Perşembe, Haziran 16, 2016

Fikret Başkayanın “”Devrimi yeniden düşünmek “”yazısı üzerine- Devrimci ve evrimci “siyasi bilinç “ teorisi

Marksist teorinin özü sınıfların ve sınıflar arası uzlaşmaz çelişkilerin varlığıyla ilgilidir. Bir ideoloji olarak Marksizmin özü bu sınıflar arası çelişkilerin kapitalist toplumdan komunist topluma kadar uzanan sınıf mücadelesini içine alır. Yani Marksizm işçi sınıfının kapitalist sınıfa karşı , sınıfsız bir toplumu kurmayı hedef alan mücadelesinin teorisidir.

Kapitalist sınıfın, yani burjuvazinin kendi siyasi ve ekonomik iktidarını gönüllü olarak devretmeyeceği gerçeğinden , işci sınıfının sosyalizm inşası yolunda siyasi zemini oluşturması, yani siyasi iktidarı ele geçirmesi, zor a dayanan bir Devrim i gerektirir. Devrim sosyalizmin sadece siyasi zeminini oluşturur, sınıf mücadelesini ortadan kaldırmaz, tam tersine daha da keskinleştirir. Bu nedenle, Devrim, sosyalizmin ekonomik zeminin oluşturulması ve sosyalizmin inşasının hayata geçirilmesinin UYGULAYICI, KORUYUCU üst yapısını oluşturur. Gerek devrim ve gerekse devrimden sonraki dönemin üst yapısının profesyonel insanlardan oluşması gerektiğini anlama-mak için, darkafalı olmak gerekir.

Sayın Başkayanın “”Devrimi yeniden Düşünmek “”yazısının özüne değinmeden önce bu yeni akımdaki ""Başkaya"" ların tarihine kısaca deyinmek gerekir.

Burjuvazinin mücadelesi , yeni akımlar , yeni teoriler, yeni saldırılar

Marksizm sınıf mücadelesinde işçi sınıfının teorisi olduğuna göre, bunun karşıtı olan Kapitalist sınıfın da Burjuva teorileri olması kaçınılmazdır. Burjuvazinin gerek siyasi ve gerekse ekonomik olarak işçi sınıfı üzerindeki hakimiyeti sadece üretim araçlarına sahiplik (ekonomik) ve üretim ilişkilerinin belirlenmesi (siyasi) hakimiyeti ile sınırlanamaz. Bu araçlara ve güce sahip olan Burjuvazi aynı zamanda Düşünce ve Beyin üretimi araç ve gereçlerine de sahiptir (okullar, medya, enformasyon teknolojisi, basın yayın vb) . Bu sahiplik onların sınıf mücadelesinde, düşünce ve beyin üretim araç ve gereçlerini, gerek kendi düşüncelerini yayma ve kabullendirme, gerekse düşmanı oldukları Marksist düşünce yi çarptıma , tahrif etme ve kişilerin kafasını bulandırma amaçları doğrultusunda kullanma-yacaklarını düşünmekte bir “moran” ın (dangalağın EA) yapacağıaxy-moran” lıktır. (Sayin Baskaya nin yazisinda kullandigi Fransizca ve ingilizce kelimelerden bir baskasi olan aximoran edebi anlamda kendi içinde, kendi ile çelişkili , zıttı nı birlikte taşıyan demek, halk dilinde dangalak demektir)

Burjuvazinin Ekim Devriminden bu yana Sosyalizme karşı “”SOL “” u hedefleyen Teorik Mücadelesini , bu gün bukalemun gibi yüzlerce renkte olan Troçkizm le özetleyebiliriz.

Troçkizmin, tarihi çok eski olmayan bu “”yeni rengi”” , Bolşevik maskesini artık çıkartmış olan, Lenini anti-Marksist olarak yansıtan bir akım. Bu, Özellikle ABD, İngiltere ve Avustralya gibi kapitalist ülkelerde ve bu ülkelerde eğitim görmüş , kısa sürede olsa yaşamış , entellektüel Liberal Burjuva ve küçük burjuva içinde kök salıp, ezilen sömürülen uluslarda da bunlar tarafından hızla yaygınlaştırılmaya çalışılan bir akım. Bu akımın öncüleri artık açıkca Lenin in anti-marksit olduğunu ileri sürerken, sayın Fikret Başkaya gibileri ise , içlerinde bulundukları ülkelerin geçmişine bağımlı olarak, ve günümüzde kitlelerin teorik bilinçsizliğinden yararlanma amacıyla, Lenin in ismini kullanma yerine, onun ismini vermeden, düşüncelerine ve teorilerine saldırmayı daha uygun bulmaktalar.

Bu “yeni akım”ın iddiasının temeli Marxın; “””İşçi sınıfının kurtuluşu işçi sınıfının kendi eseri olması gerekir...””.."İşçi sınıfının hareketi bilinçli , en geniş kitlelerden bağımsız ama en geniş kitlelerin çıkarı içindir. ".vb sözleri temelinde yatıyor. Bunlara göre Marx ve Engels işçi sınıfının siyasi bilincinin kendiliğinden gelişeceği ve devrimi parti ve profesyonellere gerek duymadan gerçekleştireceği ni söylemiş..

Buna karşı olarak da Lenin den, hiç bir teorik yazı getirilmeden, sadece John Reed in kitabında Lenin in "eğer sosyalizm sadece bütün halkın entellektüel gelişimini beklemekse, o zaman biz sosyalizmi en az 500 sene göremeyeceğiz...sözleri , ve Lenin in devrimi (daha kitleler bilinçlenmeden) erken yaptığı gerekçesi gösterilerek, Lenin in Anti-Marksist olduğu öne sürülmekte..

Sayın Başkayanın sözü geçen yazısındaki iddia da aynı iddia...


BAŞKAYA NIN SÖZLERİ VE LENİN İN SÖZLERİ

Bu bölümde Marksın sözleriyle Leninin değerlendirmesi konusunda uzun tartışmaya gerek duymuyorum., çünki ilk amaç Sayın başkayanın Lenin ve Leninist düşüncelerin ne kadar düşmanı olduğu nu somut olarak ortaya koymak. Bunu yaparken sayın Başkaya dan iki temel alıntıyı, Leninden alıntılarla karşı karşıya getireceğim, okur kendi yorumunu kendi yapsın.

Önce sayın Başkayanın düşüncesini özetlediği cümlelerle başlayıp, yukarda bahsettiğim “”yeni akım düşünce””nin nasıl da tam kendisi olduğunu gösterelim..
”””Marx, 'işçi sınıfının emansipasyonu [kurtuluşu] onun kendi eseri olacaktır' dememiş miydi? Bir sınıfın emansipasyonu başkalarının işi olabilir miydi? Devrim işini öncü partiye havale etmek, ezilen-sömürülen sınıfların kaderini başka ellere tevdi etmek, başkalarına emanet etmek değil midir?””””” Başkaya (1)
Burda komünistlerden oluşan bir partinin nasıl bir den “””başkalarının”” partisi haline geldiğini sormak gerekir, fakat bırakalım sözü manifesto ya, ne demiş Marks ve Engels;
"Komünistler, işçi sınıfının ivedi hedeflerine ulaşılması ve o andaki çıkarlarının gerçekleşmesi için savaşırlar; ama mevcut hareket içerisinde, bu hareketin geleceğini de temsil eder ve gözetirler." (2)
Yani Başkaya nın iddiası Marx ve Engels in görüşünün bütününden kopartılmış, sonunda onunla çelişkiye düen, tersini savuna bir iddia.

Aslında sadece manifestodan bu alıntı bütün iddiaları çürütüyor , fakat biz devam edelim Lenin e , Lenin in ismi geçmeden yapılan saldırılara...

Bakın ne diyor sayın Başkaya
“”””Geride kalan yüzyılın sosyalist mücadele anlayışında, 'işçiler, ezilen-sömürülen sınıflar, kendiliklerinden durumlarının farkına varamaz, olup-bitenleri anlayamaz, dolayısıyla bilinçlenemez, ona 'gerekli' bilinci ancak devrimci entellektüeller dışardan taşıyabilir...' şeklinde bir anlayış hakimdi. “””” (1)
Bakalım ne diyor Lenin (Ne Yapmalı?dan) ;
“”””Siyasal sınıf bilinci, işçilere, ancak dışardan verilebilir, yani ancak iktisadi mücadelenin dışından, işçilerle işverenler arasındaki ilişki alanının dışından verilebilir. Bu bilgiyi elde etmenin mümükün olduğu biricik alan, bütün sınıf ve tabakaların devletle ve hükümetle ilişkisi alanı, bütün sınıflar arasındaki karşılıklı ilişkiler alanıdır. “”” (3)
“”””İşçiler arasında sosyal-demokrat bilincin olamayacağını söyledik. Bu bilinç onlara dışardan getirilmeliydi. Bütün ülkelerin tarihi göstermektedir ki, işçi sınıfı, salt kendi çabasıyla sadece sendika bilincini, yani sendikalar içerisinde birleşmenin, işverenlere karşı mücadele etmenin ve hükümeti gerekli iş yasalarını çıkarmaya zorlamanın vb. gerekli olduğu inancını geliştirebilir. Oysa sosyalizm teorisi, mülk sahibi sınıfların iyi eğitim görmüş temsilcileri tarafından, aydınlar tarafından geliştirilen, felsefi, tarihsel ve iktisadi teorilerden doğup gelişmiştir. Toplumsal konumlarıyla, modern bilimsel sosyalizmin kurucuları Marx ve Engels de, burjuva aydın tabakasına mensupturlar”””””” (4)
Burda da Başkaya nın "'gerekli' bilinci ancak devrimci entellektüeller dışardan taşıyabilir...' şeklinde bir anlayış hakimdi. "" sözleri, Lenin in "”Siyasal sınıf bilinci, işçilere, ancak dışardan verilebilir, " değerlendirilmesine bir saldırı ve onun reddi.

Başkaya nın Entellektüeller ve devrimci parti ve profesyoneldevrimci üzerine sözleri;
“””””Bu tespitten hareketle de devrimi ancak devrimci-entellektüeller ve devrimcileşmiş işçilerden oluşan, mücadelelere öncülük edecek, devrimci partinin yapabileceği görüşüne varılıyordu. Bu tespit aynı zamanda profesyonel devrimciliğin gerekçesini de oluşturuyordu
“””Oysa devrim ve profesyonel kelimelerinin yan yana getirilmesi tam bir (edebi anlamı kendi içinde çelişkili EA) oxymoran dır. Bu yüzden de yan yana getirilmeleri saçmadır. Mesleği devrim yapmak olan birinin var olabileceğini düşünmek abes değil mi? “””” Başkaya

Yani burda sayın Başkaya, Lenine olan nefretini, ikili kullanımı olan oxymoran kelimesini kullanarak (aslında kullanmasına gerek ulaştığı sonuçla) Lenin in alenen Dangalak olduğunu öne sürüyor. 

Aşağıdaki alıntılardan da görülebileceği gibi , başkaya nın bu sözleri de tamamıyle lenin in sözlerinin tersi ve onunla çelişen sözler.

Mesleği devrim yapmak olan bir komünüstin var olabileceğini düşünmeyi bırak, tarihte on binlerce Che Guevaraları göremiyenlerin var olabileceğini düşünmek abes mi diye sormaya gerek duymadan,, bakalım bu teorilere Lenin nasıl cevap vermiş;
“”Her türlü "teoricilik" teorisinden uzak olan bazıları ise, "siyasal bir devrimi gerçekleştirmenin" olanaklı ve zorunlu olduğunu, ama bunun, proletaryayı sıkı ve inatçı mücadele içerisinde eğitmek üzere güçlü bir devrimciler örgütü yaratmayı gerektirmediğini söylediler. Yapmamız gereken tek şey, o eski dostumuza, "erişilebilir" sopaya sarılmaktır.
..... Biri oportünist, öteki "devrimci" olan bu iki eğilim, egemen olan amatörlüğe boyuneğmektedir; bunlar amatörlükten kurtulunabileceğine inanmamakta ve ilk ve zorunlu pratik görevimizin, siyasal mücadeleye gerekli enerjiyi, oturmuşluğu ve sürekliliği sağlayabilecek olan bir devrimciler örgütünün yaratılması olduğunu görememektedirler.”””” Lenin (İlkellik ve Ekonomizmden)
“””İşçi-devrimci, görevine tam olarak hazırlanabilmek için, aynı şekilde profesyonel bir devrimci olmalıdır. “””” Lenin (Örgütsel Çalışmanın Kapsamı ndan)
“””Ve biz, hem işçilerin hem de "aydınların" ortak yolu olan profesyonel devrimci eğitim yoluna işçileri "yöneltmek" için gerekeni yapmadığımız......””””.. Lenin  (Örgütsel Çalışmanın Kapsamı ndan)
Yukardaki alıntıların karşılaştırılmasından görülebileceği gibi Başkaya nın karşı olduğu ve sözde eleştirdiği teoriler ve söylemler, tamamiyle Leninin söylemleridir. Ama Türkiyede ki Leninist geleneği bildiğinden, ona direk saldırma yerine, onun düşüncelerine saldırarak, ona gizli bir şekilde saldırıyor.

Sayın Başkayanın en düşük seviyedeki çarpıtması ve saldırısı ise şu sözlerinde toparlanıyır
“”””Bu tespitle işçi sınıfına bir kimlik yakıştırılıyor: İşçiler kendiliklerinden olup-biteni anlayamaz... Buna gerekçe olarak da işçilerin zorlu ve uzun çalışma süreleri, eğitim olanaklarının dışına atılmış olmaları gösteriliyor. Eğer bu tespit kabul edilirse, bu, toplumun bilenler ve bilmeyenler diye ikiye bölünmüş olduğunu, birinden diğerine geçişin de imkânsız olduğunu, arada bir Çin duvarı olduğunu kabul etmektir. İkincisi, bilenlerin ne bildiğini tartışma konusu yapmamak, sorun etmemektir”””
Bu yorum ya onun Marksizmi hiç bilmediğini ve bilmeden yazma nedeniyle axy-moran lık olduğunu , ya da Marksizmi bildiği ama hizmet ettiği sınıfın çıkarları doğrultusunda çarpıtdığını gösteriyor. Bu ,Marksizmin sadece ABC sinden haberdar olan insanların bile zekasına hakaret derecesine varan bir axy-moran çarpıtma.

KENDİLİĞİENCİLİK VE SİYASİ BİLİNÇ
kendiliğinden işçi sınıfı hareketi, tek başına, ancak sendikacılığı doğurabilir, oysa işçi sınıfının sendikacı siyaseti, işçi sınıfının burjuva siyasetinin ta kendisidir””””” Lenin
Marks ve Engels sosyalizm konusunda işçi sınıfı bilincinden bahsederken bilimsel bilgi temelinde oluşan sosyalist siyasi bilinçten bahsederler. Marks kapitalist ekonominin gelişmesi ve sınıf mücadelesinin, sosyalist üretimin ve sosyalizmin koşullarını yarattığını vurgular, direk olarak sosyalist bilinci de yarattığını değil.

Döneklikten önceki Marksist Kautsky nin bu konu üzerine yazısı okunması gerekli bir yazı.
“”””'Kapitalist gelişme arttıkça, proletaryanın sayısı da artar, proletarya arttıkça kapitalizme karşı savaşa zorlanır ve bu savaşa uygun duruma gelir. Proletarya sosyalizmin olabilirliği ve zorunluluğu bilincine ulaşır. Demek oluyor ki, sosyalist bilinç, proleter sınıf mücadelesinin zorunlu ve doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıkar.' Ama bu kesenkes yanlıştır.

Elbette, bir öğreti olarak, sosyalizmin kökleri, tıpkı proletaryanın sınıf mücadelesi gibi, modern ekonomik ilişkilerde bulunmaktadır ve sosyalizm, ikincisi gibi kapitalizmin yığınlarda yarattığı yoksulluk ve sefalete karşı mücadeleden ortaya çıkar. Ama sosyalizm ve sınıf mücadelesi, yanyana doğar, birbirinden değil; herbiri farklı koşullarda ortaya çıkar. Modern sosyalist bilinç, yalnızca derin bilimsel bilgi temeli üzerinde yükselebilir. Gerçekten de, modern iktisat bilimi, diyelim modern teknoloji kadar, sosyalist üretim için bir koşuldur, ve proletarya, ne denli isterse istesin, ne birini ne de ötekini yaratabilir; her ikisi de modern toplumsal süreçten ortaya çıkar. Bilimin taşıyıcısı proletarya değil, burjuva aydın tabakadır , modern sosyalizm, bu tabakanın tek tek üyelerinin zihinlerinden kaynaklanmıştır, ve bunu entelektüel olarak daha gelişmiş olan ve koşulların elverdiği yerlerde modern sosyalizmi proleter sınıf mücadelesine sokan proleterlere iletenler de bunlar olmuştur. Demek oluyor ki, sosyalist bilinç sınıf mücadelesine dışardan verilen bir şeydir, onun içinden kendiliğinden çıkan bir şey değildir”””” Kautsky (Leninin Teorik Mücadelenin Önemi Konusunda Engels yazısından) (4)

Çalışan yığınların hareketlerinin süreci içerisinde kendi başlarına formüle edecekleri bağımsız bir ideolojiden sözedilemeyeceğine göre, tek seçenek şu oluyor -ya burjuva ideoloiisi, ya da sosyalist ideoloji. İkisi arasında bir orta yol yoktur (çünkü insanlık "üçüncü" bir ideoloji yaratmamıştır ve ayrıca da sınıf karşıtlıklarıyla parçalanmış bir toplumda sınıf-dışı ya da sınıf-üstü bir ideoloji sözkonusu olamaz.

Bir orta yol, ya da üçüncü bir ideoloji olmadığına göre Konuya yaklaşım temel de iki zıt kutupta;

1- işçi sınıfının kendi kendine zamanla siyasi bilinci elde edeceği kendiliğindencilik anlayışı ve pratiği işçi sınıfının ekonomik talepleriyle sınırlayan ekonomist görüşlerle, yani revizyonism
2-Siyasi bilincin oluşturulması için işçi sınıfı içinde mücadele verilmesi gerektiği anlayışı ve pratiği ekonomik taleplerle sınırlamayan görüş yani Marksizm.

Leninin işçi sınıfının bilincinin sınırlılığını “”Tüm ülkelerin tarihi, işçi sınıfının sırf kendi çabasıyla, yalnızca sendika bilincini, yani sendikalarda birleşmek, işverenlere karşı kavga vermek ve hükümeti gerekli iş mevzuatını çıkarmaya zorlamak için çaba göstermek vb. gerektiği inancını geliştirebildiğini göstermektedir”” sözleriyle vurguluyor ve aynı marksistken-Kautsky nin yukardaki notta belirttiği gibi , “Oysa” , diyor , Lenin, “sosyalizm kuramı, mülk sahibi sınıfların eğitim görmüş temsilcileri tarafından, aydınlar tarafından geliştirilen felsefe, tarih ve ekonomi kuramlarından çıktı. Modem bilimsel sosyalizmin kurucuları Marx ve Engels de toplumsal durumları bakımından burjuva aydın kesimine mensuplardı. Aynı şekilde Rusya’da, Sosyal-Demokrasinin kuramsal doktrini, işçi sınıfı hareketinin kendiliğinden büyüyüşünden tümüyle bağımsız olarak ortaya çıktı; devrimci sosyalist aydın kesimi arasındaki düşünsel gelişmenin doğal ve kaçınılmaz bir sonucu olarak ortaya çıktı.”” (Lenin, Kitlelerin kendiliğindenliği ve sosyal demokratların bilinçlilikleri) (5)

Kendiliğindenci ekonomistlerin işçi sınıfı hareketi ve mücadelesinin parti ve profesyonel devrimcilerden bağımsızlığı safsatasına Lenin in .”””.. Evet, Ekonomistlerin.... bize uzun süredir söz verip durdukları o kutsal zamanı “beklerken” gerçekten de tüm “sabrımızı” yitirmiş bulunuyoruz ..””””.sözleri Devrim ile karşı devrim saflarının ne olduğu konusunu aydınlatıyor bir yerde..

İşçi sınıfı nın önderliği olarak parti ve profesyoneller konusunda Lenin Devrimcilerin örgütünün, her şeyden önce, devrimci faaliyeti meslek edinmiş insanlardan oluşması gerektiğini belirtirken örgütün üyelerinin ortak özellikleri bakımından, zanaat ve meslek ayrımı, işçilerle aydınlar arasındaki gibi tüm ayrımların her iki kategoride de silinmesi gerekliliğinide vurgular.

İşçi sınıfı arasında “”siyasi bilinç””in kendiliğinden olamıyacağını belirten Lenin bu bilincin işçilere dışarıdan getirilmesi gerektiğini belirtirken işçilere siyasal bilgi vermek için ne yapmalı sorusuna yanıt, pratik içindeki işçilerin ve özellikle ekonomizme eğilim gösterenlerin çoğunlukla yeterli buldukları, "işçiler arasında gidilmelidir" yanıtı olamaz. İşçilere siyasal bilgiyi verebilmek için, devrimciler nüfusun bütün sınıfları arasında gitmek zorundadırlar; onlar askeri birliklerini bütün yönlere sevketmek zorundadırlar der..

Lenin in Ne yapmalıdan sözlerini tekrarlarsak, “kendiliğinden işçi sınıfı hareketi, tek başına, ancak sendikacılığı doğurabilir, oysa işçi sınıfının sendikacı siyaseti, işçi sınıfının burjuva siyasetinin ta kendisidir” ”.... “Eğer işçiler, hangi sınıfları etkiliyor olursa olsun, zorbalık, baskı, zor ve suistimalin her türlüsüne karşı tepki göstermede eğitilmemişlerse, .., sosyal-demokrat açıdan tepki göstermede eğitilmemişlerse, işçi sınıfı bilinci, gerçek bir siyasal bilinç olamaz”.İşçi sınıfının siyasal mücadeleye ve hatta siyasal devrime katılması, tek başına, onun siyasetini devrimci siyaset yapmaz”. Bu nedenle de devrimcilerin toplumsal ve siyasi yaşamın bütün alanlarına ve bütün sorunlarına müdahele etmelerini, haksızlığa, zulme, eşitsizliğe vb karşı her mücadelede en önde olmalarını gerekliliğini vurgular.

Sonuçta, kendini sosyalist devrim mücadelesine adamış devrimcilerin ve devrimcilerden oluşan bir partinin önderliğinde mücadele olmadan, Kapitalist sistem altındaki işçi sınıfında kendiliğinden Sosyalist Siyasi Bilincin oluşacağını, ve parti önderliği olmadan bir devrimi gerçekleştirebileceğini savunmak , burjuvazi adına işçi sınfına “”mücadeleyi bırak”” çağrısı yapmaktan başka bir şey değildir.

Bunu Marksist lik adına yapmak - Fikret Başkaya nın kendi deyimi ile- ya “”aximoran” lık, ya da sahtekarlıktır.


May 14, 2010
Erdoğan Ahmet

(1) Fikret Başkaya, Devrimi Yeniden Düşünmek
(2) Marks-Engels, Komünist Parti Manifestosu
(3) Lenin, Ne Yapmalı?,Hareketimizin Canalıcı Sorunları
(4) Lenin, Ne yapmalı? Teorik Mücadelenin Önemi Konusunda Engels 
(5) Lenin, Kitlelerin kendiliğindenliği ve sosyal demokratların bilinçlilikleri