama somut duruma ve emperyalist planlara bakarsak, olası iç savaş, Kürt ve Türk tüm ilericilere , Kürt ve Türkün içindeki Alevi ve diğer Sunni olmayan mezhebi gruplara olması ihtimali daha fazla. Bu tür bir iç savaş, İrana karşı savaşta, dikkatleri dağıtma, olası bütün muhalefeti engelleme ve ortadan kaldırma amacını hedefleyecektir.

Konuşulan diğer alternatif senaryo, kapılar ardında yapılan anlaşmalarla, ve alınan önlemlerler, olası iç savaşı kontrol altında tutma, Doğu Kürdistanı islamcı örgütlerin yuvası haline getirip, İran a karşı savaşta besleme, silahlanırma ve destekleme. 

Böyle bir senaryoda İran ın sessiz kalacağı ve Türkiye ile savaşa girmeyeceğini düşünmek, biraz saflık olabilir. Yani Savaş , hangi biçimde olursa olsun, kaçınılmaz bir gerçek durumunda. İsrailin kesinlikle katılacağı gerçeğini hesaba katarsak , Suriyenin, Iraklı şiilerin, Lübnanda Hizbullahın sessiz kalma ihtimali , sanırım yok. 

Saudi Arabistanın yenilgi üzerine yenilgi aldığı Yemende, güneyde hristiyanların yardımı ile kuzeyden toplu bir saldırı yapması, az da olsa, olasılığı var. Bu savaşın İranın doğusundaki ülkelere sıçrama olasılığı da aynı şekilde kaçınılmaz. Rusya nın Ukrayna dan hazırlanan saldırılara karşı bu cephesini bırakma olasılığı, ve İran a ne kadar yardımcı olabileceği, yöresel savaşın ne derece genişletilmesi hesap ve sonuçlarına bağımlı olacak.

Yani gelinen yerdeki ürkütücü problemler, sivil darbeye bir HAYIR la çözümlenebilecek cinsden değil.

Dini gericiliğe karşı, savaşı engelleme , *şerefini kurtarma* amacında bir askeri darbe olasılığı? Yok denecek kadar az. Ama sivil darbe gerçekleşmezse, bunu askeri-darbe olarak hayata geçirme olasılığı daha fazla. Bu olasılıklara karşı yapılması gereken? Birey olmaktan çıkıp, Örgütlenmek, hareketleri taban olarak birleşik cepheler kurmaya zorlamak, kitlelere ürkütücü olasılıkları anlatmak, onları ve kendini katliamlara karşı hazırlamak.

Her ne kadar bunlar sadece tartışılan "olasılık" lar olsa da , hazır olmak , her zaman, geç kalmak ve pişman olmaktan daha iyi sonuçlar getirecektir.


Bölgesel Yıkılış, ve belki Dünya Savaşı Pahasına, Tek Başına Kurtuluş (mu yoksa intiharmı?)
Suriyede ABD ve İsrailin tek kazanımı – PYD ve geleceği üzerine
Afrin ve Suriyede yeni gelişmelere  bağımlı olarak -  olasılıklar üzerine 
Cihadcılar ın kamplaşması ve Suriyedeki gelişmeler üzerine
ÖSO çetesinin kullanılması altında yatan sinsi amaçlar - kısaca